Lütfen bekleyin..
Munzur Haber / Alevilikte ibadetin aslı duruştur – Cihan EREN

Alevilikte ibadetin aslı duruştur – Cihan EREN

29 Ocak 2019, 07:46

Aleviler Xızır günlerini yaşıyor. Xızır günleri Alevilerin en çok nefsi sual ettikleri günler oluyor. Geçmişte bu günlerin tümünde her evde inanç ile ilgili sohbetler, Heq ve Xızır’ı çağırmak sıkça yapılırdı.

Bugünlerde çok daha fazla Lokma dağıtılır, bir Misayîp  en az üç gün Misayîbinin evinde kalır. Yine Ain-i Cem erkânın ruhsal ve düşünsel olarak en ağırı ve etkili olanı, Xızır Cem’i bu ay içinde yapılır, Xızır kurbanı kesilir. Kurban etlerinin tümü komşulara dağıtılır. Ya da kurban etinden yemek yapılarak konu komşu bu kutsal yemeğe davet edilir. Özcesi, Xızır ayı Aleviler için diğer aylardan çok daha fazla ibadet ayıdır.

İbadetlerde değişmez bazı temel ilkeler vardır. Bunların başında da kutsallarla insan arasında var olduğuna inanılan doğrudan bağ gelir. İbadet sayesinde insan, inandığı kutsallara karşı yükümlülüklerini yerine getirdiği duygusu yaşar ve manevi huzura kavuşur. Bu ruhsal huzur da kişi ile ait olduğu toplumu arasında daha güçlü bağların kurulmasını beraberinde getirir. Böylece toplum ibadet yoluyla, inanç değerlerini nesilden nesile aktarmış olur.

İbadetler, inanç yanında bir duruşu da ifade etmektedir. Duruş; bir insanın yaşamda olup bitenler karşısında yaptığı seçimi, neyi nasıl karşıladığı, neye niçin iyi dediği, kendisiyle bu iyi şeyler arasında nasıl bir bağ kurduğu, benzer biçimde neye niçin kötü dediği ve bu kötü şeylerden kendisini nasıl koruduğu ve kötülüklere karşı nasıl bir tavır takındığı anlamına gelir. Duruş, bir insandaki kabul ve ret ölçüleri demektir. Duruş aynı zamanda eylemdir.

İbadet ve ritüel inancın biçimsel ya da şekilleridir. Bunun için bir insanın  ibadet etmesi kendi başına inandığı anlamına gelmez. Ancak inandığına bir bir işaret olarak kabul edilebilir. İnsan ister kutsal bir varlığa ister başka bir olguya inanmış olsun, ne kadar inanıp inanmadığını gösteren temel ilke onun yaşam duruşudur. Örneğin tüm inançlarda, inancın temsilini yaptığına inanılan kişilerin (Pir, Ana, Şex, Rahip, Rahibe, Kahin vd…) yaşamlarında ve sözlerinde az ya da çok toplumun diğer üyelerinden görülen farklılıkları işte bu ahlaki ilkeden kaynaklanmaktadır.

Bu ahlaki ilkenin gücünü günümüzde de tüm inançlarda görmek mümkündür. Alevi inancında da bu gerçeklik zayıflamışta olsa vardır. İnançlarda özgünlük yaratan değerlerden biri de ibadeti yapılma biçimidir. Alevilik özgün kimliğini erkânlarıyla da yeterince göstermektedir. Örneğin Cemdeki hizmetler Alevilikteki ibadetin farklılığını gösteren değerleridir. Cem olmak yani yan yana gelmek, toplanmak değil bir araya gelindikten sonra yapılan hizmetler alevi ibadetlerini diğer inançların ibadetlerinden ayırmaktadır.

