Lütfen bekleyin..
Munzur Haber / Alevilerin kutsal mekanını tehdit eden mermer ocağına yargı freni

Alevilerin kutsal mekanını tehdit eden mermer ocağına yargı freni

23 Kasım 2018, 19:16

Büyükyılanlı Dağı'na açılmak istenen mermer ocağı için yürütmeyi durdurma kararı verildi.

ARTI GERÇEK - Sivas'ın Kangal İlçesinde 20 köyün su ihtiyacını karşılayan Büyükyılanlı Dağı'na açılmak istenen mermer ocağına yargıdan yürütmeyi durdurma kararı geldi. Firmanın, 89,87 hektar olan ruhsat sahasını 24.58 hektar göstererek, yönetmelikte bulunan 25 hektar sınırının altında göstererek projeyi ÇED sürecinden muaf tutmaya çalıştığı ortaya çıktı. 

Kangal'ın 2550 metre rakımlı dağı olan Büyükyılanlı Dağı, Alevilerin kutsal mekanına, endemik bitki türlerine ve nesli tükenmekte olan hayvanlara ev sahipliği yapıyordu. Yensa Madencilik şirketiymiş adlı bir firma tarafından açılmak istenen mermer ocağı 'ÇED Gerekli Değildir' kararı verilmiş, köy dernekleri karara karşı dava açmıştı.

ÇED MUAFİYETİ İÇİN RUHSAT ALANINI DA KÜÇÜLTMÜŞ

Açılan davada Sivas İdare Mahkemesi, köylüleri sevindirecek bir karar verdi. Mahkeme kararında proje kapsamında ruhsat sahasının 24.58 hektarlık kısmında mermer ocağı işletmesi faaliyeti yapılmasının planlandığını ancak gerçekte bu ruhsat alanının 89,87 hektar olduğunu belirterek, "Bu durumda ruhsat alanı 89,87 hektar olan ve yönetmelikte 25 hektarlık sınırdan daha büyük bir alanı kapsadığı, yukarıda yer verilen 3213 sayılı maden kanunun 5. Maddesinde arama ruhsatı, buluculuk, ve işletme ruhsatı haklarının hiç birinin bölünemeyeceği ve her birisinin bir bütün halinde muameleye tutulacağı ve buna göre söz konusu projenin ÇED sürecine tabi olduğu ve ÇED yönetmeliği kapsamı dışında değerlendirilemeceyeği, davalı idarece ruhsat sahasının bölünmesinin zorunlu kılan nedenlerin de somut bir biçimde ortaya konulamadığına" dikkat çekti.

UYGULAMANIN SÜRDÜRÜLMESİ HUKUK DEVLETİ İLKESİYLE BAĞDAŞMAZ

"Dava konusu işlemin hukuka aykırılığı yolundaki bu saptamaya rağmen uygulamanın sürdürülmesi, tüm eylem ve işlemleri hukuka uygunluk karinesine dayanan hukuk devleti ilkesine aykırı bir durum yaratacağı gibi sonraki süreçlerin ikmali ile çevresel müdahalenin fiziken başlayacağı, bu durumun çevre ve çevrede yaşayanla için telafisi güç ve zarara neden olacağından 2577 sayılı kanununun 27. Maddesindeki koşulların somut davada birlikte var olduğu sonucuna varılmıştır" ifadelerine yer veren İdare Mahkemesi itiraz yolunu da kapatarak yürütmenin durdurmasına karar verdi.

Bu haber 39 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorisindeki Diğer Haberler
2018’de Türkiye’nin insan hakları karnesinin eğitim, inanç, ekonomik ve öze..