Lütfen bekleyin..

Can Kasapoğlu

‘Boğazın Hasta Adamı Erdoğan Yükseldikçe, Türkiye Düşüyor’

10 Mart 2017, 19:01

(Erdoğan steigt auf, die Türkei steigt ab)

Federal Almanya başbakanı Angela Merkel’in Ankara ziyareti, AKP çevreleri ve cumhurbaşkanı ile görüşmesi, Türk medyası ve siyasetçilerine bakılırsa zafer kazanılmış ve kıran kırana geçmiş gibi.Alman basını tarafından ‘sıradan-rutin’ bir ziyaret ve haber değeri taşıyan bu ziyaretin karşı taraftan çok farklı lanse edilmesi yeni değil tabi.

Fakat durum hiçte Türk medyası-basını ve siyasetçi gözü ile görüldüğü gibi değil.Elbette bu türden ziyaretlerde genel olarak her iki ülkenin kendi ve ortak çıkarları yanı sıra bölgesel vb konular masaya yatırılır, müzakere edilir, yeni bir program vs eksenli tartışılır.

Ancak basın cumhurbaşkanı Erdoğan, neredeyse Merkel’e ‘kafa atmış’ ve Merkel süklüm-püklüm ülkesine geri dönmüş gibi lanse etti ve etmeye de devam ediyor..

Görüşme sonrası gazete manşetleri, ‘Haddini bildirdi’ veya ‘Eine Minute’ dedi, ‘Terörislere kucak açma’ vb başlıkları ile çıkıverdi.Günlerdir TV kanallarında benzer tartışmalar(!) yürütülüyor ancak kimse Merkel’in ne(ler) dediğinden nedense hiç ama hiç bahsetmiyor.

Avrupa ve Almanya’da (ana) haber bültenleri genel olarak 15 dakikadır.Bu 15 dakikalık zaman dilimi içinde, ülke ve bölge ile ilgili önemli (haber değeri taşıyan) haberler, hava ve trafik, magazin, sonrasında ise spor olmak üzere hepsi verilir.

Haftanın belli günlerinde ise, dünya, bölge ve ülkeye özgün önemli, tartışma programları vardır..

Bütün bunların ‘objektif’ olmasına aşırı dikkat edilir ve herhangi bir konuda ‘farklı’ görüşler tartıştırılır ve izleyici her iki yada çok daha farklı görüşler hakkında bilgilendirilir.

Fakat söz konusu Türkiye vb. ülkeler olunca durum değişiyor.

Bir haber (üstelik o da ana) programı saatlerce sürüyor, bitmiyor, araya reklamlar vs giriyor.

Sonuç olarak, Merkel-Erdoğan görüşmesinde kısa bir karşılaştırma yapıldığında bile ortaya çok farklı bir tablo çıkıyor.

Türkiye’de son yıllarda, ay ve haftalarda a’dan z’ye bütün tv programlarında (konusu ne olursa olsun) bir kesim sürekli övülüyor, öne çıkarılıyor iken diğer bir kesim ise yeriliyor, suçlanıyor ve ötekileştiriyor.

İşte bu durum diğer ülkelerin basını ve medyasında gülünç karşılanırken hem de inandırıcı olmuyor.

Örneğin yukarıdaki başlık, ‘Erdoğan yükseldikçe Türkiye düşüyor’ (Erdoğan steigt auf, die Türkei steigt ab) Alman (Süddeutsche Zeitung) gazetelerinde son zamanlarda sıkça ortaya atılan değerlendirmelerin bir özeti gibi.

Başkanlık sistemi ekseninde yürütülen tartışmaların yarattığı belirsizlik, artan dış borçlar, Dolar ve Euro’nun durdurulamaz yükselişi ile birlikte Ankara’nın deyimi ile ‘yeniden bir istiklal savaşı’ veriliyor olması türkiyeyi güvenilir olmayan-riskli bir ülke konumuna getirmiş değerlendirmeleri yapılıyor.

Yine Türkiye’nin ikide bir, mülteci konusunu güncelleştirmesi ve AB ile ilişkilerinde bunu pazarlık konusu yapması AB çevrelerinde bir ‘tehdit’ olarak algılanıyor.

Sonuç olarak, söz konusu Türkiye ve Erdoğan olduğunda Avrupa basınında, ‘Darbe, Savaş, Terör, Enflasyon ve Umutsuzluk‘tan bahsediliyor .

Avrupa’ya göre referanduma giderken Türkiye, ‘HAYIR’cı cepheyi terör(!) ile eşleştirmesi ve evet demeyenleri ‘hain’ ilan etmesi 21. Yüzyılı değil ama ‘Ortaçağ’ı anımsatıyor.

Görünen o ki orta doğudaki gelişmeler, ABD’nin ve AB’nin yeni strateji arayışları ile Ankara’nın argümanları çakışmıyor, ‘çatışıyor’ yada çatışacağa benziyor.

Çünkü sınırlar değişiyor, rejimler, monarşiler, cumhuriyet vb. sistemler aşılıyor, parçalanıyor, yıkılıyor.(*) (Erdoğan steigt auf, die Türkei steigt ab) Alman Süd Deutsche Zeitung

Can KASAPOĞLU / Dersim Gazetesi Şubat 2017 Sayısından

Bu haber 169 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
90 gün önce
476 gün önce