Lütfen bekleyin..
Munzur Haber / HDP, EMEP, İHD, DEDEF ve ADEF’ten ortak çağrı: Belgeler açıklansın

HDP, EMEP, İHD, DEDEF ve ADEF’ten ortak çağrı: Belgeler açıklansın

04 Mayıs 2021, 15:58

HDP Dersim İl Örgütü, EMEP Dersim İl Örgütü, İHD Dersim Şubesi, DEDEF ve ADEF, Bakanlar Kurulu tarafından 4 Mayıs 1937’de başlayan Dersim Katliamı’na ilişkin yazılı açıklama yayınladı.

PİRHA-HDP ve EMEP Dersim il örgütleri, İHD Dersim Şubesi, DEDEF ve ADEF, Dersim Katliamı’nın belgelerinin açılmasını ve devletin özür dilemesi çağrısında bulundu. Çağrıda, Seyit Rıza ve yol arkadaşlarının mezar yerlerinin açıklanması, 1937-1938’de ne kadar insanın katledildiğine dair arşivlerin açıklanması istendi.

HDP Dersim İl Örgütü, EMEP Dersim İl Örgütü, İHD Dersim Şubesi, DEDEF ve ADEF, Bakanlar Kurulu tarafından 4 Mayıs 1937’de başlayan Dersim Katliamı’na ilişkin yazılı açıklama yayınladı. Açıklamada Dersim Katliamı’nın detaylı bir şekilde araştırılması çağrısında bulunuldu.

“1937-1938’DE NE KADAR İNSANIN KATLEDİLDİĞİNE DAİR ARŞİVLER AÇIKLANSIN”

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dersim İl Örgütü, 84 yıl önce yaşanmış kanlı tarihle yüzleşilebilmesi için resmi özür dilenmesini istedi.

Açıklamada, 15 Kasım 1937 tarihinde idam edilen Seyit Rıza ve yol arkadaşlarının mezar yerlerinin açıklanmasını belirterek, “1937-38 yıllarında ne kadar insanın katledildiğine dair arşivlerin açılması, kamuoyunda ‘Dersimin kayıp kızları’ olarak bilinen, evlatlık verilmiş çocuklarla ilgili belgelerin açılması, sürgüne gönderilen insanlarımızın akıbetine dair belgelerin açıklanması ve Dersim isminin resmi olarak tekrar iade edilmesi ile ancak mümkün olabilir. Halkımızın bu haklı talepleri bir an önce karşılanmalıdır” denildi.

“DERSİMLİLERDEN, TÜRKİYE TOPLUMU VE İNSANLIK AİLESİNDEN ÖZÜR DİLENMELİDİR”

Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) ve Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu da(ADEF), 1938 sonrası doğan Dersimlilerin korkunç ve kanlı katliamlar silsilesinin hikayeleriyle büyüdüğünü ifade etti. Ülkede yaratılan korku ortamından dolayı yaşlıların, annelerin ve babaların 60, 70 sene Dersim-38 trajedisini çokça konuşamadıklarına dikkat çekilen açıklamada, “Konuşmaktan imtina ettiler; keza çocuklarının başına aynısının gelmesinden yıllar boyu korktular! Bu sebeple bizler, bu kuşağın devamındaki nesiller ninnilerle değil, ağıtlarla büyüyen bir kuşağız. Dersim Tertelesi nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti devleti evvela hiçbir günahı ve suçu olmadığı halde buna maruz kalan Dersimlilerden, sonra Türkiye toplumundan ve insanlık ailesinden resmi olarak özür dilemelidir” denildi.

“SEYİT RIZA VE ARKADAŞLARININ MEZAR YERLERİ AÇIKLANSIN”

İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim Şubesi ise katliama ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, devletin Dersim’le yüzleşmesini talep etti. Açıklamada, TBMM bünyesinde “Dersim İçin Hakikat Komisyonu” kurulmasını, komisyon çalışmaları tamamlandıktan sonra komisyonun önerileri doğrultusunda gerekli yasal düzenlemelerin yapılarak soykırımın tanınması, özür dilenmesi ve onarıcı adalet çözümleri üzerinde durulması gerektiğine yer verildi.

Açıklamanın devamında şu talepler sıralandı:

*Dersim adının iade edilmesini,

*Dersim katliamında idam edilen Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerlerinin açıklanmasını,

*Yapılan askeri operasyonlar sonucu katledilmeyip sağ olarak yakalanan kız çocuklarının akıbetinin açıklanarak aileleri ile buluşturulmasının sağlanmasını,

*Dersim’in insansızlaştırılma politikasından vazgeçilerek halen yapımı süren HES ve diğer barajların iptal edilerek doğal ve kültürel tahribata son verilmesini,

*Dersim’deki doğal ve kültürel inanç merkezlerinin muhafaza altına alınarak Dersim halkının yerel temsilcilerine (Dersim Belediyesi gibi) devrinin sağlanmasını, talep ediyoruz.

“KATLİAMLA İLGİLİ HİÇBİR ADIM ATILMADI”

Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü de Cumhurbaşkanı Erdoğan 2011 yılında “Eğer devlet adına özür dilemek gerekiyorsa ve literatürde böyle bir şey varsa ben özür dilerim” sözlerini hatırlattı. Şimdiye kadar devlet adına özür dilemek bir yana katliamla ilgili hiçbir adım atılmadığı ifade edilen açıklamada, yeri geldiğinde muhalefeti sıkıştıracak siyasi bir malzeme olarak kullanıldı belirtildi.

Bu haber 38 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorisindeki Diğer Haberler
28 Mayıs 1980 günü ırkçıların faşist saldırılarda “Kana Kan İntikam-Kanımız..