Tabi ki Alevilikte de ibadetler vardır. Ancak şekli-formel ibadet merasimleri azdır. Bir Alevinin şekli-formel dediğimiz ibadetlerini yapabilmesi için yol duruşunun olması şarttır. Bunun için Alevilikte ibadetten önce duruş gelir. Bilindiği gibi Alevilikte yola girmek demek, Aleviliğin kabul ettiği yaşamı yaşamak, onun gereklerini yerine getirmek demektir. Alevi erkânlarının içinde birden çok hizmet yerine getirilir. Temel erkân, Ain-i Cemdir. Cem erkânı Aleviliğe giriş kapılarını açan anahtardır. ‘Yol düşkünleri’ bu erkânda bulunup hizmetlerinden nasiplenemez. Bu ilke Alevi olmanın ibadetle değil Aleviliğin kabul ettiği yaşam duruşuna sahip olmakla mümkün olabileceğini çok açık gösteriyor.

Alevilikte bir kişinin aslı hakkında ne düşündüğü  ve ne yaptığı her şeyden daha önemlidir. Xızır günlerinde de Alevilerin en çok bu sorgu sual düsturunu yaşamaları gerektiği aşikardır. Yasallarla özgün bir kimlik olduğunun kabullenilmesi de iyidir. Ancak özgün bir kimlik ve inancız denildiğinde özgün olanın ne olduğunun yaşamla görünür olması gerekiyor. Her şeyden daha önemli olanın duruşta özgün olabilmek olduğunu bilmek gerekiyor. Xızır aşkı bunu istiyor.

Alevilikte biçimsel ritüellerin yaşam duruşundan sonra geldiğini gösteren bir diğer veriyse Alevi Mürşit, Pir ve dervişleri hakkında anlatılanlarda vardır. Aleviliğin özgün kimlik değerlerini yaratan kutsallık kazanmış yol önderleri anlatıldığında ‘çok ibadet ederdi, sürekli oruç tutardı, gece gündüz dua ederdi vb…’ kişilik özelliklerine hemen hemen hiç vurgu yapılmaz. Aleviliğin kendileriyle aynılaştığı pirler, yol erenleri yaşamları, mücadeleleri, kerametleri ile anlatılır. Onların yol temsili ve önderi oldukları bu özelliklerinden kaynaklandığına inanılır; Eba Müslüm, Baba Tahir, Halac-ı Mansur, Nesimi, Sohreverdî, Baba ishak, Baba İlyas, Pir Sultan, Seyit Rıza ve daha niceleri hep bu düsturlarıyla hafızalara kazınmıştır.

Xızır günlerinde Xızır aşkına Alevilerin en başta kapitalist modernite yaşamıyla ilişki ve çelişkileri üzerinde düşünmelerine ihtiyaçları var. Alevilerin inançları gereği her kesten çok nefslerine dokunmaları gerekir. Alevilerin Kemalist cumhuriyet ile birlikte yaşadıkları temel yanılgılarından biride kendilerini ele aldıklarında başta İslam olmak üzere diğer inançlarla mukayese etmek ama kapitalist modern yaşamı sorgulamamak olmuştur. Tüm dinler ve inançlar arasında farklılıkların olması işin doğası gereğidir. İnançların bir biriyle mücadelesi siyasi iktidarlardan kaynaklanmıştır. Dinler ve inançların tümü kapitalist modernite ile çelişmiş onunla mücadele etmiştir. Aleviler kapitalist mondernitenin özellikle Kemalist biçimini sorgulamaz ve kendilerini bu Xızır günlerinde de ‘Dara’ çekmezse özgün bir inanç olarak kalmakta çok daha zorluk yaşayacakları kesindir.

Artık günümüzde İslamiyet, Hristiyanlık değil kapitalizm Alevileri asimile ediyor. Kapitalizmin asimile ettiği Aleviler de inançsal olarak dinlerin kapitalizmle uzlaşmış biçimlerine kayıyor. Bu da Aleviliğe ters düşmek oluyor. Alevilerin yapması gereken inançlarına göre duruş sahibi olmaları ve bedeli ne olursa olsun bundan çekinmemeleridir.

(Politika)

Bu haber 67 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorisindeki Diğer Haberler
“Biz Aleviler bugüne kadar katliamlar karşısında Pir Sultanlar gibi diz çök..