Lütfen bekleyin..
Munzur Haber / Semah Dergisi'nin 49. Sayısı çıktı.

Semah Dergisi'nin 49. Sayısı çıktı.

11 Ağustos 2020, 20:27

Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) tarafından periyodik aralıklarla düzenli olarak yayımlanan ‘Semah Dergisi’ nin Mayıs / Haziran 49. Sayısı 'İnancımız üzerinden kariyer devşirmeyin' kapağı ile çıktı.

Semah Dergisi Yayın Kurulu tarafından hazırlanan ve Almanya başta olmak üzere, Fransa, Avusturya, İngiltere ve İsviçre gibi Alevilerin yoğun olarak yaşadıkları ülkelerde ‘Temsilcilikleri’ ve Dergahları aracılığı ile dağıtımı yapılan ‘Semah Dergisi’ne özellikle Almanya'nın bir çok kentinde FEDA’ya bağlı Dergahlardan ulaşmak mümkün.

Makale, araştırma ve analizleri ile 49. Sayı'ya katkı sunan yazar ve araştırmacılar ise şunlar; 

Dilşa DENİZ; ALEVİLİK VE İSLAM MESELESİ: “İÇ ÇİHAT” KAPSAMINDAKİ ALEVİLER

Erdoğan YALGIN; AHMET YESEVİ, HACI BEKTAŞ VELİ, DERSİMLİLER VE ISKALANAN GERÇEKLER!

Ali KÖYLÜCE; XIZIR VEYA KUDRET-İ NUR, CEMRE/KOZİ VE AŞK’IN DOĞASI

Hasan Hayri ATEŞ; YA KADİM DERSİM’E AĞIT YA DA HAKİKATLE YÜZLEŞME

Jinda DENİZ; ORTADOĞU KÜLTÜRÜ, İNSANLIĞIN EVRENSEL VE ORTAK MİRASIDIR

Pir Polat TEKİN; DAS ALEVITENTUM

KKDTKA çalışma grubu ile söyleşi; KOÇGİRİ

DERSİM’DE YAŞAYAN HURİ-URARTU GELENEĞİ

Ali Husein KERİM; DÛZGÎN BABA İLE TÛJIK BABA

Astare ÇIMVEŞAN & İbrahime XAŞXAŞE; NUŞTOXÊ KITABÊ ŞÎÎRAN “AŞMA ZERDE” ROPORTAJ

Can KASAPOGLU; SEMAH PANORAMA

'İnancımız üzerinden kariyer devşirmeyin' kapağı ile çıkan Semah Dergisi'nin 49.Sayısı'na ilişkin kaleme alınan giriş yazısı ile şöyle;

“Sevgili Canlar, Semah dergimizin 49. Sayısını, Almanya merkezli tüm Avrupa ülkelerindeki Alevi toplumuyla paylaşmanın sevincini yaşıyoruz. Alevi toplumunun yazın hayatına 1994 yılında, logosunda “Aslını İnkar Eden Haramzadedir” alt başlığıyla Zülfikar dergisiyle yola koyulmuştuk. Zülfikar dergimizin ilk sayısını, Mayıs/Haziran 1994 tarihinde, Türkiye ve Avrupa ülkelerinde yaşayan sizlerle buluşturmuştuk. Yaklaşık 9 yıllık bir yayın hayatında, 47 sayısıyla birlikte dergimiz Zülfikar, 2002 yılında yerini Semah’a bıraktı. O günden bu güne, aralıksız olarak çeşitli özgün araştırmalarla süreli dergi yayınlarımız hep devam edip, günümüze geldi. Elbette bütün bu çabalarımızın kaynağında siz değerli okurlarımızın/dostlarımızın bizlere katkı sunan gayretleriniz var.

