Lütfen bekleyin..
Munzur Haber / ‘Açlık grevi adalete çağrıdır’

‘Açlık grevi adalete çağrıdır’

23 Nisan 2019, 13:51

DERSİM – Dersim’deki siyasi parti ve STÖ temsilcileri, tutukluların başlattığı açlık grevinin adalete bir çağrı olduğunu belirterek, hükümetin bir an önce adım atmasını istedi.

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven ve tutukluların, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle başlattığı açlık grevi devam ederken, HDP Dersim İl Eşbaşkanı Özlem Toprak, İHD Dersim Şubesi Gürbüz Solmaz, DAD Eş Genel Başkanı Musa Kulu ve Dersim Baro Başkanı Kenan Çetin, açlık grevini ve tutukluların taleplerini değerlendirdi. 
 
TOPRAK: LİNÇ GİRİŞİMLERİ TECRİTTEN BAĞIMSIZ DEĞİL
 
HDP Dersim İl Eşbaşkanı Özlem Toprak, DTK Eşbaşkanı Leyla Güven ve binlerce tutuklunun açlık grevinde olduğunu belirterek, “Tutukluların talebi gayet doğal ve hukukidir. Tecrit insanlık suçudur. Çocukları açlık grevinde olan anneleri coplayan zihniyet bugün ana muhalefet liderlerine kadar saldırı yapabiliyor. Bütün bu saldırı ve linç girişimleri bir birinden bağımsız değildir. Tecritle bire bir bağlantılıdır. Ülkenin geldiği noktayı gösteren en iyi fotoğraftır. O nedenle bir an önce açlık grevindeki tutukluların talepleri karşılanmalı, tecrit kaldırılmalı, Türkiye’nin demokratikleşmesinin önü açılmalıdır” dedi. 
 
SOLMAZ: TALEPLER KARŞILANSIN
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim Şubesi Gürbüz Solmaz, açlık grevi eylemlerinin tek talebinin PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması olduğunu söyleyerek, tecridin işkence ve zülüm olduğunu belirtti. Solmaz, Adalet Bakanı ve Cumhurbaşkanı tarafından bir an önce adım atılması gerektiğini belirterek, taleplerin karşılanmasını istedi. Açlık grevi eylemlerinin ölüm sınırına yaklaştığını ifade eden Solmaz, bir insanın daha yaşamını yitirmeden kamuoyunu da duyarlı olmaya çağırdı.
 
KULU: LEYLANIN TALEBİ ADALETE ÇAĞRIDIR
 
Demokratik Aleviler Derneği (DAD) Eş Genel Başkanı Musa Kulu ise toplumdaki sessizlik ve duyarsızlığa dikkat çekerek, bunun en büyük nedenlerinden birinin tek adam rejimi olduğunu söyledi. Kulu, “Yaşam hakkının olmadığı hiçbir ülkede adalet ve özgürlükten söz etmek mümkün değildir. Eğer bir ülkede insan yaşamının bir karşılığı yoksa adalet ve hukuk da yoktur. Türkiye’de de Leyla Güven şahsında süren açlık grevleri adalete bir çağrıdır. Türkiye’deki insanlık dışı uygulamalara karşı bir isyandır. Tecrit hiçbir yerde kabul edilebilinir bir şey değildir. Leyla’nın talebi hepimizin olmalıdır. Leyla’nın sesine ses olamıyorsak bu sessizlik de biat kültürünün bir devamıdır. İnsanım diyen herkes ses olmalıdır. Taleplerin karşılanması, adımların atılması gerekir. Leyla’nın  talepleri bizim talebimizdir” diye belirtti. 
 
ÇETİN: TALEPLER HUKUKİDİR 
 
Dersim Baro Başkanı Kenan Çetin de açlık grevi eylemlerinin hukuki bir talep olduğunu belirterek, “Talep nettir, Türkiye’nin kendi yasalarında müvekkilin, aile ve avukatları ile düzenli görüşme hakkına sahip olduğu da açıktır. Bu talep hukukidir. Dersim Barosu olarak yaşam hakkını savunuyoruz. Açlık grevleri kritik bir aşamaya gelmiştir. Ölümler de yaşandı. İnsan hayatı her şeyden üstündür. Çağrımız özelikle Adalet Bakanı ve hükümetedir. Hükümetin hukukun yükümlülüğü gereği yaşatma görevi var. Bir an önce adım atmalıdır” dedi.
 
65 BARO AVRUPA’YA GİDİYOR
 
23-26 Mayıs tarihleri arasında 65 baro başkanı ile birlikte Strazburg’a gideceklerini belirten Çetin, Avrupa Konseyi üyeleriyle bir dizi temaslarda bulunacaklarını söyledi. Çetin, bölge baroların öncelikli gündeminin açlık grevleri ve tutukluların talepleri olacağını kaydetti. 
 
MA / Semra Turan
Bu haber 35 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorisindeki Diğer Haberler
"Aslında Dersimli Sivil Toplum Örgütleri’ne düşen, büyük bir kampanyay..