Lütfen bekleyin..

Eylem Kahraman

Mezopotamya Yayınları

10 Mart 2018, 10:10

Kürt Kültür Festivallerinin en güzel yanı kocaman bir alana kurulan birbirinden renkli standlardır. Yıllardır ülkesine gidemeyip de ömrünü sürgünde geçiren her halktan ve inançtan insanlar, bu standlar sayesinde büyük bir özlem duyduğu ülkesiyle buluşur, doğduğu köyün, büyüdüğü şehrin havasını teneffüs eder. Yarım asrı geçkin bir zamandır ki Kürt Kültür Festivallerinin ve benzeri etkinliklerin en ilgi çeken standı her zaman Mezopotamya Yayınları standıydı. Standıydı diyorum, çünkü 2017 yılı boyunca ve devamında Alman devleti resmen izin verdiği kültür-sanat etkinliklerinde hiç bir şekilde Kürtlere stand açtırtmadı.

2016 yılında hiç unutmuyorum, aklıma her geldiğinde de oldukça duygulanıyorum; yaşlı bir Kürt amca, elinde tutttuğu Enver Polat'ın (Şehit Selçuk) “Mavidir Avaşîn'in Suları” adlı kitabını inceliyordu. Kitabın arka sayfasını gösterip “bak kızım, burada ne yazıyor?” diyerek bana uzatmış ve birden ağlamaya başlamıştı. Elime tutuşturulan kitabın arka kapağında yazarının şu sözü yazıyordu: “Yazılarımın kaybolmasındansa ben öleyim daha iyi…” Bunu sesli olarak okuduğumda kitap inceleyen kitapseverler de oldukça duygulanmıştı. “Zorluklar ve yoksunluklar içinde büyük bir emek verilerek yazılmış o yazılara sahip çıkmak elbette ki boynumuzun borcudur” demiştim festival sonrası Yeni Özgür Politika gazetesinde yazdığım yazıda.

Avrupa'da okumak istediği kitapları bulamayan okurların tek adresi olan Mezopotamya Yayınları, birbirinden renkli kitapları ve güler yüzlü çalışanlarıyla sayısı yüz binleri geçen kişiyi özlemini duyduğu kitaplar ve yazarlarla buluşturdu senelerce. 

Mezopotamya Yayınevi sadece Kürt yazarlara ait veya kendi yayınladığı kitapların satışını yapmıyor, Gabriel Garcia Marquez'den Elif Şafak'a, Yaşar Kemal’den Franz Kafka’ya okurların ilgi gösterdiği her tür kitabı okurun ayağına getiriyordu. Türk yayınevlerinin aynı tornadan çıkmış tek tip kitap terörüne büyük bir darbe vuruyordu ayrıca. 

Kitap sevgisini iliklerine kadar yaşamayan, bir kitabın bir insan için ne demek olduğunu bilmeyenler anlayamaz elbette bir yayınevinin baskılarla ve baskınlarla sindirilmeye, kapatılmaya çalışılmasının ne demek olduğunu.

Daha bir kaç ay önce Aram Yayınevi'nin kapısına kamyonlar dayayarak kapısını mühürleyen zihniyet hızını alamamış olacak ki, Almanya'nın Neuss kentinde bulunan Mezopotamya Yayınevi'nin kapısına kamyonlar dayattırdı bu sefer. İnsan haklarıyla hiç bir şekilde bağdaşmayan bu tutum asla kabul edilemez. Kürt halkı yüzyıllardır kültürü ve değerleri için büyük bedeller ödemiş bir halktır. Mezopotamya Yayınları ve Mir Multimedia Müzik kurumlarına yapılan hukuk dışı baskınlar Kürt kültürüne yapılmış açık bir saldırıdır. Yüzyıllardır kendi yurdunda bu tür baskı ve baskınlara maruz kalan Kürt halkı ülkesinden binlerce kilometre uzakta yine aynı zulme maruz kalıyor ve bu son zamanlarda “demokratik” olduğu iddia edilen bir ülke olan Almanya'da yaşanıyor. Söyler misiniz, bir yayınevinin ve müzik üreten bir kültür kurumunun kapısına kamyonlar dayamak hangi ileri demokrasiye uyuyor? Bu zihniyet size kimi hatırlatıyor? Almanya devleti bu baskınlarla kimin çıkarına hizmet ediyor?

Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ne zaman Almanya'ya gelse, Alman devleti ikramda kusur etmeyen bir ev sahibi rolüne bürünerek Kürt halkına, Kürt kurum ve değerlerine saldırılarını bir doz daha arttırıyor. Geçtiğimiz günlerde Çavuşoğlu'nun Almanya'ya tekrar resmi ziyarette bulunmasından hemen sonra Alman devleti yine starta bastı. Daha görüşmenin üzerinden bir kaç saat geçmeden hemen harekete geçtiler.

Almanya Kürt halkını ve kurumlarını kriminalize edeceğine, Türk devletine verdiği silah yardımını ve satışını durdurmalıdır önce. Kitaplar kimseyi öldürmez, aksine ufkunu açar, okuyanı yaşatır, büyütür, insan eder. Alman Leopard II tankları ve bu tanklara ait toplar için kimse aynı şeyi iddia edemez. Silahlar insanla birlikte, yaşayan her şeyi yok eder.

Efrîn'de yüzlerce sivil insan Alman silahlarıyla katledildi, katlediliyor. Rant peşindeki Alman devleti ise ölümleri durduracağına, kamyonlarını Mezopotamya Kitapevinin kapısına dayıyor. Bir kitabın arka sayfasındaki “yazılarımın kaybolmasındansa ben öleyim daha iyi” cümlesini okuduktan sonra gözyaşlarına boğulan Kürt amcaya bunu hesabını nasıl verecekler?

 

Bu haber 1178 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
2443 gün önce
2450 gün önce
2464 gün önce
2478 gün önce
2499 gün önce
2541 gün önce
2547 gün önce
2552 gün önce
2582 gün önce
2646 gün önce
2660 gün önce
2709 gün önce
2749 gün önce
2758 gün önce
2761 gün önce
2778 gün önce
2789 gün önce
2849 gün önce
2855 gün önce
2884 gün önce
2960 gün önce
2990 gün önce
3000 gün önce
3017 gün önce
3108 gün önce
3136 gün önce
3154 gün önce
3182 gün önce
3206 gün önce
3549 gün önce
3653 gün önce