Lütfen bekleyin..

Eylem Kahraman

Kadına şiddetin başka bir şekli

14 Temmuz 2019, 08:43

Adana’da, şiddet gördüğü gerekçesiyle eşinden boşanmak isteyen bir kadının talebi yerel mahkeme tarafından kabul edilmedi. Üst mahkemeye yaptığı itirazı da reddedilen kadın adliye önünde eylem yaptı. Mahkemenin kendisine bağladığı 300 YTL ile geçinemediğini belirten kadın boşanmak istediğini söyleyerek, “o adamın elinden ölmek istemiyorum” dedi.

Yeryüzündeki bütün devletler sanki anlaşmışlar gibi kadın düşmanlığında birbiriyle yarışırken Türkiye bu konudaki birinciliğini kimseye kaptırmamak için elinden geleni yapıyor. Toplum da söz konusu kadın olduğunda ağız birliği etmiş gibi güçlünün yanında duruyor. Erkeğin üç kere “boş ol” demesiyle boşanmış sayıldığı bir toplumda kadın bağıra bağıra boşanmak istediğini söylese de muhattaplarına sesini duyurması neredeyse imkansız.

Bu da kadına şiddetin başka bir şekli. Herkeslerden daha çok “güçlü” olan devletin normalde haksızlığa uğrayan ve hakkını almak için mücadele eden kadının yanında yer alması gerekir. Ama nerde? Devlet kadının yanında yer alacağına kadını daha da mağdur etmenin yollarını arıyor adeta. Böylece ona bir “ders” vermeye, “gününü göstermeye” çalışıyor.

Kadın ne yapıyor? Korkmuyor, sinmiyor ve bütün gücünü toplayarak meydana çıkıyor. Her halükârda hakkını arıyor ve hakkı olanı elde edinceye kadar mücadelesini sürdüreceğini belirtiyor. Kimseden bir şey istediği de, beklediği de yok. Tek istediği fiilen bitmiş evliliğini kağıt üzerinde de bitirmek ve işine gücüne bakmak, ama devlet buna bir türlü müsaade etmiyor. Oysa taraflar birlikte değil, ayrı evlerde yaşıyorlar. Erkek evlilik birliği içinde edinilmiş evde yaşarken, kadın çocuklarıyla başka bir eve gitmiş.

Tıpkı evlilik gibi boşanmak da bir haktır. Hiç kimse razı olmadığı bir hayatı yaşamak zorunda değildir. İster kadın, ister erkek evlilik birliğinin bozulması durumunda medeni bir şekilde ayrılabilir. Böylesi durumlarda devletin görevi insanların işini zorlaştırmak değil, kolaylaştırmak olmalıdır. İki insan artık birlikte yaşamak istemiyorsa hiç kimsenin bunu onlara dayatma hakkı yoktur.

Uzay çağında hala Ortaçağ karanlığını yaşamak isteyen belli bir kesim kadınların çevresine yaydığı yaşam enerjisinden ve ışıktan rahatsızlık duyuyor. Onların yaşam enerjisini öldürmek ve ışığını söndürmek için nefesini kesmek istiyorlar. Oysa kadınlar onların kalmakta ısrar ettiği çağdaki kadınlar değil artık. Bunu bir türlü anlamıyorlar.

Dünyanın her yerinde kadınlar kabuğunu kırdı. Toprağa ekilen tohum nasıl filizleniyor ve kök salıyorsa kadın bilinci de dünyanın her yerinde adım adım yeşeriyor ve durmaksızın büyüyor. Eril zihniyetin engellemeleri ve insanlık dışı tutumları bu büyümeyi durduramayacak.

Eril zihniyetin sistematik saldırılarını başarıyla bertaraf eden kadınlar, bundan sonra gelecek olan saldırıları da boşa çıkaracak donanıma da güce de sahiptir. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Yeter ki kadınlar kadın bilinciyle hareket etmeye devam etsin.

Bu haber 837 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
2461 gün önce
2468 gün önce
2482 gün önce
2496 gün önce
2517 gün önce
2559 gün önce
2565 gün önce
2570 gün önce
2600 gün önce
2664 gün önce
2678 gün önce
2727 gün önce
2768 gün önce
2776 gün önce
2779 gün önce
2797 gün önce
2807 gün önce
2867 gün önce
2873 gün önce
2902 gün önce
2978 gün önce
3008 gün önce
3018 gün önce
3035 gün önce
3126 gün önce
3154 gün önce
3173 gün önce
3201 gün önce
3224 gün önce
3567 gün önce
3671 gün önce