Lütfen bekleyin..
Munzur Haber / HDP darbeye yenilmedi

HDP darbeye yenilmedi

03 Kasım 2017, 17:28

HDP’nin ‘4 Kasım Darbesi’ olarak tanımladığı operasyon bir yılını geride bıraktı. 4 Kasım’dan itibaren 27 vekil 67 kez gözaltına alındı, 9 vekil ise halen rehin tutuluyor. AYM bir yıldır sessiz, hükümet savunma için AİHM’den ek süre istedi.

AKP, MHP ve CHP ortaklığıyla dokunulmazlıkların kaldırılmasından sonra Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanları ve milletvekillerinin eş zamanlı olarak gözaltına alındığı, ”demokratik siyasete darbe” olarak tanımlanan operasyonun üzerinden bir yıl geçti. Doğrudan AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla getirilen geçici düzenlemeyle kaldırılan milletvekili dokunulmazlıkları süreci, HDP’lilerin önce tutuklanmasına ve ardından milletvekilliklerinin düşürülmesine kadar uzandı. Geride kalan bir yılda çok sayıda HDP milletvekili gözaltına alınıp tutuklanırken, Türkiye yargısı da HDP’lilere ilişkin verdiği kararlarla eleştirilerin odağı oldu. 

AKP’nin ”diyalog masası”nı devirip  ”Çöktürme Planı”nı hayata geçirmesiyle başlayan savaş, kentlerin yakılıp yıkılmasını Kürt siyasetinin tasfiyesi izledi. Erdoğan’ın ilk olarak 29 Temmuz 2015’te Çin’e yapacağı ziyaret öncesinde havaalanında yaptığı basın toplantısında HDP’yi kastederek, ”Bu partinin yöneticilerinin bu işin bedelini dokunulmazlık zırhından arındırmak suretiyle ödemeleri gerekir” demesinin akabinde Ankara’da ”dokunulmazlıkların kaldırılması” gündeme geldi. Bu açıklamadan sonra HDP’liler hakkında düzenlenen fezlekeler artmaya başladı. Erdoğan’ın sık sık ”dokunulmazlıkların kaldırılması” yönünde verdiği talimatlardan sonra AKP Grubu hazırladığı teklifi imzaya açarak, 12 Nisan 2016’da Meclis’e sundu. CHP ilk günden tavrını açık bir şekilde ortaya koydu ve Anayasa’ya aykırı bu değişikliğe ”Evet” diyeceğini açıkladı. Dokunulmazlıkların kaldırılmasını sağlayacak olan Anayasa değişikliği teklifi iki tur şeklinde yapılan oylamayla 20 Mayıs’ta AKP, CHP ve MHP’nin verdiği 376 oyla kabul edildi. 

 

HDP tavrını kararlaştırdı

Anayasa değişikliği Meclis’ten geçtiği günlerde HDP’li 55 milletvekili hakkında 511 fezleke hazırlanmıştı. Bu süreci ilk günden ”siyasi darbe” olarak değerlendiren HDP’liler ise değişikliğin yürürlüğe girmesinin ardında ifadeye gitmeme kararı aldı ve çağrılan HDP’li vekillerin hiçbiri ifadeye gitmedi. Ancak olası bir ”zorla götürülme” kararı karşısında da ”Sizden hiçbir talebim ve beklentim yoktur. Siyasi faaliyetlerim nedeniyle ancak beni seçen halkım sorgulayabilir” şeklinde ortak savunma yapma kararı alındı.

 

Rehin alma operasyonu

 İfadeye çağrılan HDP’li milletvekilleri, savcılara da ”siyasi darbeye ortak olmama” uyarısı yaptı. Ancak 4 Kasım gece yarısı HDP Eşbaşkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş ile Grup Başkanvekili İdris Baluken, milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder, İmam Taşçıer, Nursel Aydoğan, Ziya Pir, Abdullah Zeydan, Nihat Akdoğan, Selma Irmak, Gülser Yıldırım, Faysal Sarıyıldız, Ferhat Encü, Leyla Birlik, Tuğba Hezer hakkında Bingöl, Diyarbakır, Hakkari, Şırnak ve Van savcılıklarınca gözaltı kararı verildi. Ankara, Amed, İstanbul ve Mardin’de saat 00.45 ila 02.00 arasında yürütülen operasyonla aralarında Yüksekdağ ve Demirtaş’ın da bulunduğu 12 milletvekili gözaltına alındı. Gözaltına alınan eşbaşkanlar ve milletvekilleri önceden hazırlanmış uçak, helikopter ve araçlarla Bingöl, Diyarbakır, Hakkari ve Şırnak emniyet müdürlüklerine götürüldü. 

