Lütfen bekleyin..

Ercan Cengiz

Alaca Karanlık / Werasodirî

24 Ağustos 2017, 20:36

-1-
-derler ki evi ve yükü sırtında olan
bir kaplumbağayı yakan birisi
geberesiye, iflah olmaz bir daha-

kar düştü alplere
düze inmedi ama kefenini giydirdi haine
ağustosun onunda
su üşüdü, acılar döndü kemiğe
dolaptan çıkarıldı kışlıklar
ve memleketimde duman duman üstüne
hükümet yakarken ormanı
hain soyunu büyütür durmadan
köylü söndürüp, dindirmek isterken sızıyı
asker yasak koymuş körüklüyor yangını

ak-kara, alplerin bulutu, niye ki
yolunu çeviripde gitmez munzura
orada da ağaç – çiçek, bal – böcek
orada da dağlar var meyveye duran
orada da dere yatakları akar nehire
orada da nehirler bir yol bulur denize
orada da türlü türlü canlı yaşar
belalısıyla birlikte asırlardır...
orada da şimşek çakar, çarpışır bulutlar...

-2-
-sarayın şairi değilim ki
sultanın izinden gideyim
çirkini güzel yazayım, güzeli çirkin
kimine yazar, kimine çizerim-
haini bol bir memlekette doğmuşum
toprak kızarır, su yanar utancından
belki ondandır
çiçeklenirken her bahar, her bahar
vurupda kırması dolunun

-alaca karanlık, ay üşür de saklanır
eşek anırsa köpek doğurur-
alevler içinde bir gözü kapalı
merteği çürümüş çökmüş bir mezar
gökyüzünde asılı bir kapı gibiyim
kör-sağır-mecalsiz, çatısı göçmüş
duvarları közlenmiş bir yapı
kanadı yok ama kapının, kolu yok
menteşe ile tutunduğu bir zaman
dayanağı durur hala duvarda

-bir adım atmak için ileriye
kimbilir kaç adım geri saydım-
bir elimle tutunurcasına hayata, kör topal
önümde koca bir boşluk, koca bir hiçlik
yanımda, sağımda, solumda öylesine yatar
belki uçurum, belki zindan
belki kör bir kuyudur, içine
sarayın kudurmuş itlerinin atıldığı

belki rüya ya da masal, bir gelip bir giden
ama değil hiçbiri ya da fazlası
riyadan, yalandan yorgunluk bu
ve aşırı baş dönmesi ve kansızlık
haini sarmış, sarmalamış her yanı
tanımlı tanımsız hiç bir ışık yok
ama bir adım biliyorum
çok şeyi değiştirecek bir adım

-3-
-bir adım biliyorum, bir adım çok şey
ölüleri uyandırıp, kudurtacak belki haini-
kendileri olmasa ruhları gelip dikilecek
bir bir o alaca karanlığın içine
küsmek yok, alınmak da korkup kaçmak da
hayat böyle böyle örülür burada
kiminin emeksiz bir lokma geçmez boğazından
kimisi insan kanıyla doyurur kendini
ve ambarları tıka-basa ecdadından bu yana

şarap bugün daha acı ya, olsun
acılar da yıllanıyormuş zamanla
ama kızgın yağ gibi mübarek
hem acı hem şarap
kızgın yağ akıyor damardan damara
şafağın sökeceği yok bugün
alaca karanlık, nal toplarlar haine
ne bir yol, ne ağaç görünür, ne kökü
çalı – çırpı – hışırtı
kunduz ya da herhangi bir yaratık sesi
deniz, göl, köpüren akarsu kabartıları
üst üste bindirilmiş kaslar, zonklayan acılar
bir balık, böcek, bir gece kelebeği
karnı acıkmış bir bebek
dağ başında uluyan aç bir kurt
sinirleri boşalmış genç ve toy bir aşık
azraille cebelleşen yaşlı bir diktatör
şarap kokusuna gelen nazlı birçok huri
yatmaz – kalkmaz bir tanrı
zorbela kendini sahile atan bir dalga
yok, kimsecikler yok hainden başka
-alaca karanlık, solucan çıkmaz yerinden-

