Lütfen bekleyin..

Fadıl Öztürk

Her şeyin bir hakkı var

03 Ağustos 2019, 13:50

Barajları yapmayın! Toprağın bin hakkı, Munzur’un akmak gibi bir hakkı var...


Kâinatta zerreydik, Dersim’de vücut bulduk.

ESKİDEN

Bir zamanlar aynı yerde doğup yaşlanan yaşlılarımız vardı. Bir zamanlar ektiğimiz yerde biçtiğimiz, biçtiğimiz yerden harmana taşıdığımız, samanından ayırarak değirmene götürüp un yaptığımız, undan hamura hamurdan ekmeğe dönüşen bir kısmını ertesi yıla tohum olarak sakladığımız buğdayımız vardı...

Masallarımızla büyüyen çocuklarımıza ırmakların, dağların, uzun karanlıklardan sonra doğan güneşin adını verirdik. Güneşler çocuk olurdu, güneşler serpilip sevgili, güneşler evlat sahibi anne, güneşler torunlarını gören nine olup ömürlerini doldurmaya çalışırlardı Dersim’de. Her yaştan bir Munzur’umuz, her boydan bir Dızgun’umuz, duygularıyla hayata dört elle sarılan çocuklarımız vardı...

Bazen sevgilimiz olup rüyalarımıza girdiler, işlenmiş mendil yollayıp cevap bekledik. Kardeşimiz oldular, aynı memeden süt içtik onlarla. Biz onları, onlar bizi seçmeden Dızgun’umuz, Hızır’ımız, Ana Fatma’mız olup dar günde elimizden tuttular...

Baba ocağı sayıp dünyanın her köşesinden çocuklarımızla Dersim’e gittik her yıl. Başını annesinin göğsüne koyarak büyüyen çocuklar olarak, dara düştüğümüzde o dağlara baş koyup hakkımız olanı istedik sadece. Her şeyin bir hakkı vardı bir zaman. Suyun bir hakkı vardı, dağın bir hakkı, kuşun bir hakkı, kurdun bile bir hakkı vardı bir zaman...

SÜRGÜN

Şimdi, bir yerde doğuyor bir yerde büyüyüp, adı gurbet olan başka bir yerde ölüyoruz her birimiz. Yurdumuzda gömülmek ya gözümüzde, ya da vasiyetimizde kalıyor sadece. Doğduğumuz yerlerde yaşlanmayı bizden aldılar. Bizim de sularımız gibi hayata akmak, dağlarımız gibi omuzları dik durmak, mevsimleri karşılayıp uğurlamak gibi bir hakkımız var...

SAVAŞ

Çocuklarımız öldürüldükçe ocağımızdan, evlerimiz yakıldıkça yurdumuzdan, ormanlarımız yakıldıkça hayatımızdan ettiler bizi. Dünyada kan, kurşun, ateş ve ölüm ülkesi olarak anıldık, anılıyoruz. Ölüler yıkanırken acıları yıkanmıyor ne yazık ki ve yaşlanmıyorlar, acıları gibi hep diri kalıyor ölüler. Tarafı yoktur ve ne yazık ki hayatla beslenir ölüm. Düşen ışığı kaybeder, akan kan damara geri dönmez. Geri dönmez hiç kimse o karanlık ve soğuk yerden. Geriye içinden geçerken korkudan ıslık çaldığımız bir mezarlıklar kalır bize. Düşmanlığı sürdürmekten elbette daha zordur barışı getirmek. Yok etmek değil, yaratmaksa hayatın esas kaynağı, mümkündür insanın insana kardeşliği. Barışın bir hakkı var.  

SİYANÜR

Şimdi dağlarımızda siyanürle altın arıyorlar, yerin altını da yerin üstü gibi ölümün yurdu yapmak istiyorlar. Önüne geçemezsek bırakın her dalıyla hayatı, ot bitmeyecek bir zaman sonra. Çeşmelerden kana kana su içilmeyecek. Adına ölüm denecek, yarası sarılmayacak. Kurşundan beter bir acıyla kıvranacak toprak. Konan kuş havalanmayacak bir daha. Suya inen geyik balıkların yanı başında ölecek. Bulutlardan bile sarı bir ölüm yağacak yeryüzüne. Siyanür, cehennemin yeryüzüne açılan kapısı olacak. Ölümün hiç, ama hayatın bir hakkı var.

BARAJLAR

Doğduğu yeri insanlar gibi gizlemeden, okyanuslara akarken çevresine hayat veren Munzur barajlarla boğulmak isteniyor. İnsanı insana katil yapanlar şimdi de suyu suya katil yapmak istiyorlar. Barajlarla binlerce canlı hayat bitecek. Doğa suyla bölünüp harita değişecek. İnsanların bir gün dönmek istedikleri topraklar çevre illere insanlar gibi sürgün edilerek bütünlüğü bozulacak. Barajları yapmayın! Toprağın bin hakkı, Munzur’un akmak gibi bir hakkı var...

Her sabah kapımızdan çıkıp, yüzümüzü güneşe çevirerek, hiç kimseyi rahatsız etmeden, yürüyen karıncayı, yeni açan çiçeği bile. Kendimiz için ne istiyorsak, bütün insanlığın olsun diye, dua eder gibi, yerle gök arasındaki boşluğa mırıldanarak: Her şeyin bir hakkı var. Suyun bir hakkı var, dağın, toprağın bir hakkı, kuşun bir hakkı, kurdun bile hayat hakkı var. Yeter, haksız olmayın artık!..

Bu haber 115 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
167 gün önce
174 gün önce
224 gün önce
237 gün önce
266 gün önce
286 gün önce
294 gün önce
300 gün önce
342 gün önce
356 gün önce
370 gün önce
383 gün önce
391 gün önce
397 gün önce
419 gün önce
426 gün önce
453 gün önce
475 gün önce
607 gün önce
622 gün önce
664 gün önce
706 gün önce
755 gün önce
782 gün önce
798 gün önce
840 gün önce
888 gün önce
1000 gün önce
1021 gün önce
1028 gün önce
1035 gün önce
1056 gün önce
1064 gün önce
1077 gün önce
1091 gün önce
1112 gün önce
1528 gün önce