Lütfen bekleyin..

Fadıl Öztürk

Çok şey mi istiyoruz...

08 Şubat 2020, 10:34

En iyisinden ‘bunlar gitse de asıl işimize dönsek’ demek geçiyor içimizden. Bu kadar hoşgörüyü hala barındırıyoruz içimizde hem de onlar bize bir gram hoşgörü göstermedikleri halde.

Onlar iktidarda kalmak ve sömürü düzenlerini sürdürmek için bizimle uğraşmayı kendilerine iş yaptılar, biz de karınca kararınca onların zulmüne teslim olmamayı iş yaptık kendimize. Meslekleri tek tek sıralamayayım, her birimizin hayatını idame ettiği bir işi vardı. Köyde yaşayanların ekip biçmek ve hayvancılıkla uğraşmak gibi, şehirlerde yaşayanların da evine ekmek götürdükleri birer mesleği vardı...

Direnmeyi iktidarın iflah olmaz baskıları karşısında meslek yaptık çoğumuz. Üstelik bunu keyfimizden değil daha iyi yaşamak için yaptık, yapıyoruz. Sokakta gaz yiyerek, tazyikli suyla ıslatılarak, yaka paça sürüklenip araçlara bindirilerek karakollara götürülerek yeni bir meslek edindik her birimiz. 

Bu mesleğin okul kayıt belgesi gözaltında alınan ifade tutanakları, mezuniyet belgeleri ve diplomaları mahkemelerin hazırladıkları iddianamelerle verilen mahkûmiyet kararları oldu. Özgür bir dünya ülkesinde iş bulma kapıları bize sonuna kadar açık olacak elbet. Bu meslek gurubu sadece bizde yaratılmadı. Zulme uğrayan dünyanın yedi bucağında direnişi bir iş kolu haline getiren binlerce insan direnmeyi kendine meslek olarak seçti. Bu direnişler eve ekmek götürmek, çocuğunu daha iyi bir okula yollamak için parayla, pulla, zorlamayla yapılmıyor. Geleceğe umut götürmek için gönüllü yapılıyor. 

Bu iş kolunun ders veren hocaları ise her eylemde burnumuzun dibine dikilen devletin her kademedeki kolluk kuvvetleridir. Bizim bir türlü onların baskılarından ders almamamız kalın kafalı olduğumuzdan değil elbet. Kafamız gözümüz yarıla yarıla bu derslere girip çıktığımız bilinmeyen bir şey değil. 

Karakoldaki sınavlardan çoğumuz kalıyoruz her seferinde. Kalanlar bir türlü bitmeyen mahkemelerde tekrar tekrar sınavlara çıkarılıyor. Savcı ve hâkimler istedikleri cevabı bizden alamayınca moralleri bozuluyor, iktidara ters düşmemek ücra bir köşeye tayin edilmemek için o moral bozukluğuyla mesleklerini icra ediyorlar. Her türden direniş devlet görevlerini yapanları kendi derdine düşürerek turnusol kâğıdı işlevi görüyor.

Bu direniş okullarında yatılı okuyanların daha ceza almamışlarına tutuklu, cezası onaylanana hükümlü deniyor. Teneffüslerinin adı havalandırmaya çıkmaktır, yatakhanelerine koğuş ya da hücre denir. İçeriden dışarıya, dışarıdan içeriye mektuplar yollanır. Direniş okullarında yollanan o mektuplarda sabır ve iyilik dilenir, bir gün kavuşmak düşer kalemlerin ucundan beyaz kağıtların göğsüne. Kâğıt yaralı bir ağaç gibi gidip bulur onları. Dalları satırlardır, meyveleri özlem, gölgesine bir insan sığmasa da serinlik olur onu açıp okuyana.

Bizim gibi ülkelerde kimin ne zaman başlayacağı ne zaman bitireceğini kendisinin belirlemediği direnme okuludur burası. Okula başlama yaşı yoktur bu okullarda. Annesi ya da babası tutuklanmış çocuk da o okulun öğrencisidir, yaşını başını almış anne ve baba da. Yakınlarının akıbetiyle ilgilenirken dışardan bitirirler bu direniş okullarını. 

