Lütfen bekleyin..

Esra Çiftçi

Tek suçlu Erdoğan mı?

03 Haziran 2016, 23:36

Nazi Almanya’sı için şu sözler söylenir: “Yaşanan felaketin sebebi tek başına Hitler değildir. Yaşanan felaketin sebebi aynı zamanda sorgusuz, sualsiz Hitler’e destek veren milyonlarca Alman’dır…”

 

Aradan 71 yıl geçmesine rağmen o zihniyet yükselişe geçmiş, Hitler ve onu destekleyen Almanların ruhu bugün de Türkiye’de dolaşıyor. 

Tabi ki, Türkiye’de son 90 yıldır her şey yolunda gidiyordu, ırkçılık yoktu, rejim baskısı yoktu, demokrasi vardı ve bugün bozuldu demiyorum. Ancak rejim hiçbir zaman bu kadar zıvanadan çıkmamıştı. 12 Eylül askeri faşist cuntası döneminde bile kentlerin, kasabaların, şehirlerin yerle bir edildiğini, insanların diri diri yakıldığını görmedik. 

Lafı uzatmaya gerek yok. 1 Haziran 2016 tarihinde medyaya düşen haberin özeti şöyle: 

"Kütahya'nın Tavşanlı ilçesinde Doğu ve Güneydoğu kökenli işçilerin bayrak yaktıkları için gözaltına alındıklarına dair söylentiler binlerce kişinin polis merkezi önünde toplanmasına sebep oldu. Polis müdahalesiyle uzaklaşan kalabalıktan bazıları TOKİ inşaatlarının bulunduğu yere giderek işçilerin kaldığı barakaları ateşe verdi."

Buyur buradan yak…

Elbette bu Türkiye’nin batısında Kürt işçilere yönelik yapılan saldırı ilk olmadığı gibi, belli ki son olacağa da benzemiyor. En bilinen saldırılardan biri de Eylül 2015 tarihinde Türkiye’de eş zamanlı olarak HDP il ve ilçe teşkilatlarına yapılan saldırıydı.

Ekmek parası kazanmak için memleketlerinden uzaklara gidip çalışmak zorunda kalan gariban Kürt işçilere saldırmalarının nedeni ‘vatan millet’ saçmalığıdır. Kürt işçileri, öğrencileri linç ederek, yaşadıkları barakaları ateşe vererek başlarının göğe erdiğini düşünen bu güruh, nedense Erdoğan memleketi soyup soğana çevirirken ses çıkartmıyor. Yine aynı güruh Erdoğan’ın desteklediği vakıfta tecavüze uğrayan çocuklar içinde oldukça sessizdi ama tecavüzcü vakıfa destek veren tecavüzcü adamları da alkışlamaktan hiç de geri durmadılar.   

Aynı Erdoğan başkan olabilmek için memleketi kan gölüne çevirdi, her gün onlarca insan hayatını kaybediyor; bu söz konusu güruh sesini dahi çıkartmıyor. Erdoğan her gün onlarca kez yalan söylüyor çıkıp da “sen bize neden yalan söylüyorsun?” demiyorlar ve yalanı da bile bile alkışlıyorlar.

Bir kasaba ‘bayrak yakıldı’ söylentisi üzerine sabaha kadar uyumuyor. Neden? Üç Kürt işçi için...

Türkiye ahlaki, vicdani değerlerini kaybetmemiş insanların yaşadığı bir ülke olsaydı, üç Kürt işçiyle uğraşmak yerine ortak yaşam iradesini ortadan kaldıran Erdoğan’la mücadele edilirdi.

Azıcık vicdanı olan tankla, topla, savaş uçaklarıyla yerle bir edilen Sur, Gever, Nusaybin, Cizre’ye sessiz kalmazdı. Demek ki sıradan bir saldırıyla karşı karşıya değiliz. 

Tavşanlı’da yaşanan linç girişimi bir Türkiye fotoğrafıdır! Yaşananlar gösteriyor ki Türkiye’de Kürtleri ve Alevileri çok zor günler bekliyor. Bu saldırganlığa karşı örgütlenip mücadele etmek tek çıkar yoldur. Kürtler ve Aleviler hayatın her alanında örgütlenip, birleşip birlikte hareket etmedikçe yarın bir gün hepimizin evleri yakılır, yıkılır, hepimizi ateşe verirler. Ki biz bunları fazlası ile yaşadık da…  

 

Kimse bu günlere, bu yaşananlara “normal, geçicidir” gözüyle bakmasın. Türkiye’de yaşayan insanları ne yazık ki daha zor günler bekliyor. Erdoğan o koltukta oturduğu sürece de kimse normalleşmeyi beklemesin. Erdoğan’ın gitmesi, rejimin demokratikleştirilmesi için ise izleyici olmaktan çıkıp Kürtlerle birlikte mücadele etmek gerek.

Bu haber 583 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.