Lütfen bekleyin..

Haydar IŞIK

Batı ve kirli politikası

09 Şubat 2016, 20:31

"Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar?" diyor, Mehmet Akif Türk ulusal marşında. Tabii o bu sözlerle Batı medeniyetinin "canavar" olduğunu ifade etmek istiyor. Şiirinde tek dişi kalmış canavara karşı ateşli bir ulusalcı olduğunu da gösteriyor. Din, iman ve Türklük yaparken, eleştirdiği canavardan farksız olmadığını görmüyor. Batılılara "canavar" diyen Mehmet Akif, 1937/38 de Dersim'e soykırım yapan, 70.000 Kürdü, "Medeniyet getiriyoruz." diye katleden Kemalistler onun marşını okuyanlardı. Bugün Sur, Cizir ve diğer Kürt şehirlerine getirilmek istenen yine aynı "medeniyet"tir. Demek ki, tek dişi kalmış canavar medeniyeti; ölüm, korku, bölüp parçalamadır. Türkiye'nin Kürdistanlılara, "Size medeniyet getiriyoruz." demeleri ise, önce duble yollar, kışlalar, kalekollar, kölelik, kendini inkar, tenkil, tehcir, tedip getirmiştir. Batı'yı canavar gören Türk-İslamcılar, Kürde yaptıkları soykırımı da kardeşlik görüyorlar. "Master Planı" dedikleri şey Dersim'e getirilen o meşum "medeniyet"tin aynısıdır.

Oysa bütün teknik gelişmeler, sanat ve kültürdeki ilerlemeler, insan hayatını rahatlatan gelişmeler de Batı'dan yayılmıştır. Bugün Avrupa Birliği'nde (AB) pek çok dil konuşulduğu halde hayata geçirilen birlik şüphesiz önemli bir projedir. Devletler, burjuva demokratik federal birlik kurduklarından, aralarında meydana gelen, insanlığı yakan ve yıkan 1.- 2. Dünya savaşları gibi savaşların olmasını engellemiş oldular.

Tarihe göz atan, bin senedir savaşların Avrupa'dan dünyaya yayıldığını görür. Onların teknik gelişmeleri ne kadar rahatlık getirmişse, insanlığın yakılıp yıkılmasında Avrupalının o kadar günahı vardır. Fransız ihtilaliyle başlayan ve dünyayı saman alevi gibi saran ulus devlet anlayışı, bugün AB'ye rağmen aşılmış değildir. Avrupalı devletler ulus devlet anlayışına sadık kaldıkları için, egoist ve ulus çıkarlı politikaları sürdürmektedirler. AB'nin içinde olduğu durum bunu açıkça gösteriyor. Bir çatı altında oldukları halde, devletler birbirlerini her sahada gizlice takip etmekte casusluk yapmaktadırlar. ABD, Almanya'yı, Almanya Fransa'yı, İngiltere bütün dünyayı velhasıl her devlet ajanlarıya diğerinde olan bitenleri, güven duymadığı için araştırıyor. Kanımca bu tavırları ulus devlet ırkçılığının tepe yaptığı bir noktadır.

Macaristan'a kadar gelen sığınmacıların insanlık dramı herkesin gözü önünde gelişirken ve sağcı Macar hükümeti onları kabul etmeyince, Merkel bize gelsinler dedi. Açık söylemeliyim, onun kapısını açma jestini başta beğenmiştim. Şüphesiz yaşlanan Alman nüfusuna çalışan insan gerekiyordu. Gelen genç nüfus bu işi fevkalade yapabilirdi. Ama Merkel'e eleştiriler artınca, bu sefer Akif'in "medeniyet" dedikleri o tavrı takındı. 2005 yılına kadar Türkiye'nin AB'ye alınmasına şiddetle karşı olan Merkel birden Türkiye'nin hamisi kesildi. Size 3 milyar Euro verelim sığınmacıları ülkenizde tutun, dedi. Bir çeşit insanları azad edeceğine modern köle yapıp, parayla alınıp satılan bir meta yaptı. Merkel, sığınmacıları ülkenizde tutarsanız biz de sizin Kürt politikanıza eleştiri getirmeyiz, dediği pek çok kişi tarafından dile getiriliyor.

