Lütfen bekleyin..

Eylem Kahraman

Kendi ipini çeken ülke: Türkiye

06 Ağustos 2016, 21:24

Türkiye'de idam cezası 1984 yılından beri fiilen, 2004'den beri de hukuken uygulanmasa da bu süre içinde içlerinde Kürt Halk Önderi sayın Abdullah Öcalan'ın da bulunduğu binlerce kişi idam cezasıyla yargılandı. Önder Öcalan göstermelik bir yargılamadan sonra Kürt önder Şeyh Said'in asıldığı günün yıl dönümünde, 29 Haziran 1999'da idam cezasına çarptırıldı ve cezası 25 Kasım 1999'da Yargıtay tarafından onandı.

Prosedür gereği bir kişinin idam cezası ile cezalandırılabilmesi için ölüm cezası öngörülen bir suçtan dolayı hüküm giymesi gerekiyordu. Daha sonraki adım cezanın temyiz merciince onaylanması ve ardından TBMM'nin cezanın infazını uygun bulmasıydı. Bütün bunlardan sonraysa cezanın infazı süreci başlıyordu.

1920'den 1984 yılına kadar Türkiye'de 712 kişi idam edildi. Asılanların çoğunluğu 20-30 yaş aralığındaki gençlerden oluşuyordu. Bunların 15'i kadındı. Türkiye'de idam edilen ilk kadın, 14 Aralık 1931'de Tuzpazarı'nda asılan Isparta'nın Darıbükü köyünden Hasan kızı Fatma'dır. İdam edilen son kadınsa 25 Temmuz 1971'de Kadriye Partici oldu. 1925 yılında TBMM denetimi dışında kurulan İstiklal Mahkemeleri'nin kararıyla idam edilenlerse 1500-2000 kişi kadardı. 

1925 yılındaki Şeyh Said İsyanı sonrasında Diyarbakır Şark İstiklal Mahkemesi kısa süren bir yargılamadan sonra Şeyh Said ve 47 arkadaşı hakkında 28 Haziran 1925 günü idam cezası vermiş ve bu cezaları ertesi gün infaz etmişti. Şeyh Said'in mezar yeri hala bilinmiyor.

Normalde infaz kurallarına göre idam cezası alan kişinin mensup olduğu din ve mezhebin özel günlerinde yerine getirilmiyor, hamile kadınlar doğum yapana kadar, akli dengesini kaybedenler ve ruhsal hastalıkları olanlarsa düzelinceye kadar idam edilmiyordu. Ayrıca 18 yaşından küçükler ve 65 yaşından büyüklerin cezaları da infaz edilmiyordu. 

Dersim Generali Seyit Rıza resmi kayıtlara göre 75 yaşında, gerçekteyse daha yaşlı olduğu halde, büyük oğlundan iki yaş küçük bir yalancı şahit bulunarak ve onun söylemlerine dayanılarak 15 Kasım 1937'de Elazığ Buğday Meydanı'nda asıldı ve Seyit Rıza o meşhur lafını o zaman söyledi: "75 yaşındayım. Şehit oluyorum, Kürdistan şehitlerine karışıyorum. Ben sizin hilelerinizle baş edemedim, bu bana dert oldu, ama ben de sizin önünüzde diz çökmedim, bu da size dert olsun!“ Seyid Rıza'nın da mezar yeri hala bilinmiyor. 

Ailesinin yaşının nüfusta büyük yazıldığını söylemesine rağmen kemik yaşı tespiti yapılmayan Erdal Eren ise 13 Aralık 1980 günü, daha 17 yaşındayken Ankara'da asıldı. 

İdamlar 1965 yılına kadar ibret olsun diye meydanlarda yapılarak halka izlettiriliyordu. Bunun için genellikle İstanbul Sultanahmet Meydanı ile Ankara Samanpazarı'nı kullanan Türk devleti İnfaz Kanunu'nda yaptığı düzenlemelerle birlikte 1965 yılından itibaren infazları cezaevi avlularında, sabaha karşı daha gün doğmadan ve gizlice yapmaya başladı. Askeriyeye bağlı kişilerin askeri suçları ise kurşuna dizilerek gerçekleştirildi.

Türkiye devrik başbakanı Adnan Menderes'i 17 Eylül 1961'de, eski bakanları Fatih Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ı ise bir gün öncesinde astı. Tutuklu kaldığı süre içinde askerlerin sözlü ve fiziki şiddetine maruz kalan Adnan Menderes, idam edileceği gün intihara teşebbüs etmişti.