Sevgili dostlar, Sizlerin de günü gününe takibettiğiniz üzere inancımız üzerinde oynanan sinsice oyunlar hergeçen gün biraz daha kendisini hisettirmekte. Bir yandan İran Şiialığı öte yandan Diyanetin kendine özgü Ehl-i Sünnet kıskacında olan inancımızın köksel nüveleri biraz daha tahrip edilmekte. Ama ne acıdırki bütün bu yaşanılanlar, içimizdeki “Kınalı Keklikler“ tarafından derinleştirilerek sürdürülmektedir. İğdiş edilmiş parlamenter sisitemde siyasi bir kimlik/kariyer elde edebilmek için piyasa Aleviliğine soyunanlar, İslamın Ehl-i Beyit hanesine ait kavramlarıyla içi boş alegoik cümleler kurarak maalesef kendilerince

İnancımızı, yarınlara taşıyacaklarını sanma yanılgısındadırlar. Hergeçen gün bir yerlerde, bir araya gelen bir kaç kişi tarafından temcit pilavı gibi pişirilip önümüze sürülen basın açıklamaları, bildiriler ve benzeri çağırılarla kendilerince felsefi köklerini Mezopotamya topraklarında sulayan Alevi toplumunu, çağdaş düşünen Gençlerini ve yüzü güneşe dönük Kadın Analarını Ortadoğunun Ortaçağına geri götürme gayreti içerisine girmektedirler. Çok yazık! Bilinmelidir ki; bu inanç hiç bir bireyin siyasi kariyeri, geleceği için heba edilmez! Alevi toplumu buna asla izin vermemelidir. Kadim inancımızı hiç kimse, bir vekillik, belediye başkanlığı uğruna kendisine payende edemez, etmemelidir! İnancımız üzerinde siyasi kariyer devşirmeyin!

Dergilerimizin yayın hayatı süresince, 26 yıldan beri hep söyledik ve söylemeye de devam edeceğiz. Kızılbaşlık, Alevilik, Bektaşilik, Réya Heqi ve benzeri tanımlar kapsamında olursa olsun inancımz;

Hiç bir semitik dinin içerisinde değildir!

Hiç bir kitabi dinin mezhebi, cemaati, tarikatı değildir!

Hiç bir dinin çıktısı, farklı formatı, devamcısı asla değildir!

İnancımız; insan-doğa ekseninde örgülenmiş erkân/kurallar dizgesiyle, bütün soykırımcı târuzlar karşısında, asırlar boyu kendisini yaşatmış bir tabiat Ana inancıdır. Dolayısıla bu inanca en çok da Kadın Analarımızın sahip çıkması, yaşatması ve çocuklarına aşılaması gerekmektedir. Kadın Analarımız, harici ve dahili bütün siyasi figürleri iyi tanımalı ve ona göre bir duruş/tavır geliştirmelidir. Aksi halde yarın çok geç olabilir!

Sevgili Canlar;

İnancımızı; Ortadoğunun kanlı ve tâsuplu batağına çekmeye çalışan karanlık güçlerin karşısında hep birlikte tek yürek olarak karşı koymamız gerekmektedir. Bunun için bütün inanç kurumlarımızı birer dergah, okul, akademi statüsünde yeniden elden geçirmemiz gerektiğinin bilinciyle hareket etmeliyiz! İnancımızın tarihini, literatürünü, coğrafyasını, felsefi düşün kaynaklarını bireysel siyasi ideolojilerimize asla ve katâ kurban etmemeliyiz! Aksi halde yarın, kendi içimizde bile demokratik uygarlık çercevesinde birarada yaşamamız güçleşebilir. Zira hergeçen gün biraz daha yol ayırımına, zaten gelmiş bulunmaktayız! Hak ve hakikat mücadelemizi bu eksende ele alıp, modern dünya karşısında kendimizi ve toplumumuzu buna göre çağdaş bir bilinçle konumlandırmalıyız!''

Derginin Yazışma ve isteme Adresi ise şöyle;
Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) Semah Dergisi

Körnebach Str 49, 44143 DORTMUND

Xızır yar ve yardımcınız olsun! Hak ile kalın!

Semah Dergisi Yayın Kurulu

 

Bu haber 54 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorisindeki Diğer Haberler
"Mevcut hakim Alevi anlatısının sorunlu olduğunu gösteren bir diğer de..