 

Önce uçak sonra tutuklama

Aynı gün mahkemeye çıkarılan Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş, İdris Baluken, Abdullah Zeydan, Ferhat Encü, Gülser Yıldırım, Leyla Birlik, Nihat Akdoğan, Nursel Aydoğan ve Selma Irmak tutuklandı. İmam Taşçıer, Ziya Pir ve Sırrı Süreyya Önder ise denetimli serbestlik hükümleri uygulanarak serbest bırakıldı. Tutuklanan milletvekillerinin yine önceden hazırlanmış uçak, helikopter ve zırhlı araçlarla soruşturmaların yürütüldüğü kentler ve ikamet adreslerine çok uzak olan Edirne, Kandıra ve Silivri cezaevlerine aynı gün sevk edildi. HDP’liler götürüldükleri cezaevlerinde de önceden hazırlanan koğuşlarda tek başlarına aylarca tutuldu.

Tüm bu süreçte, cezaevinde bulunun milletvekilleri ile görüşmek için Adalet Bakanlığına başvuru yapan uluslararası kurum ve kuruluşların bu talepleri reddedildi. Yine duruşmaları izlemek isteyen uluslararası kurum temsilcilerine izin verilmedi. 

 

67 kez gözaltı

HDP’lilere dönük gözaltı ve tutuklama operasyonları 4 Kasım günüyle sınırlı kalmadı. O günden bu yana devam eden tutuklamalarda toplamda 15 HDP milletvekili tutuklandı. Bu süreçte 27 milletvekili, bir kısmı birden fazla olmak üzere toplam 67 kez gözaltına alındı. Halen 9 milletvekilli çeşitli kentlerdeki cezaevlerinde rehin bulunuyor. 

 

Mahkeme süreci de sorun

HDP’lilerin yargılanmaları da gözaltı ve tutuklanmalar gibi en çok tartışılan konu oldu. Milletvekillerinin büyük bir bölümü duruşmalara ”güvenlik” gerekçesiyle getirilmezken, aylar sonrasına duruşma tarihleri verildi. Öyle ki tutukluluğunun üzerinden bir yıl süre geçen Demirtaş’ın tutuklandığı dosyaya, 399 gün sonra 7 Aralık’a ilk duruşma verildi. Duruşmalara getirilmeyen HDP’lilere SEGBİS’le savunma yapmaları dayatılırken, bu süre zarfından tutuklu HDP’li vekillerin 309 duruşması görüldü. 

 

Jet hızıyla 40 yıl hapis

Yargılamaları hızla yapılan HDP’li birçok isme bir yıllık süre zarfında onlarca yılı bulan cezalar verildi. 4 Kasım’ın yıldönümüne kadar dokunulmazlığı kaldırılan 10 HDP’li milletvekili hakkında çeşitli dosyalarında toplam 40 yıl 2 ay hapis cezası verildi. Ceza alan milletvekilleri hakkında farklı dosyalardan yargılamalar sürerken, birçoğunun cezası da bölge istinaf mahkemelerince onaylandı. 

 

Eşbaşkanların 50 davası 

Rehin tutulan Yüksekdağ’ın birleştirilen dosyalarla birlikte 9 ayrı ilde devam eden 25 davası bulunuyor. Bu davalardan 4’ünde hakkında mahkumiyet kararı verilen Yüksekdağ’a toplamda 5 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Demirtaş’ın ise birleştirilen dosyalarla birlikte 12 ayrı ilde devam eden 23 davası bulunuyor. Tutuklu bulunduğu dosyadan hala hakim karşısına çıkmayan Demirtaş’ın farklı mahkemelerde şu ana kadar toplam 79 duruşması görüldü. 

 

Dosya savcı ve hakimleri tutuklu

HDP’li vekiller hakkında açılan yüzlerce dosyadan 107’sinin hakim ve savcıları, 4 Kasım sonrası ihraç edilen ve tutuklanan isimlerden oluşuyor. Bu tablo yargılamalara dair yürütülen tartışmalara da farklı bir boyut kazandırdı. 

