Lütfen bekleyin..
Munzur Haber / Cumartesi Anneleri 756. Haftada da bir araya geldi.

Cumartesi Anneleri 756. Haftada da bir araya geldi.

22 Eylül 2019, 12:01

İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi önünde bir araya gelen aileler kayıplarımızdan vazgeçmeyeceğiz dediler. Açıklamada konuşan Abdülmecit Baskın’ın oğlu Eren Baskın, babasının mahemesinde 30. celseye geldiklerini fakat mahkemede olmayan tek şeyin sanıklar olduğunu söyledi.

Abdülmecit Baskın, Ankara Altındağ Nüfuz Müdürüyken özel harekat polisleri tarafından gözaltına aslınmış 4 Ekim 1993 tarihinde elleri arkadan bağlı üç kurşunla öldürülmüş olarak bulunmuştu. 756. Haftada bir araya gelen Cumartesi Anneleri Abdülmecit Baskın adına süren davadan adalet istediler.

Cumartesi insanları adına basın metnini okuyan Sevda Arcan, 26 yıl evlat acısıyla yaşayan ve adalete ulaşmadan hayatını kaybeden Meryem Baskın’ın bıraktığı yerden Abdülmecit Baskın için adalet istediklerini belirtti.

Sevda Arcan, Abdülmecit Baskın’ın gözaltında kaybol sürecini şöyle açıkladı;

“41 yaşında 3 çocuk babası olan Abdülmecit Baskın, Ankara Altındağ Nüfus Müdürüydü. İş yerindeki makamından çıktıktan sonra özel harekat polisleri tarafından gözaltına alındı. 4 Ekim 1993 tarihinde elleri arkadan bağlı, üç kurşunla öldürülmüş bedenini bir çiftçi Ankara Gölbaşı mevkiinde buldu. Bulunduğu yer Milli İstihbarat Teşkilatı Genel Koordine Merkezi’ne çok yakın mesafedeki metruk bir binanın arkasıydı. Ailenin tüm başvuruları sonuçsuz kaldı. Abdülmecit Baskın’ın gözaltına alındığı inkar edildi. Tanık başvuruları etkin bir soruşturma yapılmadan sonuçsuz bırakıldı.”

“İFADELER VE OLAY YERİ TUTANAKLARI UYUŞUYOR”

Ayhan Çarkın’ın verdiği ifadelerin olay yeri tutanaklarıyla örtüştüğünü vurgulayan Arcan, “26.03.2011 tarihinde özel harekât polisi Ayhan Çarkın, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na verdiği ifadede; 1993 yılında Özel Harekât Daire Başkam İbrahim Şahin’in emriyle, Abdülmecit Baskın’ı gözaltına aldıklarını ve Baskın’ın Ziya Bandırmalıoğlu ile Ayhan Akça tarafından öldürüldüğünü detaylarıyla anlattı. Ayhan Çarkın’ın anlattıkları, olay yeri tutanakları ile karşılaştırıldı. İfadeler ile yer gösterme tutanaklarının “örtüştüğü” savcılık dosyasına eklendi.”

“MAHKEME ADİL YARGILAMA İLKESİNE UYMUYOR”

Adil yargılama ilkesinin mahkemece ihlal edildiğine vurgu yapan Arcan sözlerini şöyle tamamladı;

“Aile avukatlarının taleplerini geri çeviren mahkemeler “cürüm işlemek için oluşturulan silahlı teşekkülün faaliyeti kapsamında insan öldürmek” suçlarından yargıladığı Mehmet Ağar, İbrahim Şahin, Korkut Eken ve diğer 16 kişiyi bırakın tutuklamayı duruşmalardan vareste tuttu, Aile avukatlarının sanıklara soru sorma hakkı engellendi. Adil yargılama ilkesine uymayan mahkeme tarafsız bir yargılama yapılmadığı kuşkumuzu derinleştirdi.Artık yeter! Yargının asıl işlevi suç işleyenlerin yargılanıp, cezalandırılması ve adaletin yerine getirilmesidir. Ankara JİTEM Davası inkarın, sanıkları aklamanın, cezasızlığın bir parçası olmasın. Türkiye’nin yaşadığı hakikat ve adalet krizini sonlandırmanın başlangıcı olsun. Adaletin tecelli etmesi ve geçmişle hesaplaşma imkanı sunması talebimizi karşılasın!”

“SANIKLAR MAHKEMEYE HİÇ GETİRİLMEDİ”

Açıklamada söz alan Abdülmecit Baskın’ın oğlu Eren Baskın mahkemenin gidişatına dair şunlardan bahsetti,”30. Celseye geldik. Babamla birlikte 19 ailenin bulunduğu bir dava. Mahkeme salonunda olmayan tek şey sanıklardı. Mehmet Ağar mahkeme salonuna hiçbir şekilde getirilmedi. Mehmet Ağar’ın verdiği tek ifade ‘olayla ilgim yok hiçbirini tanımam’ oldu. Evet sadece bu kadar. Benim tek amacım babamın katillerinin düzgün bir şekilde yargılanmalarıdır.”

“MAHKEME SERGİLEDİĞİ TUTUMLA AKITILACAK KANLARA DAVETİYE ÇIKARTMAKTADIR”

Aile avukatı Serdar Ekinci, mahkemenin adil bir yargılama yapmadığını belirterek şunları ifade etti, “Haklarında yüzlerce binlerce dava açılan Tansu Çiller, Mehmet Ağar hakkında ki suçlamalar adeta geçiştiriliyor ve gerçekliği olmayan iddialar olarak değerlendiriliyor. İlgili bu unsurlar hiçbir şekilde mahkemeye gelmiyorlar. Mahkeme adeta siz istediğiniz kadar uğraşın ama bunlar mahkemeye gelmeyecekler tavrını sergiliyor. Hakimlere sesleniyorum; önümüzdeki yıllarda akıtılacak kanları siz şimdiden aldığınız kararlarınızla meşrulaştırıyorsunuz.”

VERİLEN İFADELER DİKKATE ALINMIYOR

Son olarak göz altında katledilen Adnan Yıldırım’ın kızı Leyla Yıldırım ise mahkemenin sanıklardan Ayhan Çarkın’ın itiraflarına rağmen dikkate alınmadan sürdürüldüğünü belirti. Yıldırım, yargının bağımsız olmadığını tek kişinin elinde olduğunu kaydederek, mahkemelerden beklentilerinin olmadığını söyledi. Yıldırım, mahkemenin devam ettiğini ve bunun takipçisi olacakalrını kaydetti.

PİRHA/İSTANBUL

Bu haber 9 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorisindeki Diğer Haberler
Dersim Araştırmalar Merkezi DAM, Dersim’de yapılmak istenen maden faaliyetl..