-4-
herşey bir yana bugün, herşey bir yana
-öyle ağız dolusu, öyle yalın ve içten
sahiden gülmeyi özlüyor insan-
öyle kahkahaları vurarak duvardan duvara
bir ömür yolaldığı yol üstüne eğilip
dert aynı dert değil ama, yine de dert
başka kapıya çıkıyor güldüğünde insan

bir giriş, bir çıkış kapısı değil bu
bu değil elbet dünya, hayat bu değil
bir taraftan dolup diğer yandan boşalan
-doymayan insan ve
yatmaz – kalkmaz tanrı zamanı-
durduk yere ne duvarlar ördü önüne
gelen gidene, düşüp kalkana, yatana
bir kez gözü açılmış derler, bir kez
insan olan, bir is gibi sinmez duvara
körolası o doyumsuz insan ki
insanı insana kırdıran ve de boğduran

cennete bakılırsa oradayım, tam merkezde
huriler bir olmuş firar ediyorlar ard arda
nehirler dolusu akan kırmızı şarapa bakıp
terliyor bol yemişli meyve ağaçları ve ben
hepsi bir sarhoşun uydurması değilse
nicedir boşuna mı belletirler bunca aptala
bir çirkine katlanmak için değilse eğer
bütün bu ezber ve onca edepsizlik neye...

-5-
-gelenektir ip atarlar kuşaktan kuşağa
soy atması gibi soysuzun, soysuzca
dewşirmeleri eğitip gönderirler peş peşe
yola gelmeyeni getirsinler diye yola
o üstün tecrübelerine yaslanarak
bağlamak yerine asilerin ellerini
ileri gidenlerini alırlar önce
hükümet konağındaki paslı zincire

külfetten kurtulmak için çok söz gerek
çokca yemin kutsal metinler üzerine
başka da neyi var ki yalanı örtecek
-ölecekler her zaman bulunur buralarda
başkaları adına güle oynaya aptalca-
ve dalkavuklar, postal yalayıcıları da öyle
mezar kazıcıları, mefta okuyucuları
ölü yıkayıcıları, pamuk tıkayıcıları da
cehennem olduğuna bakmayın siz
ötesi cennettir bütün berikilere
gelenektir kuşaktan kuşağa ibadet
büyüğü önünde kusursuz domalırken
küçüğüne ezbere erkeklik satar insan

-6-
-aynı kapıdan bakmadığımız için
aynı şeyleri görmüyoruz ya, olsun
ayrım - gayrımı yok
bütün mesele bu tanrım
sen ayık ben sarhoş, denk değil kafamız-

-gün değişti, dert değişmedi de arttı-
atalarımın övgüyle besleyip de
çatlatıncaya değin dörtnala vurduğu
eğersiz o soylu atlar gibiyim bugün
yirmi yıllık sürgünden sonra dolu dolu
hala yıllar diziliyor önümde aç perişan
dert çıkarıp dert atma zamanı değil bu
birini yazar birini çizerim yolundan etmeden

durmadan koştum bugün, durmadan
üstelik tanıyarak o çatlatan damarı
dalga boyu gelen suyun o güzel rengini
vurarak kendini kıyıdan kıyıya
nasıl da dişlerini döker o hainin
nasıl da çıkarır yakılan o meşenin sesini
sürüngenin, ceylanın, kelebeğin...ve benim

gecenin kör bir vaktinde bugün
koştum zincirleri kırmışcasına
karanlığa inat
ihanete inat
soysuzluğa inat koştum durmadan
atalarımın o soylu atları gibi
burnundan soluyup vurarak dörtnala
ve çatlatmak istercesine yüreği

yılmadan, dönmeden sağa-sola
ardımda şiddetli bir yağmur
ardımda alaca karanlık ve omurgamın sızısı
gök gürültüsü, üst üste vurup kaçan o şimşek
ayak izlerimi kapatırcasına gidip
deli bir rüzgarın koynuna girmiş aşk diye
nişan alıp göğsüme, göğsüme vurur...
anladım tam onikide hedefim ama
benim etrafımda dönmüyor ki dünya
ama dünya da bilsin ki artık, bilsin
inatla ben dönüyorum allı bir turna gibi
sevdam bu benim, kavgam bu...
ekmeğim bu benim, suyum bu...
kimine yazar, çizerim kimine...

