Lütfen bekleyin..

Mustafa Elveren

Siyasal İslam Ve Rejim Değişikliği

24 Ocak 2017, 19:35
AKParti ve MHP’nin ittifakı ile T.C. Anayasası’nın bazı maddelerinin değiştirilmesi gündeme damgasını vurmuş durumdadır.
AKP-MHP yetkililerinin basına verdiği mesajlarda özetle;”bu bir rejim değişikliği değildir.” diyorlar. CHP ise, şu andaki rejimin aynen devam etmesini isteyerek, itirazda bulunuyor.
 Al birini vur ötekisine. Hiç birinin aklına üçüncü yol gelmiyor. Yani ülkemizin iç ve dış siyasi konjonktürü göz önüne alarak “Demokratik Cumhuriyet” sistemi üzerinden kafa yormuyorlar.
Ülkede demokratlar, aydınlar, yazarlar, akademisyenler, halktan yana siyaset yapanlar yani iktidara ve Saray’a muhalif olan her kim varsa susturulmaktadır. Zindanlar bu insanlarla dolup-taşmaktadır. İyi ki bu cesur insanlarımız var. Tüm baskı ve susturmalara rağmen yine de düşüncelerini dile getirmeye çalışıyorlar.
“İki askeri darbeyle (12 Mart 1971) ve 12 Eylül 1980) solu ezmeyi başardılar. Solun ezilmesinde “kemalist ordunun” rolü büyüktü… Ve boşalan yer dinci gericilik tarafından dolduruldu. 1970’li, 1980’li ve 1990’lı yıllarda Siyasal İslam bir çok hükümetin ortağıydı. Siyasal İslam ilk defa 2002’de iktidara gelmedi. Bütün bu zaman zarfında devlet aygıtı Siyasal İslamcı militanlarca dolduruldu. Bu, TC’nin sistematik bir uygulamasıydı…” (Fikret Başkaya-Özgür Üniversite)
Sistematik olarak sosyalist solu ezen, Kürdleri, Alevileri ve azınlıkları yok etmeye çalışan Türk-İslam sentezli rejim kendi sonunu da getirmeye mahkûmdur.
Ne yazık ki, Türkiye Ortadoğu cehennemine ve Suriye bataklığına sürüklendi. Ülkemizde oluk oluk kan akmaya başladı. Dolayısıyla ekonomik kriz kaçınılmazdır. “Tek millet…!” ve tekçilik mantığıyla ülkeyi bu bataklıktan kurtarmak mümkün değildir.
 “Rejim elden gidiyor” diyen önemli bir kesim haklı olarak korkuya kapıldı. Ancak; Kendini “Demokrasi Militanı, Cumhuriyet’in yılmaz savaşçısı” olarak lanse eden ve Türkiye’yi parti kapatma mezarlığına çeviren o eski Yargıtay savcıları, anayasa eski başkanları neredeler? Kürdler ve sosyalistler söz konusu olunca mı bunlar kış uykusundan uyanıyorlar?
Saltanatçı taraf Muhammed’i, cumhuriyetçi taraf da Atatürk’ü referans göstermektedir. Bırakın bunları. Bunlar kendi çağlarında kaldı. Artık evrensel çağdaş çözümler üretilmelidir.
Her türlü gericiliğe ve militarizme karşı demokrasi cephesinde kesintisiz mücadele etmek gerekir, diye düşünüyorum.
Ne tekçi İslam Cumhuriyeti, ne de tekçi Kemalist cumhuriyet. Yaşasın laik-demokratik Cumhuriyet.
22.01.2017
Bu haber 490 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları