Lütfen bekleyin..

Haydar IŞIK

SEÇİM

23 Mayıs 2018, 04:47

Kürtlerin bir bölümü sömürgeci şartlanmadan mı, hafıza bunalımından mı yoksa başka bir nedenden mi olacak, Ankara'yı doğru görmüyor. Sömürgeci şartlandırma, güvensizlik, efendiye hayranlık ve tabii balık hafızasına yakın büyük Kürt saflığı, doğru görmesini engelliyor. Bunun yanında devletin; "böl-parçala-yönet" "ekmeğe muhtaç bırak" siyasi ve ekonomik politikaları halkın önemli kesiminde yanlış davranışa neden olmuş. Ekmeğe muhtaç hale getirilmiş, düşürülen birinden medeni cesaret beklemek nafiledir. Biz Kürtler acayip bir halkız. Hem doğru özdeyişlerimiz var, "Devlet eşek olsa bile binme!" deriz, hem de devlet kapısında kul köle oluruz. Paradoks ama sömürge halkın psikolojisidir. Yalnız şu ENSARİOĞLU ailesine bakın, Kürtlükten kaçışı görün.

Bugün iktidardaki AKP'li münafıkları iktidara getiren kimdir diye sorsak, hemen Kürtlerin günahını görürüz. Kürtler, ne üzerinde yaşadıkları toprağın yeraltı, yerüstü zenginliğni kendileri için kullanmayı, ne de geopolitik konumundan politik öncellik çıkarmayı düşündüler. Ne yazıktır ki, günübirlik köle gibi yaşadılar. Türk Devleti'nin askeri yoketmelerine karşı verilen "Serhildanların" liderleri ise, çağdan kopuk insanlardı. Ne Berzenci, ne Şeyh Said, ne Baba Barzani, ne oğul Barzani ve ne de Seyit Riza dünyayı algılamaktan çok uzaklardı. Saf yurtseverlikle bir yere varılmaz. Mesud Barzani: „Tutun beni devlet kuracağım." dedi, ama Türk ordusunu Kürdistan'a yerleştirdi. Ne diyelim?

Bizim Müslüman halkımız, AKP'ye oy vererek iktidara taşıdı, ama O'nun yalnız Türkçü, Hanefi Müslüman ve Şeriatçi olduğunu görmedi. Reis Efrîn'de öldürdüğü Kürdün sayısını verirken nasıl mutlu oluyor? Ama İsrail askerinin katlettiği Filistinli sayısında ise ağlamaklı oluyor. Üstelik İstanbul ve Amed'de Kudüs mitingleri yapacak. Kürtler balık hafızalı olduğundan Filistinlilerin kendilerine yaptığını unuttular. 1975 Barzani yenilgisini Kürtlere yaşatan, Saddam'ın paralı askerleri Filistinlilerdi. Bugün bile Filistin devlet Başkanı Mahmud Abbas, Kürdistan'ın kurulması vahim diyor. İkinci İsrail olur, diyebiliyor. Başbakanı ise, „Türkiye insanlığın vicdanıdır." derken nasıl bir vicdandan bahsettiği iyi anlaşılıyor. HAMAS ise zaten AKP demektir. Kürtlerin mazlum ve Müslüman görüp destekledikleri Filistin örgütleri, Kürde şiddetle karşıdır. Buna karşılık İsrail ise, çıkarı gereği Kürdün yanında olma zorundadır. TC'nin Kürde yaptığını İsrail Filistinlilere yapmıyor. İsrail'i düşman gören Kürdün kafadan zorluğu vardır.

Düşünün, Amed'de Türk devletinin yapacağı Kudüs mitingine giden Kürdün nasıl kendisinden uzak duracağını? Aklı olan, biraz düşünen Kürt o mitinge gider mi? Gitmez. Ama Altan Tan ve dünün Hizbullahı, bugünün Hüdapar'ı Müslüman kardeşlerini yalnız bırakmazlar. Diyeceksiniz HDP yetkilileri de çağrı yapıyor. Selahattin Demirtaş İstanbul için öneride bulundu. AMED mitingi Reis'in provokasyonudur.

Bu sözde AKP müminleri; Müslüman, Müslümanın kardeşidir diyor. Kardeşlikte paylaşım olur, hak olur, hukuk olur. Güzel Türkçe'nin yanında kardeş ve Müslüman Kürtlerin anadili Kürtçe'ye de yer olur. Yaradana inanan, doğuştan kazanılan bu hakkı tanır. Oysa Kürtçe, bunlar tarafından hala yasak altında tutuluyor. Yani darda beraber, ama yarda yalnız Türklük var.

Anadil, öğrenmeyeceksin, hiç bir hak hukuk talep etmeyeceksin, diyorlar. Ankara, yalnız Türkiye Kürtleri için değil, güney, doğu, batı, diaspora vesselam dünyadaki tüm Kürtler için ahkam kesiyor. Şöyle yaparsan seni asarım, böyle yaparsan keserim, kendini inkar etmezsen canını alırım. Ankara soluk almandan, kafanın içinde dolaşan fikirlere kadar emrime girmezsen vururum, diyor. Özgür Kürde bir tek yol bırakıyor; dağ yolu veya zindanda çürümeyi. İşte binlerce tutuklu, üstelik seçilmiş belediye başkanları, milletvekilleri. Şimdi sorayım size, doğumundan ölümüne kadar Kürtlere hükmeden kim?

