‘LİNÇ GİRİŞİMLERİNE KARŞI TOPLUMSAL DUYARLILIĞIMIZI GÖSTERELİM’
İnegöl ve Dörtyol’da faşistlerce gerçekleştirilen linç saldırıları, ülkenin dört bir yanında ve Avrupa’nın pek çok kentinde gösterilerle protesto ediliyor.
Linç saldırılarını Bölge’de onbinlerce insan yürüyüşlerle, KESK, TMMOB, TTB ve DİSK gibi kurumlar genelde basına gönderdikleri yazılı açıklamalarla, İHD gibi bazı örgütlerde sokakta demokrasi güçleriyle yaptıkları ortak basın açıklamalarıyla lanetliyor.
Kürtlere reva görülen linç girişimleri karşısında KESK Genel Sekreteri Emirali ŞİMŞEK yaptığı basın açıklamasında, ‘Basit bir anlaşmazlıkla başlayan olaylar hızla Kürt yurttaşlarımıza yönelik topyekûn bir saldırıya dönüşmüş, ırkçı-şoven çetelerin olayları körüklemesiyle ikinci bir Maraş vakasına evriltilmeye çalışılmıştır. Hızla kitleselleşen ve kendilerini hukukun, kanunun yerine koyan kalabalık İnegöl’de Dörtyol’da terör estirmiş, evlere, dükkânlara, kamu binalarına ve araçlara saldırmış ve kamu gücü bu saldırı karşısında maalesef yetersiz kalmıştır. Basit bir toplumsal olayda dahi kuvvet kullanan, gazla, suyla kitleleri dağıtan polisin müsamahakâr tutumu ayrıca düşündürücüdür’ dedi.
‘Hükümetin demokratik açılım adı altında Kürt sorununun çözümü yönünde halkımızda yarattığı beklentinin boş çıkması; çatışma ve gerilim ortamına geri dönülmüş olması bu zemini oluşturmaktadır’ diye sözlerini sürdüren ŞİMŞEK, ‘Hükümetin Kürt sorununda son dönemde sergilediği sorunu bir askeri sorun, bir güvenlik sorunu olarak gören yaklaşım saldırganları cesaretlendirmiştir. Provokatörleri cesaretlendiren bir başka önemli unsur, geçmişte yaşanan benzer olaylarda kışkırtıcıların yakalanmamış ya da ciddi bir yaptırımla karşılaşmamış olmalarıdır. Gerilim ve çatışma ortamı ırkçı şoven provokasyonlara zemin hazırlamaktadır. Olaylar basit bir asayiş sorunu olarak ele alınamaz’ diye sözlerini sürdürdü.
Siyasi iktidarın olaylara ilişkin şimdiye kadar sergilediği yasak savan, gayrı ciddi tutumlarını terk etmesini isteyen ŞİMŞEK, ‘üzerine düşen yürütme sorumluluğunu sergileyerek olaylara karışanları, kışkırtıcı ve saldırganları mahkeme önüne çıkarmalıdır. Ancak bu sorunun sadece adli yönüdür. Yapılması gereken olayın kaynağına inilerek ülkede toplumsal barışı hâkim kılmaktır. Bunun yolu da artık çözümünü hepimizin bildiği toplumsal meselelerin çözümü yolunda somut adımları bir an önce atmak, demokrasiyi geliştirmektedir. Bu yolda başta siyasi iktidar, parlamento, tüm siyasi partiler ve tüm demokratik kuruluşlar üzerine düşeni yapmalı, toplumsal sağduyu harekete geçirilmelidir. Hiç kimse halkımıza kan ve gözyaşından başka bir şey vaat etmeyen ırkçı-şoven politikalardan medet ummamalıdır’ diyerek açıklamasını tamamladı.
DİSK Genel Başkanı Süleyman ÇELEBİ’de İnegöl ve Dörtyol’da Kürtlere dönük linçin kaygı verici olduğunu belirterek, ‘Farklı yerlerden gelseler de, farklı kültürlere, inançlara sahip olsalar da, daha insanca koşullar altında barış ve kardeşlik içinde yaşama umudunu taşıyan milyonların iradesi, hoş görüsüzlükten beslenen, aynı tezgahta çalıştığı, aynı fırından ekmek aldığı, çocukları aynı sıralarda oturan komşusuna, iş arkadaşına etnik kimliği nedeniyle düşmanlık besleyen, linç kültürü ırkçı çetelerin eline teslim edilmemelidir’ dedi.
AKP’nin sahte açılımının sorunu çözmekten uzak olduğunu belirten ÇELEBİ, çözüm yollarının bütün boyutlarıyla sınırsızca tartışılmasını önleyen yasal ve idari engellerin kaldırılmasını istedi. ÇELEBİ açıklamasını şöyle sürdürdü, ‘Özgür, eşit ve demokratik bir Türkiye için gerçek bir açılım ve bu alanlarda genişleme şarttır. Öncelikle; devletin ve siyasetin çok kimlikli, çok kültürlü ve çok inançlı toplum gerçeğine kapalı yapısı, anayasa, yasalar ve kurumlar dahil olmak üzere değiştirilmeli, demokratik bir muhtevaya kavuşturulmalıdır. Siyasi iktidarından muhalefetine, siyasi partilerden sendikalara ve kitle örgütlerine varıncaya kadar herkesin sorumlu olduğu ve sorumluluk duyması gereken bu sorun konusunda, ülkemizi daha ağır bedellere götürecek gelişmeler yaşanmadan, yeni Sivaslar, Maraşlar, Çorumlar olmaması için, herkes taşın altına elini koymalı, yeni kanlar ve gözyaşları akıtılmadan harekete geçilmelidir.’
