Lütfen bekleyin..
Munzur Haber / Dengbêjlik kadın sesidir

Dengbêjlik kadın sesidir

03 Kasım 2018, 17:08

Ayşe Şawaqi, bir sevdanın peşinden daha çocukluğundan itibaren koşmuş ve sonunda hayallerine kavuşmuş. Fakirlikten daha öte, toplumsal baskılar adeta önüne barikat çekerek hayallerine engel olmaya çalışır. O engelleri bir bir yıkıp müziğini kendi diyarının ötesine, farklı kültürlere ve insanlara taşımayı başarır.

Ayşe Erel ya da bilinen ismi ile Şavaklı Ayşe, bir sevdanın peşinden daha çocukluğundan itibaren koşmuş ve sonunda hayallerine kavuşmuş bir kadındır. Birçokları için müzik yapmak ve hayallerini gerçekleştirecek imkânlara ulaşmak çok kolaydır. Ancak Şavaklı Ayşe için fakirlikten daha öte, toplumsal baskılar adeta önüne barikat çekerek hayallerine engel olmaya çalışmıştır. Ayşe, o engelleri bir bir yıkıp müziğini kendi diyarının ötesine, farklı kültürlere ve insanlara taşımayı başarmış.

Dengbêjliğin özünde kadınların sesi olduğunu, ancak zaman içerisinde dinsel temelli toplumsal baskılar sebebiyle kadınlara sadece ağıtların kaldığını söyleyen Ayşe Erel, dengbêjliği hak ettikleri gibi tekrar kadınların kazandığını dile getirdi. Şimdilerde tabuları yıkan kadın olarak görüldüğünü ancak çok zor yollardan ve zamanlardan geçtiğini belirten Şavaklı Ayşe, kendi rüzgârının esintisinde geziniyor ve yaptığı kılamlar ile halkının sözcülüğünü yapıyor.

Ayşe Şawaqi, zaman içerisinde kabına sığmayarak yeni ufuklara yelken açmış Avrupa’ya kadar kendisini taşımış. Sesin olduğu her yerde sözün de olduğunu dengbejliğin özünün bu iki temele dayandığını belirten Ayşe Erel, bir zamanlar kendi sesini ve sözünü sadece kendisinin dinlemiş olduğunu ve ne olursa olsun toplumsal baskıların onu asla yıldırıp yolundan döndüremediğini dile getirmiştir.

Hiçbiri yanımda değildi

“Esas ismim Ayşe Erel olmasına rağmen insanlar beni Şavaklı Ayşe ya da Ayşe Şewaqî ismi ile tanıyorlar. Dersim’in Pertek ilçesinde Bulgurtepe köyünde doğdum büyüdüm. Çocukluğum ve ilk gençlik yıllarım buralarda geçti. Bu toprağın özü ile yoğuruldum. Ayşe isminin arkada kalmasını istemediğim için albümümde Ayşe Şewaxî ismini kullandım. Çok güçlü ve kalabalık bir aşirete mensubum. Biz Şewaqlar göçebe olduğumuz için yıl içerisinde sürekli yer değiştiririz. Aşiretim büyük olmasına rağmen ama ben sanatımı icra etmeye çalışırken, haklarım ve düşüncelerim için savaşımı verirken hiçbiri yanımda değildi.

Göç başladı, sadece 6 ev kaldı

Göçmelerin üzerinden yaklaşık 30 yıl geçti. 90’lı yılların başında başladı bu göç dalgası. Göçün ardından altı ev kaldı geriye. Ben ilkokula giderken köyümüz henüz boşalmamıştı, o zamanlar köyümüzün yarısı duruyordu. Diğer yarısı ise baskılardan dolayı İstanbul’a göç etmişlerdi. Dersim 90’lı yıllarda köy boşaltmaların çok yaşandığı kentlerin başında geliyordu. Köyümüz daha sonraları aynı sebepten dolayı yavaş yavaş boşalmaya devam etti. Sonunda köy denemeyecek kadar, beş ya da altı hane kaldı köyümüzde. O hanelerden birisi dayım, birisi dedemdi. Bizim dışımızda hemen herkes yaylaya çıkıyor, köyü tamamen bize bırakıyorlardı.

Tek arkadaşım, sazımdı

Bizim köyümüzde sadece erkekler saz çalardı, ne yazık ki kadınların böyle bir hakkı yoktu. O dönemde bir kadının saz çalması, kılamlar söylemesi ayıp ve günahtı. Ben çocuktum koşup gidip onları dinliyordum. Çok seviyordum sazı. Ben 11-12 yaşlarındayken babamla tarla işlerine gidiyordum. O yaşlarda babamdan hep bir şeyler isterdim. En sonunda çocukluktan beri istediğim bir şey olan, büyük bir hayranlıkla bağlı olduğum sazı istedim babamdan. Başlarda beni oyaladı ama ben asla bu tutkumdan vazgeçmedim. Sonunda ‘ya bana saz alırsın ya da işleri artık yapmam’ dedim.
Bir gün Elazığ’a gitti, orada Anadolu Saz Evi vardı. Bana saz getirdi. Babamın otobüsten iniş anını hiç unutmuyorum.

Terliğimi mikrofon yapardım

Sazın geldiği dönem diğer haneler yaylada olduğu için özgürlük zamanlarımızdı. İlk üç ay sadece bilmeden tellere vuruyordum. Terliğimi mikrofon yapıp şarkı söylerdim. Sanatçı olmak gibi bir hayalim hiç olmadı. Ama sazı ve saz çalmasını çok seviyordum. Babam bana zaman zaman, “Tın tın kiraz bahçesi, tın tın kiraz bahçesi hani hiçbir şey öğrenmiyorsun?” derdi ve ben de çalamadığım için ağlardım.

Saz çaldığım için dışlandım

Elimde sazı görünce yadırgadılar. Köyün diğer kızları büyüklerin yanında bir şeyler konuşmazken biz kendimizi savunuyorduk. Ben gizlice saz çalıp, türküler söylüyordum. Sonra kimse kızını benim yanıma göndermek istemedi. Çünkü feodal bir toplumda bir kadının saz çalıp, şarkı söylemesi günah ve ayıptı. Toplumdan dışlandım. Onlar beni dışladıkça ben sazıma daha çok sarıldım.

Sadece Alevi canlar destek verdi

Beni özellikle üzen konu aşiretimin bana sahip çıkmamasıdır. Gurur duymaları gerekirken, el üstünde tutmaları ve sahiplenmeleri gerekirken hiçbir şey yapmadılar. Tam tersine sanatımı icra ettiğim için taşladılar ve aşağıladılar. Şimdi müziğim hak ettiği yerlere gelince de övüyorlar. Yolun başında benimle olmayanları zorluğu aştıktan sonra ne yapayım? Saz çalmaya başladıktan yaklaşık on yıl sonra tavırlar tamamen değişti. Bu sefer de ben onlara çalmak ve söylemek istemiyordum. Bu yolda bana en büyük destek verenler ise çevre köylerde bulunan Alevi canlardı.’’

Kendi rüzgarını başka iklimlere taşımış

Ayşe’nin talihi, yönetmen Hakan Aday’ın çektiği “Dersim Halk Âşıkları” belgeseli sırasında tanışmaları ile değişmiş. Belgesel boyunca Dersim dedelerini keşfe çıkan Aday, Ayşe’nin ününü duyunca onunla tanışmak istemiş. Hayatında köyünden ve yaylasından başka bir yere gitmeyen Ayşe, kamera konusunda çekingen davranmış. Utangaçlığının farkına varan Aday, ona fark ettirmeden söylediği şarkıyı kameraya almış. Böylece Ayşe’nin hayatı aslında hep düşlediği şekilde, sanatını icra etmesi için tamamiyle değişmiş.
Kendi insanına küsen Ayşe, şarkılarını ve kültürünü başka yörelere taşımış. Sonunda bir albüm yapan Şavaklı Ayşe, kendi rüzgârını başka iklimlere taşımış. Müzik yolculuğuna başlarken hayalinde olmayan bir noktaya gelmiş ve yurtdışında birçok konsere çıkmış. (Pirha)

Bu haber 66 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorisindeki Diğer Haberler
Sanatçı Ali Sizer'in “Çıra” albümü Kom Müzik marketlerinden çıktı. 7 es..