Alman 1. TV programının 04.02.2016 tarihli Monitor yayınında

http://www1.wdr.de/daserste/monitor/videos/videomonitorvom144.html

"Schmusekurs mit Erdogan: "Wir sollten aufhören, die Türkei zu kritisieren" (Erdoğan'ı okşama kursu- Türkiye'yi eleştirmekten vazgeçelim.) Bu yayında bir gazeteci İçişleri Bakanı'na, Türkiye'nin Kürdistan'da savaş yaptığını Kürt şehirlerini ağır silahlarla bombaladığı, insanları katlettiğini sorunca, Bakan gayet açık tarzda, Türkiye'nin sığınmacıları alması bizim için çok önemlidir. Bu nedenle Türkiye'ye eleştiri yapmıyoruz, şeklinde cevap verdi. Moderatör, Bakan'ın sözlerini yadırgamış olmalı ki, oldukça sert tarzda, Bakan bize Türkiye'yi eleştirmeyin, deyip kınadı.

Evet Almanya politikasında çıkar önemlidir. Ahlak, vicdan, insan hakları teferuattır. Almanya böyle olunca Fransa, İngiltere daha mı iyi? Hayır hepsinin politikası çıkara dayanır. Batı insanının yüzyıllar boyu bedel ödeyerek ortaya çıkardığı aydınlanma, maalesef şimdi Merkel'in politik tavrına döndü. Partilerinin adını sosyal demokrat koyarlar, ama ne sosyal ve ne de demokrattırlar. Hristiyan demokrat parti kurarlar ama sadece kendilerinin demokratı olurlar.

Batı ülkelerinde ahlak olsa, nesiller boyu verdikleri büyük insan kaybına rağmen ortaya çıkardıkları değerleri korurlar. Sekularizm, insan hakları, kadın erkek eşitliği, doğuştan gelen haklarına sahip olma, sistemde açıklık, eşitlik, demokrasiyi eğip bükmeden evrensel değer olarak korurlar. Ama bakıyorsunuz silahlarını alıyor diye Alman Dışişleri Bakanı hem de Sosyal Demokrat Parti'den Suudi Arabistan'a deve festivaline gidiyor. Ne diyelim, dünyanın çivisi çıkmış. Batı insanının kazandığı özgürlük, eşitlik değerleri bugün sadece egemenler için düşünüyorlar. Burjuva demokratik hakları savunmak için NATO'yu kurdular. NATO Kaddafi Libyasını bombalayıp kaos yarattı. NATO silahlarıyla Kürtler vuruluyor. Yani BATI demokrasi derse, savaş getireceğini düşünmek daha doğrudur. Türkiye NATO üyesi, kendi ülkesinde vatandaşım dediği Kürtleri NATO silahlarıyla bombalıyor. BATI dediğimiz bu NATO'dan bir ses duydunuz mu? Alman tankları SUR ve CİZİR'i vururken, bodrumda insanlar diri diri yakılırken Merkel üç maymunu oynadı. NATO Genel Sekreteri Norveçli bir sosyal demokrat. Sesini duydunuz mu?

Batı, Taliban'ı yarattı. Ondan El Qaida ortaya çıktı. Giderek DAİŞ, El Nusra ve diğer terör örgütleri doğdu. Türkiye, Sunni İslam Selefiliğini savunan bu örgütleri destekledi. Alman 1. TV'nin Kahire Reporter'i Volker Schwenck programa katılınca gayet açık tarzda, Türkiye yabancı teröristlere sınırlarını ve imkanlarını açtı, dedi. Bazen Batı ile bazen de onların gözü önünde alenen veya gizli yaptığı herkese malüm.

Bütün dünya DAİŞ'in insanlık dışı barbar bir terör örgütü olduğunu söylerken, Türkiye yetkilileri DAİŞ terörist ama PYD de terörist demezler mi? PYD'nin DAİŞ gibi barbar ve insanlık dışı bir terör makinasını yenip geri püskürtmesi hoşlarına gitmemiş olmalı ki aynı solukta anıyorlar. Dünya PYD'i çok seviyor. PYD, Kürtlerin sevimli, güzel yüzü olduğu için Türk yetkililer hazmedemiyorlar.

