Lütfen bekleyin..
Munzur Haber / ‘Alevi toplumu olarak operasyona rızalık vermiyoruz’

‘Alevi toplumu olarak operasyona rızalık vermiyoruz’

12 Ekim 2019, 09:39

Türkiye’nin Suriye’ye dönük operasyonunu eleştiren PSAKD ile DAD yöneticileri, Ortadoğu’da yaşanan çatışmaların çözümü olarak barış ve demokrasiyi işaret ederek, “Alevilerin bu tezkerede rızası yoktur” açıklamasını yaptılar. Diyanet’in camilerde sela okutulması yönündeki emri de Alevi kurumlarının bir diğer eleştiri konusu oldu.

Türkiye’nin Suriye’de askeri operasyon yürütmesine bir tepki de Alevi kurum yöneticilerinden geldi.

Operasyon kararının iktidarın çıkarları doğrultusunda şekillendiğini söyleyen Demokratik Alevi Derneği Ankara Şube Yöneticilerinden Kenan Akın, “Biz Aleviler, hiçbir savaşa rızalık vermediğimiz gibi bu yapılana da rızalık vermeyeceğiz” dedi.

Akın, “Biz bu zulme karşıyız” diyerek şunları söyledi:

“Öyle bir noktaya geldik ki artık İslamiyet neredeyse DAİŞ ve ÖSO ile eşdeğer tutuluyor. Bu anlamda Müslümanların var olan oyuna gelmemeleri lazım. Karşı tarafta ölen de müslüman bu tarafta ölen de… Biz Aleviler hiçbir savaşa rızalık vermediğimiz gibi bu yapılana da rızalık vermeyeceğiz. Dolayısıyla savaş, beraberinde kanı, gözyaşını, acıyı, yoksulluğu, sefaleti getirir. Gerçekten inancında samimi olan insanlar bu oyuna gelmemeli. Çünkü bu savaş müslümanı müslümana kırdırıyor. Ayrıca bu savaşı başlatan siyasi iktidar kendi çıkarları için böylesi bir girişimde bulundu. Kendi iktidarını korumak için bunları yapmakta. Halk nezdinde bitmiş bir iktidar bu yolu denemeye çalışıyor. Suriye’ye girip oradaki mazlum halkları, sadece Kürtleri değil Alevileri, Süryanileri, Ezidi ve Arapların ölümüne yol açılacak. Bu doğru bir tutum değildir.” 

“SAVAŞ POLİTİKALARINA KARŞIYIZ”

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Sekreteri Onur Şahin ise 10 Ekim Gar Katliamı’nın üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen gelinen sürecin aynı olduğunu işaret ederek, “Barış ve demokrasi, Ortadoğu’da yaşanan çatışmaların tek çözümü olacaktır” dedi.

Şahin sözlerine şöyle devam etti:

“Türkiye’deki farklı kimlik, inanç ve yaşam tarzlarına dönük yaklaşımların güvenlik sorunu olarak görülmesi doğru değildir. Özgürlükçü bir yaklaşım içinde bu konulara değinilmesi gerekir. Farklı kimliklere dönük güvenlik eksenli politikalar ülkemizi sonu gelmez bir çatışmanın, savaşın içine sokmaktadır. Suriye’deki operasyon bunun maalesef bir yansımasıdır. Biz kesinlikle savaş istemiyoruz. Savaş politikalarına karşıyız. Savaşın halklara şimdiye kadar bir yarar getirdiği görülmemiştir. Yoksul emekçi çocukları savaşlarda hayatlarını kaybetmektedir. Aynı zamanda sivil insanlar da yaşamlarını yitirmektedir. Dolayısıyla barış konusunda ısrarlıyız. Savaş; kan gözyaşı demektir. Barış demokrasi ve özgürlük ise insanların kendi kimlikleriyle özgürce yaşamalarının yolunu açar. Ortadoğu’da demokratik, çoğulcu ve özgürlükçü bir yaşam tarzına inanıyoruz. Dolayısıyla bu çatışmayı doğru bir yaklaşım olarak görmüyoruz. 10 Ekim Katliamı’nın yıldönümündeyiz. 4 yılda geldiğimiz nokta yine aynı. Artık insanların ölmesini istemiyoruz. Barış ve demokrasi Ortadoğu’da yaşanan bu çatışmaların tek çözümü olacaktır.”

“ALEVİ TOPLUMU OPERASYONA RIZA VERMEDİ”

Demokratik Alevi Derneği Genel Sekreteri Murat Işık’ın dikkat çektiği nokta ise IŞİD tehdidi oldu. “Katliamların yeniden gerçekleştirilmeyeceği garantisi yoktur” diyen Işık, Alevilerin tedirgin olduğuna işaret ederek şunları söyledi:

“10 Ekim Ankara Katliamı bu toplumun ne kadar ciddi korku ve terör tehdidi ile karşı karşıya olduğunun göstergesidir. Bugün Suriye’de, Rojava’da yürütülen savaş, aslında bu canilerin bu coğrafyada gerçekleştirdikleri katliamların da bir eseridir. Ve biz bugün onun sonuçlarını konuşuyoruz. Ama yarın bu ülkenin bürokrasisine teslim edilecek IŞİD canilerinin bu katliamları yeniden gerçekleştirmeyeceğinin garantisi de yoktur. Dolayısıyla Aleviler olarak tedirginiz ve bu sürece rıza vermediğimizi söylüyoruz. Nerede bir mazlum varsa biz Aleviler olarak şu duayı etmeliyiz; Hızır onların yar ve yardımcıları olsun. Onlar için birer delil uyandırmak gerekiyor. Gün böyle bir gündür. Ayrıca onların Xızır’ı da olmamız gerekiyor. Çünkü savaş çocukların ölümüdür, anaların gözyaşıdır, yoksulluktur, sefalettir, faşizmdir. Aleviler olarak bu operasyona, teskereye, savaş politikalarına asla rızalık vermiyoruz.”

“DİYENET, ASKERİ BİR KURUM EDASIYLA HAREKET EDİYOR”

Diyanet’in de operasyon sürecine dahil olup camilerde sela okutmasına dair de yorum yapan Murat Işık sözlerini şöyle sürdürdü:

“Diyanet aslında kendi görevini çok layıkıyla yapıyor. Diyanet bir tür asimilasyon kurumudur. ‘Camiler kışla ve minarelerimiz süngü’ sözü bugün bu Diyanet için çok geçerlidir. Adeta askeri bir kurum edasıyla hareket ediyorlar. Dinlerde iyilik, güzellik ve hoşgörü vardır. Hiçbir din, kardeş kavgasını cevaz görmez. Diyanet bugün kardeş kavgasına, coğrafyadaki insanların birbirine kırdırılmasına onay veriyorsa bu Diyanet’in artık ne kadar İslam’ı temsil ettiğini varın siz düşünün.”

Pirhaber

Bu haber 97 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorisindeki Diğer Haberler
Sivas’ta Madımak Oteli’nde 2 Temmuz 1993 yılında ikisi otel çalışanı 35 ins..