Lütfen bekleyin..

Erdal Er

Yüzde Yüz İsabet mi, Yüzde Yüz Yalan mı?

03 Şubat 2016, 12:54

Türk ordusunun 17 Ağustos 2011 tarihinde itibaren Güney Kürdistan’a yönelik başlattığı hava ve topçu bombardımanı çeşitli aralıklarla sürdürüyor.

Bombardıman sürerken Pensilvanya medyası kanlı manşetler atarak yalan üzerine zafer inşa ediyor.

Medyanın manşetlerini yeterli bulmayan Genelkurmay Başkanlığı ise iki defa açıklama yaparak bombardımanın bilançosunu açıkladı.

23 Ağustos 2011 tarihinde yaptığı ilk açıklamada, sözde ‘90 ile 100’ gerillayı ‘etkisiz’ hale getirdiğini açıklayan Genelkurmay, birincisini yetersiz bulmuş olacak ki ikinci açıklama yapma ihtiyacı hisseti.

Karargah, 29 Ağustos tarihinde yaptığı ikinci açıklamasında ise ‘145 ile 160’ gerillanın ‘etkisiz’ hale getirildiğini açıkladı.

Genelkurmay her iki açıklamasında, sivillerin katledilmesine yer vermedi ve başarısını yine ölümle ölçtü.

‘KEPAZE OLDUK’

Kürt Özgürlük Hareketine karşı savaşın yıllarca birinci düzeyde koordinatörlüğünü yapan eski Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner’in; ‘PKK karşısında yenildik, kepaze olduk, 2 kişi geliyor 30 kişiyi kaçırıyor, mevzileri bırakıp kaçıyoruz’ itirafını bir tarafa bırakarak Genelkurmayın açıklamasıyla devam edelim.

Genelkurmay Başkanlığının son yaptığı açıklamalardaki sahte zafer nutukları yeni değil. Kamuoyu, 2009 yılının Şubat ayında Zap’a yapılan saldırı sonrası da benzer haberler görmüştü.

ERDOĞAN-SAYGUN ABD’DE

5 Kasım 2007 tarihinde Recep Tayyip Erdoğan dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Ergin Saygun-şimdi Ergenekon sanığı ile birlikte Beyaz Saray’a çıktılar ve PKK’ye karşı yapılacak hava ve kara harekatı için icazet istediler.

Erdoğan-Saygun ikilisi dönemin ABD Başkanı George Bush’tan hem icazet aldılar, hem de Kürt halkını ‘ortak düşman’ ilan edip ülkelerine döndüler. Bush-Erdoğan zirvesinden 42 gün sonra ABD’nin verdiği istihbaratla Medya Savunma Alanlarına saldırılar başladı. 16 Aralık 2007 tarihinde onlarca Türk savaş uçağı Kürdistan’ı bombalamaya başladı. .

Türk Genelkurmay Başkanlığı 16 Aralık 2007 tarihinde başlayan 22 Aralık tarihine kadar devam eden hava saldırıları için 25 Aralık 2007 tarihinde yaptığı açıklamada; "200 hedefin savaş uçaklarımız ve karada konuşlu ateş destek unsurlarımız tarafından ateş altına alınmış, hedefler tam isabet vurulmuştur" demişti.

Genelkurmay resmi internet sitesinden yer alan bir açıklamaya göre bombardımanda 150 ile 175 arasında gerillanın öldürüldüğü iddia ediliyordu.

Genelkurmayın açıkladığı bu rakamları Pensilvanya ve Ergenekon basını manşetlerine taşıdı. Gazeteler ‘Jetlerimiz inlerinde vurdu: 175 ölü’ gibi manşetlerle çıktı. TV ekranları grafiklerle donatıldı.

21 ŞUBAT 2008 ‘DE KARA HAREKATI BAŞLADI

Hava saldırılarını işgal harekatı izledi.

AKP hükümeti ‘Güneş Harekâtı’ adıyla 21 Şubat 2008'de Güney Kürdistan’a, Medya Savunma Alanlarına havadan ve karadan 10 bin askerle işgal harekatı başlattı.

16 Aralık 2007 tarihinde başlatılan hava harekatlarının devamı olan işgal harekatı tam 9 gün sürdü.

21 Şubat 2008 tarihinde Medya Savunma Alanlarına yapılan işgal girişiminden sonra; Türk Genelkurmay Başkanlığı 3 Mart 2008 tarihinde yaptığı açıklamada sözüm ona ‘272 hedef vurduklarını, burada 240 PKK’linin etkisiz hale getirdiğini’ duyuruyordu.

HPG ise 2 Mart 2008 tarihinde yaptığı açıklamada toplam kayıplarının 9 olduğunu bildiriyordu.

Peki Türk Genelkurmayının açıklamalarda verilen rakamlar doğru muydu?

SES KAYIDI

19 Şubat 2008 tarihinde elime ulaşan bir ses kaydı bunun doğru olmadığını söylüyordu.

19 Şubat 2008 Salı günü şimdi bir gazetenin genel yayın yönetmeni olan biri beni telefonla aradı ve önemli bir haber verdi. Adı bende saklı olan gazeteci ‘Güney Kürdistan’a kara harekatının başlayacağını söyledi.

