Lütfen bekleyin..
Munzur Haber / Halk ve inanç temsilcileri; Leyla Güven ve yoldaşlarına sahip çıkalım

Halk ve inanç temsilcileri; Leyla Güven ve yoldaşlarına sahip çıkalım

19 Nisan 2019, 09:29

İstanbul Gazi Cemevi’nde bir araya gelen çeşitli halk ve inanç temsilcileri, tecridin bir insanlık suçu olduğunu vurgulayarak, açlık grevinde olan Leyla Güven ve tutuklulara sahip çıkılması gerektiğine dikkat çekti.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Halklar ve İnançlar Komisyonu, çeşitli halklar ve inançlardan temsilcilerin katılımıyla  tecridin kaldırılması talebiyle açlık grevini sürdürenlere ilişkin Gazi Cemevi’nde basın toplantısı yaptı. Açıklamaya HDP İstanbul Milletvekilleri Hüda Kaya, Tuma Çelik ve Kemal Bülbül, HDK Eşsözcüsü Sedat Şenoğlu, Êzidî halkını temsilen Azad Barış, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) yöneticileri, dedeler ile çok sayıda kişi katıldı. Açıklamanın yapıldığı salona üzerinde 11 dilde “Tecrit insanlık suçudur” yazılı pankartı asıldı.

“ASLOLAN BARIŞTIR”

İlk olarak söz alan Demokratik Alevi Dernekleri (DAD ) Eş Genel Başkanı Selda Güneş, Leyla Güven’in 162 gündür açlık grevinde olduğuna belirterek, “Firavuna karşı direnen Musa ile yoldaşları da bedenini açlığa yatırmıştı. Leyla Güven de başka bir firavuna karşı direniş gösteriyor” dedi. “Bizler Pir Sultan’ın yoldaşlarıyız. Aşk olsun Leyla Güven’e ve binlerce açlık grevi direnişine” diyen Güneş, Sıffin Savaşı’ndan örnek vererek tarih boyunca direnişin başında olanların katledildiğini belirtti. Birlikte savaşılarak ve direnilerek kazanılacağını ifade eden Güneş, “Aslolan barıştır” diye belirtti.

 

 

“TABUTLAR ÇIKMADAN SES ÇIKARMALIYIZ”

Ardından söz alan Demokratik İslam Kongresi (DİK) üyesi Mehmet İnan, Güven ve açlık grevinde olan diğerlerine destek ile bu sürecin aşılabileceğinin altını çizerek, “Kuran’da zulme meyil verenleri ateşin yakacağı yazılıyor. Tecrit ve yok saymaya karşı Leyla Güven ve dava arkadaşları bedenlerini açlığa yatırdılar. Zulme karşı direnenlerin olduğu bir yerde alimlerin sözlerini esirgemesi, zalimlerin yanında olmaktır. Hz. Hüseyin Kerbela’da katledilirken, kimse anlamadı. Ne zaman Hz. Hüseyin katledildi işte o vakit insanlar ‘Eyvah’ dedi. Bu yüzden cezaevinden onların tabutları çıkmadan ses çıkarmak gerekir” dedi.

“TECRİDİ İYİ ANLATMALIYIZ”

Daha sonra sözü Gürcü halkları adına Gonca Yangöz aldı. Sadece cezaevinde değil dışarıda da tecridin olduğuna dikkat çeken Yangöz, bu süreçte sorumluluğu tutsakların aldığını kaydetti. Halka tecridi iyi anlatmak gerektiğini belirten Yangöz, ancak direnerek iktidarı geri döndürebileceğini söyledi.

“EZİLEN HALKLAR BİR ARADA OLMALI”

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İnanç Komisyonu üyesi Hasan Doğan, tecridin bir insanlık suçu olduğunu vurgulayarak, şunları dile getirdi: “Mezopotamya ve Anadolu halkları yüzyıllardır zulüm altında yaşıyor ve bunun sorumluları hala iktidarda. Kürt, Türk, Çerkez ve bütün ezilen halklar bir arada olmalıdır. Leyla Güven’in yanında olduklarını belirterek ezilen herkesin din, dil ve ırk ayrımı yapmadan yan yana mücadele etmesi gerekir.”

“KUŞAKLAR BOYUNCA ZULME UĞRADIK”

 

 

Mezopotamya Kültür ve Dayanışma Derneği Başkan Yardımcısı Edip Arslan, Kürtçe, Türkçe, Arapça ve Ermenice selamlama yaparak tecridin sonlandırılmasını istedi. Kuşaklar boyunca zulme uğradıklarını belirten Arslan, “Komşularımızla barışmalıyız ve hepimizin dilini konuşabiliriz” dedi.

