Lütfen bekleyin..

Eylem Kahraman

İktidarın hakimi ve yanıltan yargı

01 Haziran 2019, 08:57

Türkiye’de her gün bir değil, birkaç skandala imza atılıyor. Bütün medya organları ellerinde olduğu için birçok şey basına yansımıyor ve bunların üstü hızlı bir şekilde örtülüyor, fakat bazı şeyler de var ki üstünü örtmeye bile gerek görmüyorlar. Tam tersine basına sızdırarak, tutanaklara geçirerek insanları sindirmeye, kendilerini ise bir takım kişilere göstermeye çalışıyorlar. Neyse ki onlar ne yaparsa yapsın korkmadan mücadele eden insanlar, özellikle de kadınlar var.

İşte onlar bu kadınlardan nefret ediyor. Zira denedikleri hiçbir yöntem o kadınlara geri adım attıramadı bugüne kadar. Tam tersine kadınları daha örgütlü ve daha güçlü olarak karşılarında buldular.

İstanbul 2’nci İş Mahkemesi Hakimi Mehmet Yoylu da o kadın düşmanlarından biri.

Bu şahıs duruşmaya katılan avukatın etek boyunu kendi zihniyetinin dayattığı örf ve adetlere “uygun” bulmuyor. Bir adım öne gelmesini istediği avukata, “Bu etek size yakışıyor mu? Biz müslüman bir ülkede yaşıyoruz. Benim duruşma salonumda bu şekilde giyilemez” diyerek tacizde bulunuyor. Türk devleti laik bir ülke olduğu halde, kendisine dini referans alan hakim şeriatla yönetilen bir ülkede görevini icra ediyormuş gibi davranıyor. Neredeyse avukatı duruşma salonunda taşa tutturacak.

“Hakim” Yoylu, kendinden son derece emin bir şekilde kirli düşüncelerini “davacı vekilinin eteğinin diz üstünden yaklaşık 15 cm yukarıda olduğu, bu hali ile avukatlık mevzuatına aykırı olduğu, giyim kuşam etik kurallarına aykırı olduğu görüldü” şeklinde tutanağa geçirtiyor. Bununla da yetinmeyip dava taraflarına da etek boyu ile ilgili fikirlerini soruyor.

Oradaki diğer avukatlar, “özgürlük alanı ile ilgilidir, müdahale edilmemesi gerekir” diyorlar. Bu ifadeler de tutanağa geçiriliyor. Avukatların söylemi pozitif olsa da, burada bir kere daha kadınların bütün özgürlük alanı erkekler tarafından belirleniyor. Yoylu bununla da kalmıyor. Mahkemenin Yazı İşleri Müdürü’nü duruşmaya çağırarak, ondan avukatın eteğinin fotoğrafını çekmesini istiyor. Avukat burada itiraz ediyor. Yoylu etek boyuyla ilgili tutanağı karar vermesi için İstanbul Barosu’na gönderirken, avukatlarda olayla ilgili tutanak tutuyor.

Devletin hakimi Yoylu dayamış sırtını iktidar güçlerine, kendince iyi bir şey yaptığını sanıyor. Belki de bu tavrıyla bir köşede unutulmuşluğunu hatırlatıyor. Büyük bir ihtimal, terfi edilmesini bekliyor. Zira yandaşı olduğu zihniyet kadın katillerinin ne kadar “efendi” olduğunu bir görüşte anlayarak onları bile ödüllendirmiş, duruşmada avukata “haddini bildiren” bir “hakim”i mi kayırmayacaklar?

Olayın basına yansımasıyla İstanbul Barosu tacize uğrayan avukatın yanında yer aldı ve hakim kürsüsünden yönelen tacize karşı etkin mücadele yürüteceğini açıkladı. Yoylu, Hakim ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından “tedbiren” görevinden uzaklaştırıldı. Peki sizce bu içimize su serpmeli mi?

Bir kere HSK, “30 yıllık yargı mensubu” Yoylu’yu görevinden sadece “tedbiren” uzaklaştırdı. Bu ne demek? Yoylu, Barış Akademisyenleri gibi KHK ile işinden atılıp bir anda sivil ölü ilan edilmedi. Sadece bir süreliğine, yani hakkındaki soruşturma bitene kadar görevinden uzaklaştırıldı.

Bunun açık anlamı ise: “Abi hele sen bir müddet ortalıkta görünme. Hem zaten çok yoruldun, biraz dinlenirsin. Şu İstanbul seçimini Allah’ın izniyle bi’ halledelim, gerisini de inşallah hallederiz” demek. Sanki bilmiyoruz, sanki tanımıyoruz! İktidarın bir gece yarısı çıkardığı KHK’lerle insanların hayatını kararttığını da, “bir kereden bir şey olmaz” diyerek suçu örtbas ettiğini de görmedik mi?

Türk okullarında öğrencilere cinsel saldırıda bulunan öğretmenler de, kamu alanlarında kadınlara fiziksel şiddet uygulayan devlet memurları da, cinayet nedeniyle görevinden “bir süreliğine” uzaklaştırılan güvenlik elemanları da nihayetinde görevlerine hep iade edildi ve bir çoğu da terfi ile ödüllendirildi. Eril devlet ne yazık ki her defasında tacize, tecavüze, saldırıya uğrayanı, katledileni haksız buldu.

Ne yapacağız öyleyse?

Her zaman yaptığımızı. Nerede olursak olalım bu zihniyetle mücadele etmeye devam edeceğiz, ta ki kazanana kadar.

Bu haber 173 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
237 gün önce
244 gün önce
258 gün önce
272 gün önce
293 gün önce
335 gün önce
341 gün önce
346 gün önce
440 gün önce
503 gün önce
544 gün önce
552 gün önce
555 gün önce
573 gün önce
583 gün önce
643 gün önce
649 gün önce
678 gün önce
754 gün önce
784 gün önce
794 gün önce
811 gün önce
902 gün önce
948 gün önce
977 gün önce
1000 gün önce
1343 gün önce
1447 gün önce