Lütfen bekleyin..
Munzur Haber / FEDA; Kaçırılan bir cenaze değil, kadim değerlerimizin bütünü!

FEDA; Kaçırılan bir cenaze değil, kadim değerlerimizin bütünü!

08 Mayıs 2020, 19:38

Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) yazılı bir açıklama yaparak, polisin İstanbul’da Gazi Cemevindeki İbrahim Gökçek’in cenaze törenine ve cemevine saldırmasına tepki gösterdi.

Konser yasaklarının kaldırılması ve tutuklanan arkadaşlarının serbest bırakılması için girdiği ölüm orucunu, 323’üncü gününde sonlandıran ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in Gazi Cemevinde yapılmak istenen cenaze törenine ve yapılmak istenen yürüyüşe polis müdahale etti.

Vasiyetine uygun uğurlamanın ardından Gökçek’in cenazesi Kayseri’ye götürülerek orada toprağa verilecekti. Ancak biber gazıyla ve cemevinin kapılarını kırarak müdahale eden polis Gökçek’in babası Ahmet Gökçek’in ve avukatların da aralarında olduğu bir çok kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar daha sonra serbest bırakıldı.

Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) yazılı bir açıklama yaparak, polisin cemevindeki müdahalesine sert tepki gösterdi. FEDA, “AKP Faşizmi Uluslararası savaş hukunu dâhi hiçe sayan uygulamalara imza atmaya devam ediyor” dedi.

FEDA, İbrahim Gökçek’in cenazesinin polis tarafından kaçırılmasının kabul edilemeyeceğini belirterek, “Dün devlet aklından / vicdanından medet umanlar başta olmak üzere; siyasal ideolojik farklılıkları ne olursa olsun Alevilerin tümü bilmelidir ki, kaçırılan sadece bir cenaze değil binlerce yıllık kadim değerlerimizin bütünü, ikrârına bend olan kefensiz yatanlarımızın onuru  ve Alevi toplumunun namusudur ” ifadelerini kullandı.

Açıklamada şunlar kaydedildi:

“Yaşam hakkını hiçe sayarak ölümlere göz yuman yetkililer, cenazelerini uğurlamak isteyen insanlarımıza ve Cemxanemize müdahale etti. Saldırıya geçen polisler İbrahim Gökçek ‘in cenazesinin bulunduğu morgun kapılarını kırarak cenazeyi  kaçırdı. Bu esnada İbrahim Gökçek’in babasının da aralarında olduğu  onlarca insanımız darp edilerek gözaltına alındı.

Bir kez daha görüyoruz ki zalimin zulmü, siyasal – toplumsal  kimliği / ideolojisi ne olursa olsun kendisinden olmayan, zulme biat etmeyenlere karşı zerre gerilemiyor. Devlet aklının bir yandan kendi Alevisini yaratma çabaları sürerken, diğer yandan kendisinden olmayan / biat etmeyenlere inancına uygun bir uğurlamayı dahi çok gördüğüne bugün Gazi Cemevinde bir kez daha tanık olduk.

Daha dün, polisin saldırılarından kaçan  gençler için “Ayakkabılarıyla camilere girdiler, kutsallarımızı çiğnediler” diyenler emxanelerimize saldırıyor!

Bugün önce devlet eliyle, adeta bir cinayetle öldürdükleri canımızın ölüsüne / cenazesine saldıranların yarın evlerimize, işyerlerimize saldırıp katletmesi an meselesidir. Önce darbe, sonra OHAL, sonra cadı avı, sonra da savaşa girmek ve sözde infaz yasası ile katil sürülerini içerden çıkarmak. Adım adım tepkileri ölçe ölçe bu türden saldırılar devreye sokulurken medyanın susturulması bizlere acı ve katliam dolu tarihte yabancı uygulamalar değil. Tıpkı Ermeni soykırım sürecindeki gibi yeni soykırımlara davetiyedir yapılanlar!

“SALDIRI ALEVİ TOPLUMUNUN NAMUSUNADIR”

Dünün Enver Paşasının yerine geçenler, bugün binlerce yıldan bugüne varlığını koruyan Alevi toplumunun inanç alanında sırlanmayı bekleyen cansız bir bedenin olduğu morga bırakalım ayakkabılarla girmeyi neredeyse topuyla tankıyla girip, vahşice saldırarak kapıları kırmış ve cenazeyi  kaçırmışlardır. Dün devlet aklından / vicdanından medet umanlar başta olmak üzere; siyasal ideolojik farklılıkları ne olursa olsun Alevilerin tümü bilmelidir ki kaçırılan sadece bir cenaze değil binlerce yıllık kadim değerlerimizin bütünü, ikrârına bend olan kefensiz yatanlarımızın onuru  ve Alevi toplumunun namusudur!

İBRAHİM GÖKÇEK’İN CENAZESİNE SAHİP ÇIKMA ÇAĞRISI

Bu mânâ ile;  onca katliama imza atan,  kana doymayan iktidar aklından vicdan bekleme gafletine düşen canlarımız başta olmak üzere istisnasız tüm Alevi milletvekilleri, STK’lar, Alevi Pirleri, Kurum / Kuruluş ve Örgütleri, Alevi Aydın / Yazar / Devrimciler, polisin kaçırdığı İbrahim Gökçek’in cenazesine sahip çıkarak daha birkaç gün önce yâd edip deliller uyandırdığımız serdengeçtilerimizin mirasına, onur ve namusuna sahip çıkmalıdır. Aksi halde bizleri bekleyen yeni katliamlara engel olabilmenin imkansız bir hâl alacağını hatırlatarak İbrahim Gökçek’in acılı ailesine ve tüm hakikat yolcularına başsağlığı diliyoruz.”

Bu haber 23 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorisindeki Diğer Haberler
“Çorum Katliamı 1980 yılının Mayıs ayında başlayıp Temmuz ayına kadar devam..