Lütfen bekleyin..

Eylem Kahraman

‘Sosyal’ devlet tencere ve pilav

27 Ekim 2018, 10:00

Hep böyle yapıyorlar. On altı yıldır hep aynısını yapıyorlar. Önce nabız yokluyorlar. Alakasız bir yerde kısaca konuyu gündeme getiriyor ve bunu genelikle de magazinselleştiriyorlar. O zaman yandaş köşe yazarları hemen devreye giriyor ve iktidarın bu konuda ne kadar haklı olduğunu anlatan yazılar kaleme almaya başlıyorlar. İnsanları iktidarın düşüncelerine alıştırmak için konuyu bir kaç hafta gündemde tutuyorlar. Bakıyorlar insanlar fikre alışmış, bir süre sonra istediği kanunu tereyağından kıl çeker gibi çıkarıyorlar.

Eski Türk başbakanı ve hiç bir işlevi olmayan göstermelik Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yeni başkanı Binali Yıldırım siyasete girdiğinden beri bilinçli olarak mı, bilinçsizliğinden mi, bir siyasetçiden çok bir magazin figürü gibi konuşuyor. En son Erzurum’da “yaşlı bir amca geldi, hanımı vefat etmiş, evlenecek bir türlü evlenemiyor, beni evlendir dedi. Hanımlara para veriyorsunuz, kimse yüzümüze bakmıyor, evlenemiyoruz dedi. Dolayısıyla sosyal devletin de ölçüsünü, ayarını yerinde tutmakta fayda var” diye konuştu.

Tabii konuyu biraz bilenler iktidarın yoksulluk nafakasını kaldırma peşinde olduğunu hemen anladı. Neden? Çünkü devlet yetkilileri olanca güçleriyle gizlemeye çalışsa da, ülkede devasa bir ekonomik kriz var. Kendilerinin kemer sıkacak hali yok ya, fakirin fukaranın boğazından kesecekler elbette. İkincisi de kadınları erkeklere bağımlı hale getirerek boşanmalarını engellemek, engelleyemiyorlarsa da en aza indirgemek istiyorlar. Böylece kendilerine oy veren kesimin muhafazakar aile yapısını koruyacak ve onların bakamayacağından daha çok çocuk doğurmasını da sağlayacaklar.

Bir süredir yoksulluk nafakasını özgürlüğü bağlayıcı cezalar için kullanılan “müebbet” sözcüğüyle bir arada kullanıp kamuoyuna “müebbet nafaka” diye sunuyorlar. Yoksulluk nafakası en çok evliliğin bir gün sürmesi halinde bile ömür boyu ödeneceği iddiasıyla eleştiriliyor. Bir kere yoksulluk nafakası iddia edildiği gibi süresiz değil. Türk Medeni Kanunu’nun 176’ncı maddesine göre “nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi veya evlilik akdi olmaksızın biriyle fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun son bulması veya haysiyetsiz bir yaşam sürmesi halinde” mahkeme kararı ile kaldırılıyor. Evliliğin bir gün sürmesi halinde de daha ağır kusuru olan eş nafakayı ödüyor ve bu kadın da olabilir.

Kadınların yoksulluk nafakası alması nedeniyle evlenemeyen “mağdur” erkekler konusuna gelince… Türkiye’de, daha doğrusu bütün Ortadoğu toplumlarında şöyle bir durum var: Eşi ölen erkek onu toprağa verir vermez hemen yeni bir “eş” arayışına başlıyor. Neden? Çünkü erkek doğduğu günden itibaren el üstünde tutuluyor. Evlenene kadar annesi, evlendikten sonra eşi ona hizmetçilik yapıyor, elini sıcak sudan soğuk suya değdirmiyor. İzlediği televizyon kanalını değiştirmek isteyen Ortadoğulu bir erkek masada duran kumandaya uzanacağına, mutfakta yemek yapan eşini kanal değiştirsin diye çağırıyor veya susadığında masadaki sürahiden bardağa su dolduracağına ona su versin diye balkonda çamaşır seren eşine sesleniyor. Hal böyle olunca, eşi ölen erkek çaresiz bir şekilde ortada kalakalıyor. Erkeğin yaşamı tehlikeye giriyor. Çünkü bırakın yemek yapmasını, çay demlemesini bile bilmiyorlar. Annesi evlenmek istese onu tek kurşunla öldürecek insanlar bu nedenle babasına kendisi yeni bir “eş” arıyor. Yani ona bakacak, yemeğini yapıp çamaşırını yıkayacak, gerektiğinde söküğünü dikecek, böylece onu hayatta tutacak birisini…

Bu erkekler hayatta kalmasını bile kadınlara borçluyken yine de kadınları aşağılamaktan, onları itibarsızlaştırmaya çalışmaktan geri durmuyorlar. Daha geçen gün bir televizyon programında konuşan pek akıllı bir Türk profesöre göre kadınlar evde küçük tencerede pilav yapabiliyorken, büyük kazan verince yapamıyorlarmış. Çünkü kadınların beyni hacim artışını hesap edemiyormuş. Bu nedenle kadınlar profesyonel aşçı olamıyormuş.

Öyleyse versin “sosyal” Türk devleti koca koca kazanları yeniden evlenmek isteyen pek “muteber” erkeklere. Pilavlarını yapıp yapıp yesinler de, hizmetçi gözüyle baktıkları kadınlardan uzak dursunlar.

Bu haber 144 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
44 gün önce
49 gün önce
143 gün önce
206 gün önce
247 gün önce
255 gün önce
258 gün önce
276 gün önce
286 gün önce
346 gün önce
352 gün önce
381 gün önce
457 gün önce
487 gün önce
497 gün önce
514 gün önce
605 gün önce
652 gün önce
680 gün önce
703 gün önce
1046 gün önce
1150 gün önce