Lütfen bekleyin..

Eylem Kahraman

24 HAZİRAN!

21 Nisan 2018, 08:07

Türkiye, gündemi bir anda değişen bir ülke. Ülkeyi yönetenler ne zaman zorda kalsa, bir çırpıda gündemi değiştiriveriyorlar.

Daha düne kadar “seçimler zamanında olacak” diye bas bas bağırıp durmadan açıklamalar yapanlar, bir anda seçimin 24 Haziran'da yapılacağını müjdeleyince (!) kimse için sürpriz olmadı haliyle. Hem zaten “dün dündür, bugün bugündür” mantığının işlediği bir ülke Türkiye. 

Son dönemde Türk Cumhurbaşkanı'nın miting ve kongre konuşmalarının gittikçe yoğunlaşmasından, neredeyse günde üç miting veya kongre konuşması yapmasından, bu konuşmalarda özellikle MHP tabanına yönelik milliyetçi bir dil kullanmasından ve seçimlerin erkene alınacağı söylentilerinin her geçen gün daha da artmasından anlaşılıyordu durum. 

Seçim kararı alanlara bakıldığında sandığa güle oynaya gidiyorlar gibi bir izlenim verilse de, erken seçim bir ülkede siyasi bir kriz varsa, iktidarsızlık veya belirsizlik gibi nedenlerle ciddi bir yönetim sorunu yaşanıyorsa yapılır. Türkiye'nin habire artan dış borçlar, çöken ekonomi, işsizlik, uluslararası politikadaki başarısızlıklar, bilinçli bir şekilde yükseltilen milliyetçiliğin yarattığı cepheleşme nedeniyle iyi bir durumda olmadığı biliniyor. 

Türkiye son bir kaç yılda öyle bir hale geldi ki ağzını açan ya da eline kalemi alan kendisini hapiste buluyor. Halkın kendi iradesiyle seçtiği milletvekilleri ve belediye eşbaşkanları bile tutuklu. İstediklerinin yerine kayyum atayıp istediğinin milletvekilliğini düşürebiliyorlar. Avrupa Birliği'nin açıkladığı son Türkiye raporunda ülkeye yönelik çok ağır eleştiriler olsa da hiçbir iyileştirme yok.

Üstüne üstlük 24 Haziran'da olacağı ilan edilen seçim ilk kez Türkiye genelinde uygulanan Olağanüstü Hal (OHAL) rejiminin olduğu bir ortamda yapılacak. Bu da demektir ki OHAL nedeniyle Kanun Hakkında Kararname (KHK) çıkarma yetkisi olan hükümet, 24 Haziran'a kadar normalde yasayla düzenlenmesi gereken konuları kendi istediği şekilde KHK yoluyla yürürlüğe koyabilecek. OHAL rejiminin verdiği yetkiyle iktidar kanadı zaten eşit olmayan koşullarda seçime gidiyor. Bu durumda da centilmence bir seçim olma ihtimali otomotikmen ortadan kalkmış oluyor. İttifak yasasıyla iki partinin çıkarına yeni bir seçim sistemi geliştirmek ve bu iki partinin çıkarına göre bir seçim tarihi belirlemek ne kadar adilse, seçimler de o derece adil olacak gibi görünüyor.

Halkın hem cumhurbaşkanını hem de parlamento üyelerini aynı anda seçmek için sandık başına gideceği iddia edilse de seçilecek parlamentonun hiçbir işlevinin olmayacağı biliniyor. Bu seçim, bir süredir Türkiye'de fiilen uygulanmakta olan başkanlık sistemini bir an önce resmiyete kavuşturma çabasından başka bir şey değildir. 

Türk medyasının “erken seçim” olarak bahsettiği baskın seçim için Bahçeli'nin çağrıda bulunması üzerine bir şey söylemek gereksiz. Kendisi daha önceden de erken seçim çağrısında bulunmuş ve partisi yüzde on barajını aşamadığı için meclise girememişti.

Şu anki koşullara göre adil ve demokratik olacağından şüphe edilse de 24 Haziran'da yapılacak seçim Türkiye halklarının önemli bir kesiminde büyük bir umut yaratmış durumda. Çok çalışır da işi şansa bırakmazlarsa umutların gerçekleşmemesi için hiç bir sebep yok. Çünkü Türkiye her an her şeyin olabileceği bir ülke...

Bu haber 216 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
85 gün önce
148 gün önce
189 gün önce
198 gün önce
201 gün önce
218 gün önce
229 gün önce
288 gün önce
294 gün önce
324 gün önce
400 gün önce
430 gün önce
440 gün önce
547 gün önce
594 gün önce
622 gün önce
646 gün önce
988 gün önce
1092 gün önce