Lütfen bekleyin..

Esra Çiftçi

Biz güçlüyüz

20 Mayıs 2016, 20:19

Faşizm, toplumsal yaşamın tüm alanlarını kapsayan bir tek ideolojiyi bağlayıcı olarak kabul eder. Gerek devlet gerekse de iktidarın dünya görüşüne göre ve lider ilkesine göre örgütlenir ve belirlenir. Basın ve yayın kuruluşlarının mevcut ideolojiye göre yayınlar yapması zorlanır. İktidarın görüşüne zıt düşünceler ve muhalif seslerin çıkması çeşitli baskı unsurlarıyla önlenir. Aykırı yayın yapanlar sansürlenir, kapatılır veya başka türlü yollarla engellenmeye çalışılır. Böylece iktidarın hâkim düşüncesinin karşısına farklı düşüncelerin çıkmasının önüne geçilmiş olunur ve tek tip bir düşünce toplumda baskın hale getirilir. 

Tanıdık geldi mi? Biz böyle faşizmin idare ettiği bir ülkede yaşıyor olabilir miyiz? 

Bizde de iktidarın siyasi görüşüne karşı gelenlerin başına her türlü iş gelmiyor mu? Kim ki iktidar gibi düşünmüyorsa kafadan, "terörist" ilan ediliyor. Kim ki iktidarı eleştirse iktidar tarafından hedef gösteriliyor, sonrasında ya tutuklanıyor, ya öldürülüyorlar. 

Basın yayın kuruluşlarına bakalım. Hepsi iktidarın etrafında havuz olmuşlar, dalıp dalıp çıkıyorlar. İktidara yaranmak için neredeyse yarış halindeler. Ülkenin sosyal, siyasal, ekonomik, psikolojik birçok sorunu ortadayken, her gün kadınlar katledilirken, çocuklar tecavüze uğrarken, işsizlik artarken, memleket dibe vurmuşken, bir sürü iktidar yalakaları ceplerini haksız kazançla doldururken iktidar medyasındaki bu gazetelerin ve televizyonların çalışanları yaşanan bütün usulsüzlüklerin üzerlerini örtüp, "Padişahım çok yaşa" manşetleri atıyorlar. Ya da her sabah, bir gün sonrasının haberlerini büyük şefi arayarak, "Efendim ne buyurursunuz, ne yazalım?" diyerek şirin gözükmenin ve icazet almanın derdindeler. 

İktidarın kirli yüzünü ortaya çıkaran, halkın nabzını tutan, bu ülkede insanlar kimliklerinden, düşüncelerinden dolayı cayır cayır yakılıyor, zindanlar muhalif insanlarla doluyor diye yazan, çizen namuslu gazeteler, ajanslar ve televizyonlar ise her gün engelleniyor, kapatılıyor, çalışanları tutuklanıyor. 

Faşizmi anlatmaya, yazmaya ne hacet zaten içinde yaşıyoruz.   

Faşist ise sadece kendi düşüncesinin doğru olduğuna inanan ve diğer insanların düşüncesine saygı göstermeyen hatta diğer insanları da kendi gibi düşünmeye zorlayan insana denir. 

Bu da tanıdık geldi mi? Bizim ülkemizde de bunlardan çok sayıda bizi idare etmeye çalışan olabilir mi? 

Bizde de iktidardaki şef kendi düşüncesini zorla bize dayatmıyor mu? Hatta kendi gibi düşünmeyenleri "dinsiz" diyerek itham etmiyor mu? Kim ki kendine muhalif olursa hedef gösterip linç edilmesine sebep olmuyor mu? 

Bizim şef ayrıca inşaatları, barajları, din-milliyet sömürüsünü ve savaşı da çok seviyor. Zaten faşistlerin başlıca özelliği de bu değil mi? Onların dünyasında insana dair hiç bir şey bulamazsınız. Hatta bizim şef, hak, hukuk, insan hakları, özgürlük, barış diyenleri pervasızca hedef göstermiyor mu?  

Faşistleri de anlatmaya ne hacet, bizde onlardan da çok var. 

Son yıllarda yaşadıklarımızın binde biri ortalama bir Avrupa ülkesinde yaşansaydı yer yerinden oynardı, hükümetler devrilirdi, halklar sokağa çıkardı. Olması gerekende buydu ama burası Türkiye! 

Şu on dört yılda yaşadıklarımıza bir baksak, hoş bakmaya ne hacet, her şey ayan beyan ortada değil mi?  

Evet, etrafımız faşizmle ve faşistlerle çevrilmiş olabilir ama bu bizim kaderimiz değil, asla da olmamalı. 

Biz halklar ne yapmalıyız? 

Daha çok direnmeliyiz, daha çok insan haklarından, özgürlükten, barıştan yana olmalıyız. 

Hiçbir şeyin sonuna gelinmiş değil. Daha çok mücadele etmek, daha çok haykırmak gerekiyor, daha çok birbirimizin elini tutup, birbirimize dokunmamız gerekiyor. Gücümüzün farkında olmalıyız, çünkü biz güçlüyüz… 

Bu haber 569 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.