Lütfen bekleyin..
Munzur Haber / Dündar ve Gül davasında ikinci duruşma

Dündar ve Gül davasında ikinci duruşma

22 Nisan 2016, 20:06

Can Dündar ve Erdem Gül’ün MİT TIR’ları haberleri nedeniyle yargılandıkları davanın üçüncü duruşmasında erteleme kararı çıktı.

Cumhuriyet Gazetesi Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün MİT TIR'ları haberleri nedeniyle yargılandıkları davaya İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün devam ediliyor.

Duruşma için Çağlayan Adliyesi'ne gelen Dündar ve Gül, açıklama yaptıktan sonra avukatları ile birlikte adliyeye girdi. 

HDP ve CHP milletvekilleri de duruşmayı izlemek için salona girdi. 

Adliye koridorlarına özel tim polisleri yerleştirildi. MİT ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatları duruşma salona girdi. 

Bugünkü duruşmada tanık Emre Erdiş ifade verdi. 

Erdiş'in ifadesinde öne çıkan noktalar şöyle: "Bayram Kaya adlı kişi twitter mesajı göndererek, 'Yarın Cumhuriyet gazetesi bombayı patlatacak' dedi. Ben mesajda bahsedilen konunun MİT tırları olacağını düşünmemiştim. Bayram Kaya'ya sorduğumda 17 Aralık operasyonuyla ilgili olduğunu söyledi. Neden burada olduğumu da anlamadım. Tanık olduğum bir olay yok."

Muhammet Hasan Medineli adlı bir kişi, iki gazetecinin tutuklanmasını istedi, davaya müdahillik talebinde bulundu. Savcı, bu talebin reddedilmesini istedi.

Savcı, "Can Dündar ve Erdem Gül eylemleri, Yargıtay'da görülen FETÖ/PDY davasıyla birleştirilmeyi gerektirir" dedi, davaların birleştirilmesini istedi. 

'BİRLEŞTİRMENİN HUKUKİ VE MADDİ DAYANAĞI YOK'

Avukat Bahri Belen, yargılamayla ilgisi olmayan yazı ve belgelerin dosyadan çıkartılmasını istedi. Savcının iki davanın birleştirilmesi talebinin hukuki ve maddi dayanağının olmadığına dikkat çeken Belen, şunları söyledi: "Savcı Can ve Erdem'in diğer dosya sanıkları ile fikir ve eylem birlikteliği içinde olduğunu iddia ediyor. CMK'ya bakıyorum. Tuğla gibi iddianame düzenleyen savcı yeni bir şey mi demiş diye bakıyorum. CMK'nın ilgili maddelerine göre birleştirme talebinin hukuki hiçbir dayanağı yoktur. Savcının bu birleştirme talebi hukuken dayanaksız olduğu gibi siyasi olarak da 'ayıp'tır. Belki de yıllarca sürecek dava ile 2 gazetecinin yargılandığı bu davanın birleştirilmesi haksızdır."

Belen'in ardından avukat Akın Atalay söz aldı. "Bu dava hem çok kolay hem çok zor bir davadır" diyen Atalay, şöyle konuştu: "Kolaydır çünkü, eylem bellidir. Sadece hukuki nitelendirme yapılması gerekir. Bu ülkenin yargıç ve savcılarına sorulsa büyük çoğunlukla bu 'kolay' davaya bakmak istemez. Çünkü bu davada kamuoyu ikna edilememiş, tutuklamanın çok haksız olduğu anlaşılmıştır."
AYM kararıyla sanıkların eylemlerinin gazete haberleri olduğu, başka hiçbir delil olmadığının ortaya çıktığına dikkat çeken Atalay, birleştirme talebinin reddedilmesini, davanın da 4 aylık sürede açılmadığı için düşürülmesini istedi. 

Avukat Ergin Cinmen de birleştirme talebinin reddini talep etti. 

Mahkeme, davanın Yargıtay 16.Ceza Dairesi'nde görülen FETÖ/PDY davası ile birleştirilmesi talebini reddetti. 

Mahkeme heyeti duruşmayı 6 Mayıs günü saat 10.00'a erteledi.

Bu haber 558 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorisindeki Diğer Haberler
Uluslararası Dünya Müzik Fuarı Womex, 2021 sanatçı ödülünü, Dersimli sanatç..