Nihat Erim'in "pişmanlık gösterirlerse bir şeyler düşünebiliriz” dediği Deniz Gezmiş bu teklifi hiç düşünmeden reddetti ve arkadaşları Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'la birlikte 6 Mayıs 1972'de idam edildi. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam kararını veren Ankara 1 No'lu Sıkıyönetim Mahkemesi Başkanı emekli Tuğgeneral Ali Elverdi ve infaz savcısı Sami Uğur tam 52 dakika boyunca Deniz Gezmiş'in darağacında çırpınışlarını izledi ve orada bulunanlara izletti. (İlahi adalet midir, nedir? Ali Elverdi yediği yemek nefes borusuna kaçınca boğularak öldü.) 

Türkiye'de idam cezası infaz edilmiş son kişi Hıdır Aslan'dır. 1958 Dersim-Hozat doğumlu Aslan Devrimci Yol davasından yargılandı. Dört yıl süren yargılamadan sonra hakkındaki idam cezası kararı önce TBMM sonrasındaysa o zamanki Türk cumhurbaşkanı Kenan Evren tarafından onandı. Askeri Yargıtay'a yapılan yeniden yargılama başvurusu reddedildi ve 25 Ekim 1984'de hasta olduğu halde Burdur Kapalı cezaevinde idam edildi. Bu tarihten itibaren verilen idam cezaları TBMM'de onaylanmadığı için infaz edilemedi. 1991 yılında çıkarılan afla 500 civarında idam cezası 10 yıl ağır hapse çevrildi ve 2002'de kabul edilen yasayla da uygulanmamış olan tüm idam kararları ömür boyu hapse dönüştürüldü.

Daha Kasım 2012'de "benim vatandaşım idamın geri gelmesini istiyor“ diyerek idam tartışmalarını alevlendiren Recep Tayyip Erdoğan, başarılı bir şekilde gerçekleştirdiği 15 Temmuz Darbesi'nden sonra da bu konuyu yine aynı söylemine dayanarak gündeme getirdi. Normalde şimdiye kadar vatandaşın hiç bir isteğini kaale almayan Türk cumhurbaşkanı, biliyoruz ki idam cezasını geri getirmek istese bunu soracağı en son kişi yine "kendi vatandaşları“ olur. 

Türk başbakanı Binali Yıldırım, “mevcut yetmiyorsa, milletim rahat olsun gerekli düzenlemeleri yapacağız. Milletin mesajı başımız üstünedir” derken, dalga geçer gibi "demokrasimizi daha fazla hırpalamayalım“ diyen Bahçeli ise "AKP idama hazırsa biz de varız. Gereğini gönül huzuruyla yaparız“ dedi. HDP sözcüsü Ayhan Bilgen HDP'nin idama kesinlikle karşı olduğunu açıklarken, CHP Genelbaşkanı Kılıçdaroğlu ise kem küm etmeye devam ediyor. 

Bu konuda referanduma gitmek için 330 oy gerekiyor. MHP'nin de desteğini açıklamasıyla bu sayı aşıldığından referanduma gidilebiliniyor. Halk oylaması olmadan Anayasa değişikliği yapmak içinse 367 milletvekili oyu gerekiyor

İdam cezası geri getirilse bile geriye doğru işleyemeyeceği kanunlarla sabit. Ancak AKP/Saray'ın işlerine geldi mi kanun falan takmadığını da biliyoruz. İdam cezası gelirse Avrupa Birliği'ne kabulün kesinlikle olmayacağını söyleyenlere, yandaş medya kalemşörleri şimdiden "idam cezası gelmezse sanki Avrupa Birliği'ne girecekmişiz de“ diye yazmaya başladılar bile. 

 Ve yine biliyoruz ki Osmanlı'da oyun çok. Umuyoruz ki yüzyıllar öncesine dönmek için can atan bu devlet ve onun hükümeti birazcık da geleceğe bakar ve nihayetinde kendi ipini çekmez.

Bu haber 478 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
82 gün önce
99 gün önce
110 gün önce
170 gün önce
176 gün önce
205 gün önce
281 gün önce
311 gün önce
321 gün önce
338 gün önce
429 gün önce
475 gün önce
503 gün önce
527 gün önce
870 gün önce
974 gün önce