 

Vekillikler de gasp edildi 

Tutuklanmadan sonra bu kez vekilliklerin düşürülmesi gündeme geldi. İlk olarak HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ‘a siyaset yasağı getirilerek, milletvekilliği ve Eşbaşkanlığı düşürüldü. Yine Amed Milletvekili Nursel Aydoğan ve Siirt Milletvekili Besime Konca’nın milletvekillikleri verilen cezalar nedeniyle düşürüldü. Van Milletvekili Tuğba Hezer ve Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız’ın vekillikleri ise Meclis tarihinde ilk kez ”devamsızlık” gerekçesiyle düşürüldü. Ceza verilen diğer milletvekilleri de cezalarının onaylanması durumunda vekillikleri düşürülecek. 

 

Anayasa Mahkemesi sessiz

HDP’lilere dönük gözaltı ve tutuklamaların ardından eleştirilerin odağında, sadece hükümet değil aynı zamanda verdikleri kararlarla yargı da var. İç hukuk başvurularında, tutuklanan milletvekillerinin yasama dokunulmazlıkları ve milletvekilliği sıfatları devam ettiği vurgulanarak, Meclis’te devam eden yasama faaliyetlerine katılımlarının esas olduğunun altı çizildi; tutukluluklarının sona erdirilmesi, emsal kararlar gösterilerek Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) uyarınca görevli sulh ceza mahkemelerinden talep edildi. Bu talebin reddedilmesiyle tutukluluk kararına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) 17 Kasım 2016 günü başvuru yapıldı. Ancak daha önce ”Milletvekilleri tutuklu yargılanamaz” şeklinde emsal kararı bulunan AYM, aradan bir yıl geçmesine rağmen tutuklu HDP’lilere ilişkin kararını açıklamadı. 

 

AİHM savunma istedi

 Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) ise 20 Şubat 2017 günü başvuru yapıldı. AİHM, tutukluluk başvurularını öncelikli inceleme yönünde karar aldı. AİHM, önündeki tutukluluk dosyalarına Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri (AKİHK) Nils Muiznieks, Birleşmiş Milletlere üye ülkelerin parlamenterlerinden oluşan Parlamentolar Arası Birlik (IPU), sivil toplum kuruluşu ARTICLE 19 ile İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (HRW) yaptıkları üçüncü taraf olarak müdahillik talepleri kabul edildi. AİHM, bu konuda Türkiye’den 22 Ekim’e kadar savunma yapmasını istedi ancak hükümet savunma için ek süre istedi. 

 

HDP’liler Meclis’te yürüdü

HDP’li vekiller, 4 Kasım’ın yıldönümünde Meclis’te yürüdü. Tutuklu vekillerin fotoğraflarını taşıyan HDP’liler, “Meclis çürüdü, kendi kendini inkar ediyor” diyerek, Meclis Başkanlığı’nın sessizliğine tepki gösterdi.

HDP grubu, Meclis Başkanlığının sessizliğine tepki gösterdi. Meclis Başkanı İsmail Kahraman’ın makam odasının bulunduğu 1 Nolu girişte bir araya gelen HDP’li vekiller, buradan basın kapısına kadar yürüdü. HDP’liler tutuklu vekillerin fotoğraflarını taşıdı. HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, HDP Eşbaşkanları ve milletvekillerinin rehin alınmasının üzerinden bir yıl geçtiğini ifade ederek, ”Artık ülke, bir milletvekili hapishanesine dönüştü. Bir ülkede en güçlü muhalefet nereden çıkar? Parlamentodan, basından, akademiden, işçilerden, kadınlardan ve sokaktaki muhalefetten çıkar. Şimdi bir de kimler yargılanıyor bakınız. Nerede muhalefet varsa onlar mahkemelerin karşısında. Ülke milletvekili hapishanesi, ülke gazeteci hapishanesi, ülke akademisyen, eğitimci hapishanesi… Sokaklarda hiçbir eyleme izin verilmediğinden zaten sokakların kendisi hapishaneye dönmüş durumda” dedi. 

 

Erdoğan’ın emriyle yapıldı

Kerestecioğlu, tüm milletvekillerinin tek bir yerden gelen emir ve operasyonla gözaltına alınarak tutuklandığına vurgu yaparak, ”Milletvekillerimiz hakkında 2007’den 2015’e kadar geçen 8 yıllık süreçte 182 fezleke hazırlanmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 28 Temmuz 2015’deki ‘dokunulmazlıklar kaldırılmalı’ ve ‘bedelini ödemeliler’ açıklamalarından sonra, 10 ay içinde jet hızıyla 328 adet fezleke hazırlanarak, bu sayı 510’a ulaşmıştı. Kısa bir zaman zarfında hazırlanan bu 328 fezlekenin 154 adedi, Anayasa değişiklik teklifinin Meclis’e sunulduğu 21 Nisan 2016 ile kabul edildiği 20 Mayıs 2016 tarihi arasındaki bir aylık dönemde hazırlandı” ifadelerini kullandı. 

