Lütfen bekleyin..

Can Kasapoğlu

Her yer Yeşilçam, her yer Film seti...

19 Kasım 2019, 20:43

Eskiden bu ülkenin bir Yeşilçam’ı vardı. Ve burada Yeşilçam Film şirketleri ile Yeşilçam sanatçıları vardı. Yeşilçam, ülkenin tüm filmlerine damgasını vuruyor, kısmen toplumsal sorunlar aşk, güldürü, yoksulluk, arabesk, kabadayılık, tarkan-kara murat, haklı-haksız ile kalleş-figuran, iyi insanlar vb rollerin sanatçıları tanınıyor, tiyatro kökenli ve işini (sanatını) iyi icra edenler parmakla gösteriliyor ve üstelik bir çoğu mütevazi filmlerde karın tokluğuna çalışıyorlardı.

Bu sanatçılardan(!)  kimileri meşhur olurdu kimileride kimsesiz, sessiz ve sedasız kaybolup giderdi.. Adını İstanbul'un Beyoğlu semtinin Taksim'e yakın bir kısmında yer alan bir sokaktan alan Yeşilçam,  her ne kadar farklı etnisite ve farklı inançlara mensub olsalarda bir çok sanatçısının türk ve müslüman olarak göçüp gittiği, 1960’lardan 1980’lere kadar film şirketlerinin çoğunluğunun yazıhanelerinin bu sokakta bulunduğu için türk sinemasının kısaca Yeşilçam olarak anılmasınıda sağlamıştır.

Teknolojik vb gelişmelerin artması, daha fazla para kazanılması süreci ile bu sinemanın (Yeşilçam) kalbine darbe almasına ve sonunda ölmesine neden oldu denilebilinir. Sonrasında ise diziler başta olmak üzere sözde belgeseller, salon filmleri ile sınır ötesi-berisi operasyon gibi filmler yapılageldi ve sonuçta adı üstünde ‘Yeşilçam Sokağı’ tarih oldu, sadece adı kalırken sinemalara ilgi ise giderek azaldı, yok oldu..

fakat şimdilerde Yeşilçam’ı aratmayan tarzda ve deyim yerindeyse ‘Her yer Yeşilçam’ gibi ülkemizin her bir merkezi, büyük kentleri, belde ve kasabaları, köyleri neredeyse birer film setine çevrilmiş. Bu film setleri belli bir merkezden yönlendiriliyor, sanatçılar(!), para-militer güçlerden ve sözde halktan seçiliyor, fakat kirli, kibirli, kalleş, kabadayı ve her zaman vurup-kıran, dağıtan, acımasız, korku salan filmler senaryoları gereği yalan ve hile üzerine inşa edilen film çekimleri yapılıyor.

Filmlerin tasarlandığı ve diğer adı ile senoryalarının yazıldığı yer ise bu kez Yeşilçam Sokağı yerine Ankara Sokağı.. Farklı-farksız buradaki  bütün film şirketlerinin (partiler, yasama-yürütme ve yargı organları) hemen hepsi ise üç aşağı-beş yukarı aynı senaryo üzerinde yoğunlaşıp genelde gündüz film setlerinde bu çekimleri canlı yayınlarda pratikleştiriyor ve sonrasında defalarca ülkenin hemen her tv kanalında ekran başındaki vatandaşa yediriyor, günlük basın-yayın’da manşetlerden veriyor..

Yerel seçimler ve sonrası gelişmeler, kayyumlar, parti il ve ilçe binaları önündeki birkaç figüran bularak oynattıkları hikaye çekimler vs hepsi birer ‘Yeşilçam’ örneği misali ip uçları veriyor. Ancak Yeşilçam sade, mütevazi, nerdeyse toplumun bütün kesimlerini kucaklayan filmler çekiyor ve vatandaşi sinema salonlarına çekmeyi biliyordu. Sinema çıkışı izleyiciler izlediği filmlerin içeriğine ve kendi özgün konumuna göre ağlıyor, kimisi gülüyor, kimileride 'Yılmaz Cüneyt’i döver’ diyerek yolda birbirlerine şaka yapıyor, günlerce belkide bunu tartışıyorlardı.

Oysa şimdiki film senaryolarında ve film setlerindeki çekimlerde görülüyorki toplumun büyük bir çoğunluğunu kapsayan, toplumsal, siyasal, kültürel, ekonomik, dil, inanç ve insan-hak özgürlükleri ile ilgili değil de bunun tam tersi; ötekileştiren, tekleştiren, söylemde ve pratikte itici, ayırıştırı, kırıcı, milliyetçi ve ırkçı çekimler (üstelik bazı kutsal kavramlara kirletilerek) yapılıyor.

Bu filmlerin müşterisi, yani izleyicisi varmı diye sorulursa ‘evet’ var denilebilinir ancak giderek inandırıcılığını yitiren ve ülkenin ertelenmiş ancak ‘çözülmesi kaçınılmaz’ esas temel sorunlarını gizleyen bu türden filmlerin vizyona girme şansı olamaz ve yok olmaya adaydır.

Bir yerlerde yanlışlık olduğunu senaryo yaraları ve toplum görüyor. Gelin bu kirli senaryolardan, bu çekimlerden vaz geçin. 

Yazık..

Türkiye, içinde her yeri Yeşilçam ve Film setleri olan büyük bir açık cezaevine dönüştü..  

Ne ‘Yeşilçam’a ve nede Tiyatro’ya saygı kalmadı..

(Dersim Gazetesi Kasım 2019 sayısından)

Bu haber 34 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
427 gün önce
860 gün önce
1022 gün önce
1408 gün önce