-7-
işte ohal buhaldir asker talimat almış
yurdumda ormanı veriyor ateşe
havada adalet, havada özgürlük
havada hukuk kıvılcımları patlıyor üst üste
mezarlığa tuvalet yapacak kadar da
kardeşlik satıyor hükümet bu kaçıncı

ohal buhaldir, buhal ohal
bin yılların işlemeli taşlarını söküp
göz göre göre beton döküyorlar on katı
sonra bir şehir, çatışmadan aç – susuz
teslim oluyor saraya
sonra insanlar, diz çöküyorlar zalime
ve zalim temizliyor dişlerini
gırtlağından geçirdiği kanla...

-8-
-dolmuşum gardaş, dolmuşum
tohuma durmuş buğday başağı gibi
kapalı yer iyi gelmez bu havalarda-
dağlarda kurşun vurdukça sesimi
daha bir akıyor insanın gözü...
selam taşımaktan yorgun insanlar
yüzyüze bakmaktan, gülmekten ağlamaktan
bırakıp gittiler işte, birer birer gittiler
kimse sözünü yiyecek değil ya
bu fakirlikte, bu fakirlikte
ince belli bardaktan geçmez
damıtılmamış bir damla söz
ortaya söylenen ne ki gardaş
kavga öncesi ısınmak gibidir bu hava
artık kim alırsa üstüne, kim sahip çıkarsa
tutukluluk da yapabilir insanın çenesi
söz gelip dayandığında gırtlağa
ol ki nişan alsın, bir gözü kapalı
ol ki salmaseyip savrulur heceler...
ağlarım be gardaş, ağlarım...
acı acı güleceğim yerde...

Werasodirî

-1-
-vane qi jûyoqi barê xuya bonê xo peştîdero
jûyo qi î wesnêno, î qêşîyî
vabimiro, reyîna kî îfla nêbeno-

vori ginê alporo
nêma cer ama kefen da xayînîro
dêşînê adarîdi
awê serçîyî, dec gerîya astiko
kincî zimistanî wêtî dolapra
û welate midi dû, dû serra wecîno
huqmat birrî wesnêno
haylemo o soyê xayînî kenno weyî
deuc vazenoqi pistakeno, vazenoqi mejîbô
eskêrî wirnîye çarna haylemo o pufkeno

sıpî-şa,hewre alpo çîya qi
raa xo nêçarnêno nêsono munzurî
îcadi kî dar-ber, teyrî-çîçeg-hemgen esto
îcadi kî koî este meyvi danê
îcadi kî cilla dero esta xo resnêna çemî
îcadi kî çem jû raî weno xo resnêno derya
îcadi kî tûr tûr weşîyonê xo raminê
asirona o ebi beloona
îcadi kî brusk erzeno, höyrî kunnê jûbînî

-2-
-saîre sarayî nîyo qi
reça sultanî ra sêrî
xofinî rindek bîyarî zon, rindêkî xofin
tayînêre nuştox, tayînêre xeteyu
jû welate xaînbolîdi amo o dîna
herd beno şûr, awe wesena arê xo ra
bêkî îra o
çîçegqi da her usarî, her usarî
pirodayîsa qirkerdena torgi

-werasodirîyo, asmi serçîna qi xo daranawe
herqi bizirro kutiq telêqîno
werte killidi jû çime xo munto
mertegi poyîya jû mezeli ginaapiro
asmendi ze darkerdena jû kîberîyo
kor-qêr-bêteqet, çatîye xo ginopiro
jû yapîyodi dûyare xo kizbîyî qilliwer
perre kîbêrî çînnî, hurîndîya destî çînna
jû waxte pegirotena ebi menteşe a
dayanaxe xo findeto o hona dûyardi