İslam dünyasının içinde olduğu kaosa meydan veren yine Batı'nın bu çıkarcı politikasıdır. Kaddafi Libya'sı demokrat değildi, ama halkı bütün Arap ülkelerinden daha iyi yaşam koşullarına sahipti. Kaldı ki, Suudiler, Katar, Türkiye mi demokrat? Nato ile birleşip o devleti yıktılar. Şimdi orada barbar DAİŞ rejimi önemli ölçüde güçlenmiş bulunuyor. Ayrıca Türkiye, Suriye'den daha mı demokrattır? Suriye şehirlerinin harabeye çevrilmesinde Türkiye önemli rol oynadı. Şüphesiz Esad bir diktatör, ama Suriye'ye müdahale eden Müslüman devletler ondan daha mı ileri konumdalar? Suriyeli sığınmacıları otobüslerle göndeririz, diyen Türkiye hala güvenilir partner olabilir mi? Bu sözler, sözde girmek istediği AB'ye karşı bir çeşit şantaj değil mi? Ayrıca kardeşim dediği Suriyeli sığınmacı politik araç yapılıyor, maddi araç yapılıp pazarlanıyor.

Türkiye yetkililerinin "Cuma namazını Şam'da Emevi Cami'sinde kılacağız." derken bir kaç haftada Suriye'yi cepleyeceklerini sandılar. Sonra Esad ile canciğer iken Müslüman Biraderlere kucak açtılar. Türkiye, Suudi gericiliği ve Katar, Suriye'yi karıştırdılar. Mehmet Akif'in "medeniyet"i oldular. Suriye kentlerinin yerlebir edilmesinde bir komşunun işleyebileceği en büyük günahı işlediler. Milyonlarca insan çoluk çocuk kadınla kaçtı. Türkiye az bir bölümüne UNHCR yardımıyla kamplarda bakıyor. Ama büyük bölümü son seçimden sonra Avrupa'ya gitmeye özendirildi. Adeta bir el Suriyelilere, ne durursunuz, Yunan uzak değil, gidin dedi. Suriye'de savaşın birincil sorumlusu olan Türkiye, savaş mağduru bu insanları koruyacağına Egenin sularına bıraktı. Ardından AB'ye 3 milyar az, biz 10 milyar harcadık demeleri, bazar mentalitesi olarak algılanıyor.

Halep'ten kaçan insanlara kapıyı açmayıp Suriye tarafında kamp kurma işi ise, büyük olasılıkla Suriye'ye müdahale amaçlı olmalıdır. Aslında Türk devletinin Suriye ile Esad veya Alevi, Şii inancıyla sorunu başat sorun değildir. Türkiye'nin başat sorunu Kürtlerledir. Bu nedenle Rojava'ya müdahale etmeyi amaçlıyor. Güney Kürdistan için "yanlışlık yaptık!" diyen yetkililer, bu sefer kesin müdahaleyi düşünmüş olmalılar. Önümüzdeki aylarda Riyad'da düşünülen Sunni ordunun Suriye'ye girme bahanesi altında Rojava'ya saldırmasını, Kürtler gözardı etmemelidrler.

www.haydar-isik.com
https://www.facebook.com/haydar.isik2
https://twitter.com/#!/yazarhaydarisik

Değerli Okurlar,

Alman dostlar, Eğitim Bilim Sendikası GEW ile birlikte ve iki Alman belediye başkanı himayesinde KOBANE' de Kız öğrencilere bir okul projemizden sizleri haberdar ettik.
Bu projeye havale edeceğiniz parayı vergiden düşeceğini de ilave ettik.

Bu Projeye vereceğiniz maddi yardım, kahraman Kobaneli kızların eğitim almasına yardım eder.

Havaleye adresinizi yazarsanız, size maliyeye sunacağınız Spendenquittung (belge) gönderilir.

Siz, sosyal ve kültürel değerleri savunan okurlarımın vicdanına soruyorum, gereğini yaptınız mı? KOBANELİ kızlara yardım en büyük insani yardımdır. Bekliyoruz.

Havalede mutlaka KOBANE yazın.

Heinrich-Rodenstein-Fonds der GEW- KOBANE
SEB Bank Frankfurt/Main
IBAN: DE97 5001 0111 1707 2747 00
BIC: ESSEDE5F

Bu haber 1614 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
27 gün önce
43 gün önce
131 gün önce
152 gün önce
185 gün önce
216 gün önce
240 gün önce
316 gün önce
351 gün önce
359 gün önce
401 gün önce
445 gün önce
457 gün önce
482 gün önce
489 gün önce
559 gün önce
575 gün önce
576 gün önce
595 gün önce
604 gün önce
611 gün önce
621 gün önce
676 gün önce
685 gün önce
699 gün önce
706 gün önce
710 gün önce
861 gün önce
873 gün önce
878 gün önce
930 gün önce
959 gün önce
980 gün önce
1239 gün önce
1261 gün önce
1322 gün önce
1326 gün önce