Lütfen bekleyin..

Eylem Kahraman

Gidiyorum heval, bir isteğin var mı?

16 Haziran 2016, 00:00

 

"Ufuklara gider o upuzun yollar

ufuklara doğru seyreder...

Güneşeymiş yolculuk,

güneşeymiş Heval!

...

Burada güneş bir başka doğar,

yıldızlar bir başka fısıldanır,

artık ötesi yok ki ufkun;

çünkü sen içindesin onun,

içindesin Heval!"*

"İki şey var ancak ölümle unutulur; anamızın yüzüyle şehrimizin yüzü" demiş Nazım. Bunu ancak annesini kaybedenler ve çok uzun zamanlar şehrinden uzak  kalmak zorunda olan insanlar anlayabilirler bence. Ki şehrinden uzak kalmak, çok zaman anadan, babadan, sevdiklerinden ve hatta kendinden bile uzak kalmaktır.

Ben de yurtdışına çıktıktan sonraki ilk 14 sene ülkeme gidememiştim. O yüzden şimdi tam da izin sezonunda arkadaşlarımız, dostlarımız birer ikişer ülkeye akarlarken "gidiyorum heval, bir isteğin varsa söyle..." dediklerinde, geride kalanların hüznünü ve hasretini çok iyi bilirim. 

Ve ben onlardan hep, benim için geceleri gökyüzünde kaynayan yıldızlara bakmalarını istedim.

14 yıl sonra ülkeye gitmek de tam bir hayalkırıklığı oldu benim için. Meğer gökyüzünde yıldız falan kalmamış. Her köye, mahalleye, bir iki evin olduğu mezralara bile onlarca elektrik direği diktikleri için gökyüzünde yıldız falan hakgetire. "Ne güzel işte, devlet sizin oralara hizmet götürmüş" diyeceksiniz biliyorum. Hizmet elbette; hem de ölümüne hizmet... Dağı taşı ışıklandırıp, her gördükleri akarsuya bir baraj, her stratejik tepeye kalekol yapmaktan hiç geri durmamışlar. Bütün bunları yaparlarken yıldızlarımızı da birer birer çalmışlar.

Mezun olduğum ilkokulun kapıları ve pencereleri yıllardır boş durmaktan çürüyüp dökülmüşken, ders gördüğümüz o sınıflar tam bir harabeye dönmüşken, devletimiz nedense bu konuda hizmet götürmeyi hiç düşünmemiş. Özelde Dêrsim'lilerin, genelde Kürtlerin eğitime ne denli önem verdiklerini biliyoruz. Son üç yıldır Dêrsim'li öğrenciler TEOG sınavlarında birinci oluyorlar. Kentin valisi her ne kadar Türk medyasına verdiği demeçlerde kendilerine pay çıkarmaya uğraşsa da işin gerçeği hiç de öyle değil. Bu

çocuklar tamamen kendi çabaları, ailelerinin fedakârlıklarıyla birinci oluyorlar. Öncelikle Dêrsim'in bir çok köyünde ne okul var, ne de öğretmen. Olan mevcut okullarsa devlet ihaleleriyle vatandaşlara satılmış. Bu durumda çocuklarını okutmak isteyen aileler ya çocuklarını yatılı okullara vermek ya da köylerinden ilçelere veya şehre taşınmak zorundalar. Böylece devlet eliyle zorunlu bir göç dayatılıyor halkımıza, köylerimiz boşaltılıyor.

Şimdi "gidiyorum, bir isteğin varsa söyle" diyorsanız, var elbette; inatla yıldızlara bakmayı unutmayın, onlar bizim gökyüzümüzün yıldızları, her baraj, her kalekol için aldıkları yıldızları geri isteyin.

Bir de Ziyaret Ağacı'na ip bağlamayı unutmayın. Öyle ki dönebilsinler artık yıllardır kendi köylerinin hasretiyle yanıp tutuşan o güzel insanlar. Ana-babalarına sarılabilsinler, kaybettiklerinin mezarlarını ziyaret edebilsinler. Ve en önemlisi de kendi şehirlerinde, köylerinde kendilerini bulabilsinler diye...

*Şiir: Ömer Dilsöz, Gidiyorum

Bu haber 1547 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
2505 gün önce
2512 gün önce
2526 gün önce
2540 gün önce
2561 gün önce
2603 gün önce
2609 gün önce
2614 gün önce
2644 gün önce
2708 gün önce
2722 gün önce
2771 gün önce
2812 gün önce
2820 gün önce
2823 gün önce
2841 gün önce
2851 gün önce
2911 gün önce
2917 gün önce
2946 gün önce
3023 gün önce
3053 gün önce
3062 gün önce
3079 gün önce
3170 gün önce
3198 gün önce
3217 gün önce
3245 gün önce
3268 gün önce
3611 gün önce
3715 gün önce