Bizim gibi ülkelerde kimsenin devlet yoklamasında kendini ‘yok’ yazdırma şansı yoktur. Kızar devlet, hiddetlenir, art arda ev baskınları yapar. Konu komşuyu ihbara zorlar, ödül koyar yoklamadan kaçanların başına. Sonunda onu saklandığı yerden bulup mahkeme karşısına çıkararak ‘buradayım’ dedirtir firarı kendine master tezi yapmak isteyenlere. Bir yolunu bulup soluğu yurt dışında alanların peşini de kolay kolay bırakmaz, kırmızı bültenle arar, yakaladığı ülkeden korsan bir biçimde geri kaçırır. Velhasıl bu durumlarda direnmek öyle bir şeydir ki ne yazılmış bir kitabı vardır ne de zor anlarda danışılacak bir bileni. Sonunda birçok şeye muhtaç etse de direnene verdiği kararda ısrar etmek dışında başka bir seçenek bırakmaz... 

Suçu kısa varlığı devlete ağır gelenleri yakaladığında bir daha bırakmaz dışarı. O durumda gizli tanıklar koşarlar devletlerinin yardımına. Bu direniş okulunda gizli tanıklar tırnak kontrolünde ilk sınıfta kalacak olanlardan seçilir, hal ve gidişleri zayıftır onların, ne yiyip ne giydiklerini, nerede kaldıklarını devlet dışında kimse bilmez. Yaşarken kendi ipini çekmiş aramızda dolaşan ölülerdir onlar. 

Yaptıklarıyla öyle bir hale getirdiler ki bizleri, en iyisinden ‘bunlar gitse de asıl işimize dönsek’ demek geçiyor içimizden. Bu kadar hoşgörüyü hala barındırıyoruz içimizde hem de onlar bize bir gram hoşgörü göstermedikleri halde. 

Siyasi tutsaklar özgürlüğüne kavuşsun, kürsüsü alınmış üniversite hocaları kürsülerine kavuşsun, KHK ile görevinden alınmışlar, yerine kayyum atanmış belediye başkanları ve meclis üyeleri görevlerine iade edilsin, anadilimizdeki tabelalar tekrar yerine takılsın. Gazeteciler sürgünden dönüp haberlerini özgürce yapsın, yönetmenler filmlerini çeksin, her dilde romanlar yazsın yazarlar, şairler iki dizeyle gelip cümle kapımıza otursun, şarkıların önü kesilmesin. Tiyatro salonları yeni oyunlarla dolup boşalsın. Özgürlük heykelleri ağaçlar gibi dikilsin parklara. Her çocuk doğar doğmaz anne memesine saldırsın ve bu saldırıya değil karşı durmak düğmeler sonuna kadar açılsın. Depremlerde, çığ düşmelerinde kimse ölmesin. ‘İşsizim, çocuklarım aç’ diye kimse kendini devlet makamının önünde yakmasın. Komşu ülkelere işgale yollanmış askerler evlerine geri dönsün. Bir çatışmayla ölü haberleri gelip oturduğu evi bulmasın. Hiçbir anne, baba ve kardeşin gözü dağ yollarında kalmasın. Kalmasın kimsenin kimsede hakkı. 

Çok şey mi istiyoruz...

Bu haber 827 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
2137 gün önce
2254 gün önce
2260 gün önce
2276 gün önce
2305 gün önce
2333 gün önce
2361 gün önce
2389 gün önce
2423 gün önce
2543 gün önce
2550 gün önce
2599 gün önce
2613 gün önce
2641 gün önce
2648 gün önce
2662 gün önce
2669 gün önce
2676 gün önce
2718 gün önce
2732 gün önce
2746 gün önce
2759 gün önce
2767 gün önce
2773 gün önce
2795 gün önce
2802 gün önce
2828 gün önce
2851 gün önce
2914 gün önce
2983 gün önce
2997 gün önce
3039 gün önce
3082 gün önce
3131 gün önce
3157 gün önce
3173 gün önce
3215 gün önce
3236 gün önce
3264 gün önce
3369 gün önce
3376 gün önce
3397 gün önce
3404 gün önce
3411 gün önce
3432 gün önce
3439 gün önce
3453 gün önce
3467 gün önce
3488 gün önce
3903 gün önce