“HEPİMİZ BİRBİRİMİZE BENZİYORUZ”

Lazlar adına konuşan Mine Şirin de, “Hepimizin kalbinin tek bir şeyde attığı bir günde bir araya geldik. Halklar olarak hepimiz birbirimize benziyoruz. Belki zamanı durdurabilirsek Leyla Güven için bir şey yapabiliriz” diye belirtti.

“HALKLARIN AĞACINI BÜYÜTMELİYİZ”

Êzidî Kültür Vakfı Kurucu Üyesi ve HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Azad Barış, “Haklar olarak birbirimizi tanımayacak kadar küçültmüşler bizi ama birbirimizi tanıyacak kadar büyütmek zorundayız” diyerek, “Halklar ağacını büyütmeliyiz” dedi. Êzidîlerin Çarşema Sor bayramını hatırlatan Barış, “İnancımızda insana zulüm etmek tanrıya karşı gelmektir” diyerek, Güven ve açlık grevinde olan tutuklulara sahip çıkmak gerektiğinin altını çizdi.

“ZULME KARŞI SESSİZ KALMAK SUÇTUR”

ABF Yöneticisi Zeynel Odabaş, tarih boyunca zulme karşı çıktıklarını belirterek, “Bu zulme sessiz kalmak suçtur. Eğer biz bu katliama sessiz kalırsak tarih bizi zulüm edenlerin yanında anar” dedi. Güven’in sesine ses, canına can katmak için mecliste çalışma yapacaklarını vurgulayan Odabaş, ilk olarak Güven’i ziyaret ettiklerini ve birçok Alevi kurum ve kuruluşunun içinde olduğu bir deklarasyon yayınladıklarını kaydetti.

“TECRİT BİR AN ÖNCE KALKMALI”

ABF Yöneticisi ve Dedeler Kurulu Üyesi Mehmet Karabulut da, Anadolu ve Mezopotamya halklarına inancını değiştirmesi için tarih boyunca baskı yapıldığını kaydederek “Kin ve nefretin olduğu yerde sevgi olmaz. Tecrit bir an önce kaldırılmalı. Şu sopalarını bizim üstümüzden bir çekseler biz birbirimizle çok hızlı kucaklaşırız” diye konuştu.

“DİRENİŞİN SEMBOLÜ OLDULAR”

HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, tecridin tüm ülkeye uygulandığını kaydederek topluma tek din dayatıldığını söyledi. Devletin İslam dışında başka inançları tanımadığını ifade eden Bülbül, Türk halkına seslenerek, bu ülkede bütün halkların ve inançların eşit olduğu mücadelesinin vermesi gerektiğini kaydetti. Bülbül, Türk halkının Kürt halkına barış eli uzatması gerektiğini vurgulayarak, adalet ve barış yolunda yan yana yürümek gerektiğini belirtti. Ülkede bulunan herkesin tecrit altında olduğunu vurgulayan Bülbül, “Leyla Güven ve arkadaşları bu ülkede tecride karşı direnişleri ile sembol oldular. Onlar devlete kendi yasalarına uyma çağrısı yapıyor” ifadelerini kullandı.

“MÜCADELEDEN BAŞKA ÇAREMİZ YOK”

Türkiye’de egemen anlayışın dışında herkesin acı çektiğini vurgulan Süryani halkından HDP Mardin Milletvekili Tuma Çelik, Süryanilerin de katliamlarla yok edildiğini kaydetti. Ermeni soykırımına da değinen Çelik, tek din, tek dil ve tek millet anlayışının ezilen halklara karşı tarih boyunca suç işlediğini belirtti. Bu zulüm karşısında ezilen halkların da direndiğini ve boyun eğmediğini kaydeden Çelik, bugün birçok halkın Kürt halkının mücadelesi sonucu görünür olduğunun söyledi. Güven’in direnişinin de öncü bir çıkış ve karanlığa karşı ışık olduğunu ifade eden Çelik, “Birlikten ve birlikte mücadele etmekten başka çaremiz yoktur” diye vurguladı.

“MÜCADELE EDECEĞİZ”

HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya ise, “Zalim bizden ise ben bizden değilim” sözünü hatırlatarak tarihi yazanların direnenler olduğunu söyledi. Ezilenlerin mücadelesine örnekler veren Kaya, halkların ve mazlumların dayanışmasının süreci değiştirecek güç olduğunu kaydetti. Türkiye halkının huzur istediğini belirten Kaya, Güven ve binlerce tutuklunun özgürlüğe kavuşması için mücadele edeceklerini vurguladı.

Konuşmalarda sonra açıklamaya katılanlar birlikte fotoğraf çektirdi.

Pirhaber

Bu haber 60 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorisindeki Diğer Haberler
Kürt aydını, gazeteci-yazar Musa Anter’in (Apê Musa), aramızdan ayrılışının..