-serba rawer eştena jû gami
kam çêzano çend gamê peyser şîyo
jû deste xuya pegirotena, kor-topal
wirnîya midi zulimatadi xorîyî, çînnêbîyeni
lee midi, hete raşttî, hete çepti hênî raquto o
bêqî zîlo, bêqî zîndana
bêqî jû kuyîya kora, erzenêwerti
kutokonê harbîyayîse sarayî

bêqî hewno, yaxut çîroqa, rey ena rey sona
ama nîyo qitaba, yaxut daha zêdi
rûşayînra, jûrora qefelîyayîso no
û seritadînîni û bêgonîni
piroşîyo xayînîra, herca giroto xower
naskerdox-el, jû roştî çînnîya
ama jû gami zoni
jû gamadi zafçî yawurnayîsî

-3-
-jû gami zoni, jû gami
meyîto weznênara, xayîno harkena bêkî-
bexo qi mebê roye xo eno hênî raşt findeno
jû bê jû wertê e a tarîyîna werasodirîdi
miradîs çînno, rûçarnayîs, tersona remayîs kî
weşînê nîya nîya rêşîna-munîna îtadi
etayîno bêemeg loqmi nêsono gulîra
tayînîkî gonîya însanîya mirdkenê pîze xo
û ambarone xo heta feq ecdadîra nahet

şarab eyro tenêna talo ya, vabibo
deci kî ze şarabî serrona beno qamil
ama zê e ronê şûrîyo bimbareq
hem dec, hem şarab
rono şûr sono damarra damari
tovanay sefaq nêerzeno eyro
werasodirîyo, nal topkenê xayînîre
nê jû rayî, nê leyê asena nikî koke xo
kes-pes venge pelgo
kutike awe yaxut jû venge yaratixî
goli, derya, giriyayîse çeme kopiginî
serbêser nîstayîse hêrsî, dirbeta dapedayîsî
jû maşîyî, lolik, jû perperika sewe
jû pizezi bebega wesani
sere koyîdi zurrayîse jû werga wesani
jû xorto hersin, asiqodi toy
jû dîktatoro qamil azraîlîya qerqelidi
boya şarabîya miser amayîse hurîyo
nêraqutena – nêraustena jû heq
zorbela jû pela xorasnayîse kinare deryayî
çînno, kes çînno, xayînonra ber
-werasodirîyo, maliq nêwecîno hurîndîra-

-4-
hemuyî heterê eyro, hemuyî heterê
-hênî feqpir, hênî pak û zerrira
raştîna wuyayîs eno wîre însanî-
hênî teqnayîsa pirodena dûyarra dûyarî
jû omir raygirotêşî rayser çewtbîyena
derd o derd nîyo ama oncîya kî derd
wecîno kîbere bînî însanqi wuya

kîbere jû cikutenê, jû wecîteni nîyo no
dîna na nîya elbet, weşînê na nîya
va jû hetera pirbo, jû hetera kî talbo
-însano ki mirdnêbeno û
waxte nêraquteni bê nêrauştena heqî yo-
hênî findetena çê dûyarî viraştî xower
amayîn-şîyayîn, ginawarîn-rausten-raqutenire
rey çime xo bîyo ya vanê, rey çime xo bîyo ya
însan ze tênîyî nêtemeqîno dûyarî ra
korbîyena î însanê wesanîyo qi
însan însanîya qirkeno û xennêqino

cennetiro seyrkenêsa îcadero, tam waridi
hurîyî bîye jû fîrarkenê têdima
deripir şîyayîse şarabe şûrîya seyrkerdena
araqîdanê leye meyvo o û ez
têdi jûre jû serxoşî nîyîsa
çê waxto bosini muskinê hontê hero
serba damîsdayîse jû xofinî nîyosa eğer
tedi no ezber û hontê edepsizîni kamîre

-5-
torio, la erzenê soyîwer
ze soydayîse jû soysuzî, soysuzîna
dewşîrmo o talîmkenê rusnenê tedima
jûyoqi nêno ray, bîyare ray deyî
peştîya xo danê î zanauxîna xuya bercîni
giredaînaraosa destonê î asîyo
îyîqi rawer wecîyî îno genê rawer
konaxe huqmatîdi binê zencîra pasini

qulfetra rareyayîsre zaf quddîyini lazima
zaf sondî lazimi nuştînê muqaddesî ser
zobîna kî çê esto qi jûro bimuno
-merdenire her waxt kes wenîno nîcaudi
namê e sarîya keyf-qelebuta, hêrîna
û dalqauxî, postallesenoxî kî hênî
mezelkintoxî, meyîtser wendoxî
meyîtşuntoxî, pamuxkerdoxî kî
ceennem bîyayenre seyrmekere sima
dote xo cenneto tedi nahetonre
torio, pîlra qiçi ser îbadet
pîllîwer bêkusir xo kenno dikatî
qicêxore ezbera camerdîni roseno însan