Yargının talimatla görev yaptığını söyleyen Kerestecioğlu, ”Bunun bu ülkeye maliyetinin çok ağır olacağını söyledik ve söylemeye devam ediyoruz. Nitekim bu hafta da Selahattin Demirtaş’ın duruşmalarına getirilmemesine ilişkin mahkemelere gönderilen gizli ibareli talimat yazısı, bunu bir kez daha gözler önüne serdi. Hukukçu vekiller olarak yargıya tekrar seslenmek istiyoruz. Bağımsız olun, biat etmeyin. Yürütme organının sizi etkilemesine izin vermeyin” şeklinde konuştu.  

 

Seçimleri tanımıyorlar

 HDP Meclis Grubu’na dönük baskıların sadece tutuklama ve gözaltılarla sınırlı olmadığına dikkat çeken Kerestecioğlu, şöyle devam etti: ”HDP grubunun sayısını da milletvekilliklerini düşürerek azaltmaya çalışıyorlar. AKP, milletvekillerini tutuklayarak demokrasiye karşı darbe yaptı, bu darbeye milletvekilliklerini düşürerek devam ediyor. Milletvekillerinin yasama faaliyetinden alıkonulması, yurttaşa ‘sen seç ben tanımam’ demektir. Bugün zaten hem bizim seçilmiş belediye başkanlarımıza yaptıklarını kendi belediyelerine de yapıyorlar. ‘Sen seç ben tanımam’ diyorlar. İşte bu darbedir. Bugün bu ülkenin hem seçilmiş milletvekilleri hapiste olduğu gibi ülkenin yerelde yüzde 43’ü kendi seçmediği insanlar tarafından yönetiliyor.” 

 

Demokrasi katledildi

 Meclis Başkanı İsmail Kahraman’a seslenen Kerestecioğlu, şöyle konuştu: ”Tutuklu milletvekillerinin Anayasa Mahkemesi’nde görüşülmeyi bekleyen dosyalarına Adalet Bakanlığı tarafında gönderilen görüş yazısında, milletvekilliğinden kaynaklı hakların engellenmediği belirtilmiştir. Oysaki milletvekillerinin tutuklandığı tarihten bu yana onlarca grup toplantısı yapılmış, Meclis’te 117 birleşim, 665 oturum yapılmış, 276 kanun geçmiştir. Cumhurbaşkanlığı sistemine geçişi öngören Anayasa değişikliği ile İçtüzüğün değiştirilmesi gibi çok önemli iki düzenleme yapılmıştır. Bu süre boyunca ne eş başkanlarımız ne milletvekillerimiz burada seçmenlerine, topluma seslenebildi ne bir tane kanun için oy kullanabildiler. Şimdi biz Meclis Başkanına soruyoruz, milletvekillerimiz yasama faaliyetlerini yerine getirebilmekteler mi? Başkanı olduğunuz Meclis çatısı altında 10 milletvekili tutuklu, 5 milletvekilinin vekilliği düşürüldü! Halkın verdiği oyu tanımayan bir Meclise Başkanlık ediyorsunuz. Halkların Demokratik Partisi olarak, bu parlamento tarihimizde görülmemiş demokrasi katliamıyla ilgili Meclis Başkanlığını bu konuyla ilgili bir açıklama yapmaya davet ediyoruz.”

 

8 Haziran’da başladı 

Daha sonra konuşan HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar, darbenin 8 Haziran 2015’te başladığına işaret ederek, ”8 Haziran halkların baharıydı. Bu baharın boğulması kararı verildi. Bu kararın verilmesini emreden AKP, Ergenekon ve karanlık güçlerdi. Şantajla, tehditle toplumu rehin aldılar. Dokunulmazlıkları kaldıran anayasa değişikliği ve ardından 4 Kasım Darbesi geldi. Bizim arkadaşlarımız Türkiye’de halkların baharının öncülüğünü yaptıkları için rehin alındılar. Bakın bu operasyona ortak olan bütün aktörler çürüdü. Meclis çürüdü. Meclis kendi kendini inkar ediyor. Kendileri gözlerini kapatmışlar; toplumu gerçek dışı açıklamalarla kandırabileceklerini sanıyorlar. Yargı kendini tüketiyor. AYM içtihadı varken hala tutuklu milletvekillerimiz için kararı açıklamıyor. Korku yüzünden ama korku insan ruhunu kemirir” dedi. 

 

18 ağır müebbet 3 bin 126 yıl hapis

Fezlekeleri davaya dönüşen 55 vekil hakkında 645 farklı suçtan toplam 18 ağırlaştırılmış müebbet ve 3 bin 126 yıl hapis cezası isteniyor. Milletvekilliği düşürülen HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ hakkında 192 yıl hapis ve 1 kez ağırlaştırılmış müebbet, HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş hakkında ise 486 yıl hapis ve 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor. 

 

Baluken savcısıyla aynı cezaevinde!

HDP’lilerin avukatlarından Reyhan Yalçındağ, Erdoğan’ın “Hukuka uymak zorunda değilsiniz” şeklinde yargıya talimatı verdiğini ve milletvekilleri hakkında fezleke hazırlayan savcıların FETÖ davaları kapsamında tutuklu yada ihraç edildiğini ifade etti. Yalçındağ, şunları söyledi: “Kürtlerle ilgili kumpaslar göz ardı ediliyor, her türlü yasak delil yasal delil olarak kabul ediliyor. Dosyaların tamamı çöplük ve çökmüş durumda. İdris Baluken ile ilgili fezleke hazırlayan savcılar, onunla aynı cezaevinde kalıyor.”

 

7 Haziran’ın bedeli

Siyasi soykırım operasyonunun birinci yıldönümünde konuşan tutuklu HDPli milletvekillerinin avukatı Mesut Beştaş,  tutuklananların sadece vekil olmadığını, bu süreçte DBP ve HDP’li olan herkesin tutuklandığına dikkat çekti. 

Memlekette neredeyse tutuklanmayan HDP yöneticisi ve başkanının kalmadığına işaret eden Beştaş, “6 bin üzerinde oy almış ve Kürt sorunu konusunda politika üreten, demokrasiden yana bir siyasi parti olan HDP’ye, 7 Haziran seçimlerinde kazandığı başarının bedeli ödetilmeye çalışıyor” dedi. 

Vekillerin tutuklanmasına neden olan bir fiilin olmadığına dikkat çekti. Vekillerin, siyaset yaptıkları ve konuştukları için yargılandığını dile getiren Beştaş, “HDP milletvekilleri şahsında sözler, konuşmalar yargılanıyor. İlk yazılı kutsal kitaptan başlayarak ‘önce söz’ deniliyordu. Tanrısal bir özelliği olan sözün bugün Türk mahkemelerinde yargılanma konusu edilmesiyle karşı karşıyayız. Yargılanan sözlerle birlikte düşüncelerdir. En önceliklisi de yargılanan HDP düşüncesinin başarısıdır” diye konuştu.

Avukatlık mesleğinde 20 yılını geride bıraktığını anımsatan Beştaş, şunları ifade etti: “90’lı yıllarda avukatlık yapmaya başladım. Çok sıkıntılı süreçler yaşandı hukuk açısından. Şu an Türk hukuk sistemi içerisinde bulunduğu, özellikle uygulayıcıların tutum ve davranışları itibari ile ben bu süreçteki olumsuzluk kadar olumsuz bir süreç görmedim. Devlet Güvenlik Mahkemelerini arıyoruz. Belki kaldırılmasında emeğimiz geçmiştir. Ama o mahkemeleri kaldırılmasında mücadele vererek yanlış mı yaptık diye kendimize soracak hale geldik. Böyle bir hukuk sistemi ile karşı karşıyız” diye konuştu.

 

Ardahan’da HDP ve DBP’ye gözaltı

Ardahan merkez ve merkeze bağlı Hoçuvan köyleri ile Göle ilçesinde dün sabah saatlerinde yapılan ev baskınlarında Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) il ve ilçe eşbaşkanlarının da aralarında bulunduğu 10 kişi gözaltına alındı. HDP İl Eşbaşkanı Özcan Yılmaz, DBP İl Eşbaşkanı Mikail Çit, HDP Göle ilçe Eşbaşkanı Güney Kaya, İl Başkan yardımcısı Cengiz Kanmaz,  İl eski yöneticisi Bahattin Aktürk, oşkun ve Zeki Yeni, Akif Kanmaz ve Yasin Yılmaz gözaltına alındı. 

Bu haber 695 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorisindeki Diğer Haberler
Prof. Dr. Bedriye Poyraz, Dersim’deki tarikat örgütlenmesinde Munzur Üniver..