Lütfen bekleyin..

Eylem Kahraman

Kadına yönelik şiddet ya da erkek devlet şiddeti

26 Kasım 2017, 10:24

Şiddetin en genel tanımı toplumun genelinde sadece fiziksel şiddeti çağrıştırsa da, şiddetin başka çeşitleri de vardır. Bunlar fiziksel, sözsel, cinsel, duygusal, psikolojik ve ekonomik şiddettir.

Kadına yönelik şiddet dünyadaki en yaygın, fakat en az bilinen insan hakları sorunudur. Kadınlar dünyanın bütün ülkelerinde özel ve kamusal alanda; evde, işte, okulda, otobüste, trende fiziksel ve psikolojik şiddet tehlikesi altında yaşamaktadır.

Kadın mücadelesi dünya genelinde her zaman bir tehlike olarak görülmüş ve anında bastırılmaya çalışılmıştır. Az gelişmiş ülkelerdeki kadınlar, kendi yaşamsal ve toplumsal sorunlarıyla ilgili bir çözüm ortaya çıkarmak için mücadele ettiğinde, erkek egemen zihniyet tarafından itibarsızlaştırma yoluyla iradesi kırılmaya çalışılmış, hedef tahtasına konularak acımasızca dışlanmıştır. Kadın-erkek eşitsizliğinin son safhada olduğu günümüzde kendisine bir çıkış yolu bulamayan kadınlar toplum tarafından intihara zorlanmıştır. Bu intiharlar, kadının kendi eliyle yaşamına son vermesi olarak değil, erkek egemen devlet sisteminin ve onun işbirlikçiliğini yapan zihniyetin kadın kırımı olarak ele alınmalı, bunlar teşhir edilmelidir.

Yeryüzünde yapılan bütün savaşlarda da en çok kadınlar şiddete maruz kalmış, uluslararası hukuk uzun zaman bu gerçeğe gözlerini kapatarak duyarsız kalmıştır. 

Birinci ve ikinci dünya savaşlarında milyonlarca kadın şiddet görmüş, taciz ve tecavüze uğramıştır. Savaş sonrası 1949 Cenevre Konvansiyonu ve 1977'de kabul edilen ek protokollerinde kadınlara yönelik uygulanan bu şiddet, savaş suçu kapsamında değerlendirilmiştir. Ayrıca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, kadına yönelik cinsel savaş suçlarının af kanunları dışında tutulmasını kararlaştırmış ve bu suçların ciddi sonuçları olan suçlar olduğu ve cezasız kalmaması gerektiği konularında hükümetlerin sorumlulukları vurgulanmış, ancak devletler de dahil hiç kimse bu nedenle cezalandırılmamıştır.

Bosna ve Ruanda savaşlarında kadına yönelik cinsel şiddet, bir savaş silahı ve etnik temizlik aracı olarak kullanılmıştır. Bunun sonrasında kadınların verdiği örgütlü mücadele sayesinde savaşlarda kadınlara yönelik şiddet uygulanması “insanlık suçu” olarak kabul görmeye başlamış ve uluslararası hukukta bazı düzenlemeler yapılmıştır.

Türk devleti de kadına yönelik şiddeti her zaman bir devlet politikası olarak görmüş ve bunu savaşta da uygulamıştır. Bunun en bariz örneği; Kürdistan'da sürdürdüğü kirli savaşta arsız ve ahlâksızca teşhir ettiği kadın bedenleridir. Erkek egemen devlet sistemi bununla, bizzat savaşın içinde olan ve özgürlük mücadelesinin öncülüğünü yapan kadını hedef almış, toplumda travma oluşturmayı ve dayanışma bilincini yok etmeyi amaçlamıştır. Kadınlar, itibarsızlaştırma yoluyla mücadeleden alıkonulmaya çalışılmış, ayrıca içi boşaltılmış “namus” kavramını enjekte ettiği kendi zihniyetindeki topluma da bir mesaj vermeye çabalamıştır.

Kürdistan'daki Özyönetim Direnişleri sırasında devlet güçlerinin girdikleri evlerin iç -özellikle yatak odaları- ve dış duvarlarına cinsel içerikli yazılamalar yapması ve bunu bir savaş stratejisi olarak kullanması da bundandır.

Türk devleti, Kürt kadınına karşı her zaman akıl almaz bir vahşet ve ilkel bir zihniyetle yaklaşmıştır. Kürt kadınları bu kirli savaşta evini, köyünü, eşini ve çocuğunu, kısacası bütün varlığını kaybetmiş, bunun yanı sıra göçe zorlanarak kendi kökünden koparılmıştır. 

Görüldüğü gibi, kadına yönelik şiddet ya da erkek devlet şiddeti kadınlara yalnızca kadın olduğu için uygulanmakta ve cinsiyet eşitliğinin sağlanamamasından kaynaklanmaktır. 

Şiddetten korunmanın ve onu önlemenin en etkili yolu ise öz savunmadır. 

Öz savunmasını geliştirmeyen kadın, her an tehlikeyle karşı karşıya demektir. Bu nedenle öz savunma sistemi çok boyutlu olmalı, askeri, siyasi, sosyal ve ideolojik bütün alanları kapsamalıdır. Özellikle de toplumsal alanda öz savunma sisteminin geliştirilerek yaygınlaştırılması gerekiyor ki, bu da ancak kadının örgütlü mücadelesiyle mümkündür.

Kadının mücadele ettiği yerde zafer kaçınılmazdır.

Bu haber 574 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
28 gün önce
42 gün önce
56 gün önce
77 gün önce
119 gün önce
125 gün önce
130 gün önce
224 gün önce
287 gün önce
328 gün önce
336 gün önce
339 gün önce
357 gün önce
367 gün önce
427 gün önce
433 gün önce
462 gün önce
539 gün önce
569 gün önce
578 gün önce
595 gün önce
686 gün önce
733 gün önce
761 gün önce
784 gün önce
1127 gün önce
1231 gün önce