DİSK Genel Başkanı Süleyman ÇELEBİ konuşmasını şu sözlerle bitirdi; ‘Artık daha fazla çatışma, daha fazla ölüm ve ırkçı saldırganlık istemiyoruz. Ülkemiz, özlediği barış ve kardeşliğe kavuşmalıdır.’
İnsan Hakları Derneği Ankara Şubesi, Türkiye’de artan linç girişimlerini görüşmek üzere 29 Temmuz’da kurumlarla yaptığı toplantıda, faşist saldırılar ve linçlere karşı kitlesel tepkilerin yükseltilmesine karar verdi.
Alınan karar çerçevesinde 30 Temmuz Cuma günü, saat: 18.00’de Sakarya Meydanı’nda toplanan kitle, önce TAYAD’ın cezaevlerine ilişkin yaptığı basın açıklamasına katıldı.
TAYAD’ın açıklamasının ardından saat :18.30’da ise, ‘LİNÇLERE VE PROVOKASYONLARA SON. YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ’ pankartı ardında gerçekleşen basın açıklamasını kurumlar adına İHD Ankara Şube Başkanı Gökçe OTLU okudu.
İnegöl ve Dörtyol’da gerçekleşen linçlerle ırkçı şoven politikaların yükseltilmeye çalışıldığını ve halkları birbirine düşürme çabasının bir devlet politikası haline getirildiğini belirten OTLU, ‘yetkililerin yaptığı tüm açıklamalar linç girişiminde bulunanlara sadece güç verdiği ortadadır. Örneği, İçişleri Bakanı ATALAY ve Hatay Valisi LEKESİZ, halkın can güvenliğini koruması gerekirken, kışkırtıcı açıklamalarda bulunmuştur’ dedi.
Tarih boyunca yaşanan linç ve katliamlardan sonra, birkaç tetikçi ya da taşeron göstermelik yargı önüne çıkarılmış, ancak bu yargılamalar linç ve katliam sorumlularını, organize edenleri sadece güçlendirmiştir diyen OTLU, ‘Soruyoruz, linç girişimleri ve provokasyonlar bu coğrafyaya ne getirdi? Bu coğrafya Maraş, Gazi Mahallesi ve Çorum gibi katliamları yaşayarak kana doymadı mı? İnegöl ve Dörtyol’da yaşananlar, halklarımıza, kin ve düşmanlık dışında ne kazandıracaktır? Bu coğrafyanın barışa ihtiyacı varken, adeta bir merkezden düğmeye basılmışçasına coğrafyamızın her yerinde linç girişimleri ve provokasyonları yükseltmek isteyen kimdir?. Kimler halkları birbirine kırdırmak istiyor?’
’
Yaptığı konuşmanın son bölümünde yetkililere seslenen OTLU, ‘Linç girişimi olan illerde gerekli tedbirler alınmalıdır. Her insanın can güvenliği başta olmak üzere, mağdurların zararları giderilmelidir. Bu yaşanan süreçte kışkırtıcı konuşmalarından dolayı Bakan ATALAY ve Hatay Valisi LEKESİZ hakkında gerekli yasal işlemler yapılmalıdır. Linç girişiminde bulunanlar, olayı organize edenler kamuoyuna açıklanmalı ve yargılanmalıdır. Kürt sorununda adil demokratik, onurlu, kalıcı bir barış için çözüm hemen bugün sağlanmalıdır.’
‘BİJİ BRATİYA GELAN – YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ – FAŞİZME KARŞI OMUZ OMUZA’ sloganlarının atıldığı protesto eyleminde, İnegöl ve Dörtyol’da faşistlerin saldırılarına uğrayanlara dayanışma mesajı gönderildi. Açıklamada, Ankara Demokrasi Güçlerinin artan linç saldırılarına karşı bundan sonra da sessiz kalmayacağı ve eylemlerine devam edeceği vurgulandı.
İHD Ankara Şubesi’nin çağrısıyla gerçekleşen, ‘LİNÇ GİRİŞİMLERİNE KARŞI TOPLUMSAL DUYARLILIĞIMIZI GÖSTERELİM’ eylemine; BDP, ESP, EMEP, EHP, SDP, Sosyalist Parti Ankara İl Örgütleri, Devrimci 78’liler Federasyonu, KESK Ankara Şubeler Platformu, Alınteri ve Ankara 78’liler Birlik ve Dayanışma Derneği Yöneticileriyle Üyeleri katıldı.
NWD / Ffm
Yılmaz Kızılırmak (DİSK/Dev. Maden - Sen)
Bu yazı toplam 33 defa okundu.