Aynı kişi 19 Şubat Salı akşamı söyleyeceğini doğrulayan bir ses kaydını bana ulaştırdı. Ses kaydı dönemin Genelkurmay Elektronik Sistemler Komutan’ı Tuğgeneral Münir Erten’ aitti.

Ses kaydını dinledikten sonra haberi teyid etmek için birden fazla kaynaktan bilgi almaya çalıştım. Erten’in verdiği bütün bilgiler önemli olmakla birlikte, bir nokta son derece önemliydi ve kamuoyunun bunu bilmesi gerekiyordu.

Erten, 20-22 Şubat tarihinde Güney Kürdistan’a kara operasyonu icra edileceğini söylüyordu.

Ses kaydını bana ileten gazeteciyi defalarca aradım. Gazeteci kendisinden emindi ve bilgilerin, adı geçen kişinin gerçek olduğunu üstüne basa basa tekrarladı.

Her durumda risk alıp bu önemli bilgi ve haberi kamuoyuyla paylaşmak gerekiyordu. Roj TV haber müdürümüzle bunu paylaştım ve o da dinledi. Ses kaydını yayınlamamız gerektiğine karar verdik.

Biz ses kaydını yayınlamadan aynı günün akşamı ses kaydı bir şekilde yotube paylaşım sitesine de düştü.

Ancak kamuoyu bu ses kaydı ve haberi ROJ TV’den öğrendi.

9 OCAK 2008’DE NE OLDU?

Hava saldırıları devam ettiği günlerde Genelkurmay peş peşe açıklamalarda bulunuyor ‘hedefler yüzde yüz vuruldu, örgüte ağır zayiat’ verildi denilerek operasyonun başarılı olduğunu anlatmaya çalışıyorlardı.

Aynı günlerde Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt Hava Kuvvetleri Komutanı Doğan Babaoğlu’a sarılarak ‘çocuklarla gurur duyuyorum’ demiş, Erdoğan’da kameralar karşısında geçmiş ‘Türk Silahlı Kuvvetlerini kutluyorum’ demişti.

Açıklamalarla yetinmeyen Yaşar Büyükanıt 9 Ocak 2008'de Genelkurmay Elektornik Sistemler Komutanını ziyaret etme ihtiyacı hissetmişti.

Herkes Yaşar Büyükanıt’ın ziyaretin hava operasyonda sözüm ona sağladıkları başarıyı kutlamak amaçlı olduğunu düşünüyordu.

Ancak bir kişi hariç. O isim ise GES komutanı Tuğgeneral Münir Erten’dı.

Yaşar Büyükanıt’ın GES komutanlığını ziyaretinin aslı amacı 'öldürdük' dediği ‘175’ sayısını doğrulatmaktı.

TUĞGENERAL ERTEN KAYIBIN 175 OLMADIĞINI BİLİYORDU

Ancak GES komutanı Erten, başından beri operasyonun başarısız, hayatını kaybeden gerilla sayısının karagahın açıklandığı gibi 175 değil, 5 olduğunu biliyordu.

Aslında bu gerçeği Büyükanıt ve Genelkurmay 2. Başkanı Saygun’da biliyordı. Ancak gerçeği halktan gizliyorlardı. Belki yaratılan havanın içinde sayıyla ölçecekleri bir başarıya ihtiyaçları var.

İşte bu gerçek olmayan başarı için Büyükanıt- Saygun yalan söylüyordu ve herkesin bu yalana inanmasını istiyorlardı.

Ancak işler ‘PKK'yi BBG evleri gibi izliyoruz’ diyen Büyükanıt'ın dediği gibi olmadı.

Peki bu ses kaydında ne vardı ve Münir Erten ne diyordu?

Dönemin GES komutanı Münir Erten’in mesai arkadaşlarına verdiği bilgide şunları söylüyordu:

‘Konu şu; 16 ve 18’indeki bombardıman ve kara harekatından sonra basına bir açıklama yapacaklar.

Tutarlı bilgi arıyorlar. Kaç kişi öldürdük?.’

Erten bu soruya şu yanıtı veriyor:

‘Biz açıkça 5 kişinin öldüğünü, 4 artı 4, 8 kişinin yaralandığını söyledik. 4 kişisi ilk bombardımanda, 4 kişisi 2 taburluk bir kara harekatın olmuştu Şemdinli güneyinde, Irak kuzeyinde yıllar sonra. Orada olduğunu söyledik. Bildiride açıklamadıkları için çok sayıda adamın etkisiz hale gelebileceğini söylediler.’

İstihbaratın başında ki isim Erten, Genelkurmayın açıkladığı 175 sayısını açıkça yalanlıyordu.

Aynı ses kaydında 20-22 Şubat’da kara harekatının başlayacağını söylüyordu.

Öyle de oldu ve harekat başladı.

Sonuç;

Bu ses kaydını 20 Şubat’da Roj TV ana haber bülteni ve Rojaktul gece de yayınladı. Kara harekatı 21 Şubat 2008 Türkiye saatiyle 19.00’da başladı ve 29 Şubat tarihine kadar sürdü.

Ses kayıdının yayınlanmasından sonra doğruları söyleyen Münir Erten görevden alındı yada baskılara dayanmayarak kendi isteğiyle emekliliğini istedi.

 

 

Bu haber 614 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.