Lütfen bekleyin..
Munzur Haber / Dersim Kadın Platformu: Haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz

Dersim Kadın Platformu: Haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz

25 Kasım 2020, 19:22

“Kadınlar, dünyanın her yerinde fiziksel, psikolojik, ekonomik şiddete maruz kalmakta ve hatta yaşam hakları vahşice ellerinden alınmaktadır. Ülkemizde pandemi döneminde 220, 2020 yılının ilk 10 ayında ise 397 kadın erkekler tarafından katledildi”

PİRHA-Dersim Kadın Platformu 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele gününe ilişkin yaptığı açıklamada, “Kadınlar, dünyanın her yerinde fiziksel, psikolojik, ekonomik şiddete maruz kalmakta ve hatta yaşam hakları vahşice ellerinden alınmaktadır. Ülkemizde pandemi döneminde 220, 2020 yılının ilk 10 ayında ise 397 kadın erkekler tarafından katledildi” derken, Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku ise, ““Bir kadın cinayeti 47 yıl sonra ortaya çıktı. Engin Yücel şunu zannetmesin. Bana bu saatten sonra durmak, nefes almak yok. Onlara da olmayacak. Gülistan Doku’yu bulacağım ve bize bunları çektirenler cezalandırılacak” dedi.

Dersim Kadın Platformu 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele gününde Seyit Rıza meydanında basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasını Dersim Kadın Platformu adına Fatoş Taşkale okudu.

“KADINLAR DÜNYANIN HER YERİNDE ŞİDDETE MARUZ KALMAKTA”

Fatoş Taşkale, kadınların, dünyanın her yerinde fiziksel, psikolojik, ekonomik şiddete maruz kaldığına ve yaşam haklarının vahşice ellerinden alındığını söyleyerek, “Ülkemizde pandemi döneminde 220, 2020 yılının ilk 10 ayında ise 397 kadın erkekler tarafından katledildi” dedi.

Taşkale, her güne yeni bir ölüm, şiddet, taciz ya da tecavüz olayı ile uyanır olduklarını vurgulayarak, şunları dile getirdi:

“Kadınlar lehine imzalanan ulusal ve uluslararası sözleşmelere uyulmadığı gibi, cezasızlık ve haksız tahrik indirimi gibi cezai uygulamalar, kadına yönelik her türlü şiddet taciz tecavüzde erkekleri güçlendiriyor, teşvik ediyor, koruyor. Bu koruma ve yasasızlık her gün karşımıza yeni bir taciz, tecavüz ve kadın katliamı olarak çıkıyor. Artan şiddet ve cezasızlık; “henüz” o şiddetin muhatabı olmamış tüm kadınlara da bir gözdağı olarak, çizilen sınırlara riayet etmediğinde başına neler gelebileceğinin bir tasviri olarak gözümüze sokula sokula tekrarlanıyor. Covid-19 salgını karşısında getirilen tedbir ve yasaklar ise bizleri korumaktan çok uzak durumda; öyle ki bu yasa klar çoğu zaman bizi evlerimize ve iş yerlerimize mahkum ederek oralarda yaşanan şiddettin ise kapalı kalmasına sebep oluyor. Bu yasaklar biz kadınların yaşamı için gün geçtikçe virüsten daha tehlikeli hale geliyor. Yılmadan yorulmadan bir kez daha sesleniyoruz, yeter artık failleri değil kadınları koruyun! Eşitlik mücadelemizin en önemli kazanımlarımızdan olan İstanbul Sözleşmesi başta olmak üzere İmzalanan uluslararası ve ulusal sözleşmeleri kaldırmayı tartıştırmak yerine bu sözleşmelere uyun, uygulayın.”

“İNSANCA ÇALIŞMAK VE İNSANCA YAŞAMAK İSTİYORUZ!”

Bu sistem sadece bedenlerimiz üzerinde değil emeğimiz üzerinde de tahakküm kurmak istediğini söyleyen Taşkale, “Pandemiyi fırsata çevirmek isteyen sistem ve onun temsilcisi siyasi iktidar, her alanda olduğu gibi bu alanda da emeğimizi görünmez ve değersiz kılıyor. Pandemi ile birlikte ağırlaşan ekonomik krizin en ağır faturası biz kadınlara ödetiliyor, istihdam alanında ilk gözden çıkardıkları kadınlar oluyor. Artan yoksullaşma ile birlikte evin içinde giderek ağırlaşan geçim derdinin en ağır faturasını yine biz kadınlar ödüyoruz. İçerde gün geçtikçe ekonomik şiddete, psikolojik şiddete ve hatta bazen fiziksel şiddete dönüşen bu geçim derdi pandeminin de etkisi ile çoğu zaman evin içinde kalmaya devam ediyor. Bizler de bu 25 Kasımı pandemi ile mücadelede en ön safta yer alan, sağlıkta her geçen gün giderek artan şiddete ve kölece çalışma koşullarına göğüs geren sağlık emekçisi kadınlara atfediyoruz. Bizler, insanca çalışmak ve insanca yaşamak istiyoruz” dedi.

“GÜLİSTAN DOKU’YU BULACAĞIM VE BİZE BUNLARI ÇEKTİRENLER CEZALANDIRILACAK”

326 gündür kayıp olan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku ise, kardeşinin kayboluşundan sorumlu olan herkesin hesap vereceğini söyledi. İlk günden bu yana kardeşi için açıklama yapılmaması için yetkililerin baskı kurduklarını dile getiren Aygül Doku, “Bir kadın cinayeti 47 yıl sonra ortaya çıktı. Engin Yücel şunu zannetmesin. Bana bu saatten sonra durmak, nefes almak yok. Onlara da olmayacak. Gülistan Doku’yu bulacağım ve bize bunları çektirenler cezalandırılacak” diye konuştu.

Bu haber 37 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorisindeki Diğer Haberler
DERSİM - Kirmançkî lehçesini yaşatmak için "Klamların Ardında Dersim S..