Lütfen bekleyin..
Munzur Haber / ‘Vatandaşın’ gazeteci ‘kriterleri’ – Erdal ER

‘Vatandaşın’ gazeteci ‘kriterleri’ – Erdal ER

06 Ekim 2019, 22:42

“Olmadığım kişi için sevilmektense, olduğum kişi yüzünden nefret edilmeyi yeğlerim.”(Kurt Cobain)

Biliyorum, bu yazıyı okuyan pek çok gazeteci, yazar ve medya yöneticisi alt alta yazacağım kriterlerden hiç hoşlanmayacaktır.
Hoşlanmayacaklar çünkü bakıp aynada kendilerini görecekler. Hoşlansınlar ya da nefret etsinler diye yazmıyorum.
 
Tam olarak yüzlerine karşı, “maske taksanız da sahtekar, yalancı ve iki yüzlüsünüz” demek için yazıyorum bu yazıyı.
Bir de boyun eğmeyip, idealleri uğruna aç kalıp, gerekirse ölmesini bilenlere saygı için yazıyorum.
 
Kayıtlara geçsin, diye de not düşüyorum.
 
Hatırlayın Mehmet Şenol’u, hatırlayın Hüseyin Deniz’i, hatırlayın Gündem Gazetesinin duvarlarında asılı duran ve bize bakan o fotoğrafları…
 
Hafızası kuvvetli olanlar anımsayacaktır.
 
Üstünden çok zaman geçmedi.
 
Gazeteci Ferda Çetin Şubat 2015 tarihinde, Yeni Özgür Politika gazetesinde;
 
“Vatandaşın milletvekili adayı kriterleri” başlıklı bir yazı yazmıştı.
 
7 Haziran 2015 genel seçimleri öncesinde yazdığı yazı hem eleştiri hem de övgüler almıştı. O günlerde aynaya bakıp nedense üstüne alınan eş-dost olmuş ve “bu kadar da olmaz” serzenişinde bulunmuştu.
 
Aradan neredeyse beş yıl geçti.
 
“Batı cephesinde değişen bir şey yok!”
 
Ben sayın Çetin’in hoşgörüsüne sığınarak “milletvekili” cümlesini çıkartıp yerine gazeteci, yazar, yayın yönetmeni, patron yazacağım ve o yazısında kullandığı bazı cümleleri de ödünç alacağım.
 
Yazıyı okuyup bitirdiğinizde “milletvekili” ve “gazeteci kriterleri” arasında aslında pek bir fark olmadığı görülecektir.
 
O halde başlayalım;
 
İki yüzlülük insana aittir. Çıkarı gereği çoğu insan değerlerinden kolayca vazgeçebilir ve yapmayacağı kötülük yoktur. Topluma ait temel değerleri kişisel çıkarları için istismar edende insandır.
 
Bunun sayısız örnekleri vardır.
 
Her meslek grubunda iki yüzlü insanlar olmuştur ve bu istisna da değildir.
 
Sahtekar ve iki yüzlüler medya sektöründe daha mı fazla, ya da daha mı az bilmiyorum.
 
Üstelik bugünün meselesi de değil ve merak da etmiyorum.
Bunun bir önemi de yok.
 
Kim olursan ol; bir defa insanlıktan çıktın mı, değerlerini çiğnedin mi iflah olmazsın, bu kesin!
 
Nazlı Çelik, Hande Fırat ve Ahmet Hakan gibi biri olmayacaksın.
 
Önemli olan halkın gazetecisi olmak.
 
İşte bu kolay değil, zor iş.
 
Halkın gazetecisi olmak ateşten gömlek giymektir.
 
En önde olacaksın.
 
Yalan söylemeyeceksin.
 
Korkak olmayacaksın.
 
Boyun eğmeyeceksin.
 
Para pulla işin olmayacak.
 
Sözünün eri olacaksın.
 
Özünle sözün bir olacak.
 
Bir lokma bir hırka felsefesine göre yaşayacaksın.
 
Kelle koltukta gezeceksin.
 
Sömürgecilerin sevdiği maske takmış sahtekar, yavşak ve dalkavuk hiç olmayacaksın.
 
Konformist ve bencil olmayı reddedeceksin.
 
Faşizm ve tek adam rejimi varken her şey olağanmış gibi davranmayacaksın.
 
Demokrasi mücadelesi için “bir gazeteciden” çok daha fazlası olacaksın.
 
Kürtlere karşı soykırım programı uygulandığı bir zamanda, “gazeteci bağımsız olur” hilesi ve yalanına sığınmayacaksın.
 
Kürt haberlerini vermeme ve görmeme sahtekarlığını yapmayacaksın.
 
İktidar “düşman” görüyor diye HDP’yi yok sayıp, görmezden gelmeyeceksin.
 
Eşitliğin, özgürlüğün, adaletin olmadığı bir yerde “hepimiz kardeşiz” yalanını söylemeyeceksin.
Bu haber 26 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorisindeki Diğer Haberler
Dersim Araştırmalar Merkezi DAM, Dersim’de yapılmak istenen maden faaliyetl..