-6-
-jû kîberra seyrnêkenîmi qi
jû çî biwenêmi ya, vabibo
ayrî-gayrîye xo çînno
tedi mesela nanîya heqo
to ayix ez serhoş, deng nîya qafa ma-

-roc wurîya, derd bîzedi nêwurîya-
sabîyayîsa wayirkerdena ceddê mi
heta qi peqa çarnalona
ze golîgonê soyîno bêwilarîyo eyro
pir pir wist ser surginra tepîya
hona serrî miwer dîzbenê wesan tesan
waxte derdvetenê – derdeştenê nîyo no waxt
jûye nusnon, jûye hetkoni raîra nêkoni

nêfindeto eyro tedi waşto, nêfindeto
mi naskerdenê ama damara çariqilasnayîni
awa pellewer amayîse î renge rindêkî
xo desta pirodayîsa qinarra qinar awe
senên risnêyenê didanonê î xayinî
senên wetenê venge î birre binêadirî
teyr-tuli, xezali, perperiqi... û venge mi

eyro waxte kor-zulimata sewedi
waşto sayqi zencirî siqite
tarîyînre înad
xayinînre înad
soysuzinre înad nefindeto waşto eyro
zê golîgonê soyinon cedde mi
pirniqra tanîdayîsa çarnalona
û zerrî peqiteni ser

becarnêbîyo, xo nêçarna raşt-cepî ser
mi dima sillîya peti
mi dima werrasodirî û jîbayîşî astike mênî
req-teqa heyro, peser pirodena bruskî û remayîs
to vanay sonê reçonê mi munnê
qute wiradîya jû waî esq deyî
senê mire nîsangenê, danê senê miro
mi zana tam desdidîyîndi hedefo ama
dormê e midi tanîdîna qi dîna
ama dîna kî bizano qi êndî, bizano
înada ez tadîni zê jû qulîngi
sewda a mi nîya a, köyxa a mi nîya a
nonê mi no o, awa mi na a
tayînîre nuştox, tayînîre heto

-7-
îsti ohal nohalo esqerî emirigirota
welate midi adir dano birrî
havadi adalet, havadi azadîyî
havai çîqe hukukî peqqenê tedima
heta mezelo ser tuvalet viraştenire
no çendîno birayîni roseno huqimat

ohal nohalo, nohal ohal
kemere saniqinê hazar serrî helkerde
vera çimo beton kenêci desqatî
dima jû şûqi, bêqirrayîs, wesan û tesan
teslîmbîyenê sarayre, dima mordemi
zonîyonê xo anê herd virnîya zalîmîdi
û zalim pakkeno didanonê xo
gonîya qirtiqwerdîşîra...

-8-
-heta qirtiqi bîyo pir bira, bîyo pir
zê toxim findetena kellêgenimî
cao cadayîn rind nêno nî havoodi-
koodi qerşunê qi ginê e venge mi
daha zedi sonê îstire çimî...
selam berdenêre qefelîyî însanî
rû bê rû seyrkerdenire, wuyayîsre, berbîsre
cawerdaî şîyî îsti, jû bê jû şîyî
kes perse xo nêwenno ya
na feqirînêdi, na feqirînêdi
bardaxa menitenginra newerena
jû noxda qali
wertire vatenê çikaqi bira
qöyxara rawer xo germkerdena na hava
êndî kam geno xoser sa, kam wayir wecîno sa
beno qi rey rey giredîna kî çenika însanî
noxdi qi amê xo sana girtiqi sa
beno qi nîsangenay, jû çime xo munnay
beno qi salmaseyp herfî wecînê feqra
berboni xore bira, berboni
hurêndîya tal tal wuyayîsîdi....

Ercan Cengiz
(Ödünç Hayatlar Yaşadık)

Bu haber 294 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.