"Kürde fırsat verme ya Rab, dehre sultan olmasın/ Vur sopayı al ekmeği, karnı bile doymasın/ Ol çeşmeden gavur içsin, Kürde nasip olmasın.'' diyen Sultan Selim Han'dan Erdoğan'a kadar Türkiye, bir hırsız gibi Kürtlerin hem gününü, hem de gecesini çalmakla meşgulken, Kürtler için yaptırdığı zindanlar, asimilasyon fabrikaları olan devletin ve Fetullah'ın Türk-İslam sentezli okulları; Kürt olarak doğanı, ölürken "mutlu Türk'' yaparsa, işkence içindeki yaşamı sürüp gider. Türk devletinde hak hukuk yok, Kürde terör uygulayan bir devlettir.

Ruhu çürümüş, alınıp satılan bu Kürtler, Kürt dilinin anayasal yasak altında tutulduğu, her gün bağırıp, "tek millet, tek dil, tek devlet, tek din'' diyen tek adam diktatörlük sistemine oy verirse, hem kendisine hem de soyuna ihanet etmiş olmaz mı? Tek millet deyince Kürt olarak yoksun, tek dilde yoksun, devlette yoksun, velhasıl sana hiç bir hak öngörmeyen Anayasasında yoksun, nasıl bu sistemin yanında durup ona oy verirsin? Bindiği arabanın türküsünü söyleyen bazı Kürtler; halkımızı açlık, sefalet, yokluk içine çeken sistemde, her türlü insani temel hakkın bastırıldığı, Sur, Cizre, Nusaybin Şırnak gibi on şehrin bombabaranla yerle yeksan edildiğini unutur ve daha dün DAİŞ ile birlikte Efrîn soykırımı yapan Türk-İslam faşist sistemine oy verirse ne dersiniz? Alınıp satılan birinde, ne ruh ve ne de başını dik tutma olur. Türk ırkçı faşist sistemi önünde başını eğen, bir daha ne yapsa onu kaldıramaz. Diyelim Kürtler modern ve akıllı davranıp faşist sisteme oy vermedi. Yeter mi? Hayır. Kürt kendisinden olan partiye mutlaka oyunu vermelidir. Selahattin Demirtaş halkımızın içinden çıkan üstün zekalı, hazır cevap, nüktedan, sağlam karakterli, onur duyduğumuz bir gencimizdir. Kürdün ve Alevinin Selahattin'e oy vermesi en doğru davranıştır. Cumhurbaşkanlığı seçiminde S. Demirtaş, milletvekili seçiminde ise HDP'ye oylarımız gitmelidir.

Dünya çok güzel. Dünya yaşamdır. Cennet bu dünyadır. Cehennem de bu dünyadır. Hırsıza, yalancıya, dolandırıcıya, çocuk istismarcısı kara dünyalı dinci sahtekara, ırkçı faşistlere bırakılmayacak kadar güzeldir dünya. EFRÎN'de Kürde yapılana bakınız kara ruhlu Türk-İslam faşizmini görürsünüz. Bu kara ruhlu, karanlık düşünceli, kendisine cennet, karşıta cehennem verenlere bu dünya bırakılamaz.

Uyanın ve ayağa kalkın. Yarına bırakmadan bir şeyler yapın. Diaspora aydınlığı medeni cesaret kazandırır. Arayın burada hak ve hukukunuzu. Welat faşist baskı altındayken, biz burada rahat olmamalıyız.

Demokrasi kavramı, kişiye, kuruma göre eğilip bükülen bir kavram değildir. Kürdistan'a evrensel demokrasi getirmek istiyorsak, bedel ödemek vazgeçilmezdir. Kürt gençleri, kadın erkek yurtsever kesim mobilize olup halkı HDP'ye oy vermeye ikna etmelidir. Ayrıca halkımız ülkedeki akraba eş dostuna; HDP'ye ve SELOCAN'a oy verilmesi için aktif çaba içinde olmalıdır.

İnanıyorum ki, Müslüman olmayan Alevi ve Ezidi halkımız, Türk-İslam faşizminin kendilerine yaptıkları „FERMANLARI" unutmaz etkin bir şekilde HDP'yi desteklerler.

https://twitter.com/#!/yazarhaydarisik
https://www.facebook.com/haydar.isik2

Bu haber 96 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
7 gün önce
51 gün önce
63 gün önce
165 gün önce
180 gün önce
182 gün önce
201 gün önce
210 gün önce
216 gün önce
227 gün önce
282 gün önce
291 gün önce
305 gün önce
312 gün önce
316 gün önce
466 gün önce
478 gün önce
484 gün önce
536 gün önce
564 gün önce
585 gün önce
844 gün önce
867 gün önce
927 gün önce
931 gün önce