Anayasa oylamasını Kürt referandumuna dönüştürelim. Kürtler birlik olmazsa, Dörtyol, İnegöl, Erzurum her gün yaşanır. Birleşelim artık.
Alman Mareşal von Moltke; ‘’Kürtler birlik olsa, Ortadoğunun en güçlü halkı olur’’ diyor. Türkiye, eskiden Kürtleri tanımıyordu. ‘’Kart-kurt“ yapmışlardı. Asimilasyon ve soykırımlardan geçen halkımız, 30 yıl süren büyük mücadele ve on binlerce gencini kurban vererek, Kürt olduğunu bu ırkçı devlete kanıtladı. Şimdi ise Kürt var, ama dili, kimliği, kültürü olmayacak ve devletin kapısına bağlı Kürt olacak, diyorlar. Erdoğan: ‘’Benim Kürtlerim“ derken, sanki sahibi olduğu bir köpekten bahsediyor. Rus seterim, Alman kurt köpeğim gibi, AKP’li Kürtlerim, CHP’li Kürtlerim, Bingöl’deki Fetullah, Ağar yandaşı Zazalarım, AKP’den 80 Lira alanlarım... Nedense adam gibi kendisi olan Kürt görülmüyor. Devletin yetkili ‘’kart-kurtcu“ tarih profesörü Halaçoğlu: ‘’Kürtler, Türklerin asimile olmuş halidir“ dedikten sonra: ‘’Dünyanın her yerinde herkesin 7 göbek gerisini bildiğini dile getirerek, ‘’Biz Türklerin kimliklerini ortaya çıkarması ve birbirlerini tanımalarını isterken bazı kesimler bunu kafatasçılık, ırkçılık olarak nitelendirmektedirler. Aslında bunu ret eden ne mutlu Türk’üm diyemeyenler aslında asıl ırkçılık yapanlardır’’ demiş. Mademki Kürtler, Türklerin asimile olmuşlarıdır, seksen yıl da Kürtçe devletin resmi dili olsun. Bu ırkçı-faşist Profesör, devleti kuran ve şimdiye kadar idare edenlerden kaçının bir veya iki göbek ötesini biliyor? Acaba bu Profesör; Kemal Atatürk, İnönü, Demirel ve diğerlerinin de yedi ceddini ortaya koyabilir mi? Sahtekar sözde bilimadamına bakan dürüst Türkler şüphesiz; ‘’Ne mutsuzum ki Türk’üm!“ der. Ama bunların işi sahtekarlık ve zorbalıktır. Kendilerinden 4-5 bin sene önce o topraklarda yaşayan Kürt halkını kabullenemiyorlar.
Devlet, Türklükle mutlandırdığı ırkçı faşist güruha: ‘’Ya Allah, Bismillah-Allah’u Ekber!“ çektirerek Kürtleri linç etmeye ve BDP bürolarını ateşe veriyor. Türk devleti, katillerini tekbirlerle Kürtlere saldırtırken, Kürde tek bir yol bırakmaktadır. Bu faşist ve ırkçı devlet sisteminden bir an önce kurtulmak. Şüphesiz yol zahmetlidir. Kürtler yeni katliamlara uğrayıp derin acılar çekebilirler. Ama bunların egemenliğinden kurtulmak için her türlü acıya katlanmak zorundayız. Bu ırkçı faşist toplumla birlikte yaşanmayacağı görülüyor. Oysa Kürtler; anayasa yeniden yazılsın. Kürt kimliği, dili, özerk ve özgür bölgesel yaşam bu anayasaya alınsın, o takdirde mevcut sınırlar içinde birlikte yaşarız, diyor. Devlet, Türk yapılan dışında kimseye hayat hakkı tanımıyor. Kürt ve Türk barış ve eşitlik içinde yan yana yaşasın fikri, bunlarca kabul görmüyor. Allah-Bismillah deyip, Müslüman Kürde saldırıyorlar. Bunlarda ne insanlık var, ne de çok inandıkları o İslam ahlakı var. Hay huy edip her tarafa saldıran kanlı Cengiz Han mentalitesi verilen halk, başka halklara hayat hakkı tanımıyor. Aslında Erdoğan günümüz Cengiz Han’ıdır. ‘’Biz ne dedik? Tek millet, tek vatan... dedik.“ Sonra; ‘’İstemeyen çekip gitsin“ dedi. Şimdi de devletin etnik arındırma projesini adım adım hayata geçiriyor. Batıya sürülmüş Kürt insanına, ‘bak sana böyle soykırım yaparım’ diyor. İçişleri Bakanı: ‘’Amanosları bunlardan temizleyin!“ diyor. Yarın bu müezzin Beşir Atalay minareye çıkıp; ‘’Bunları Kürdistan’dan temizleyin!“ demez mi? Bu bir etnik arındırmadır. Beşir Polisinin, masum Kürde nasıl saldırdığını, nasıl çocuk kollarını kırdığını, copladığını biliyoruz. Ama aynı polis, güdümlü katil sürüsüne; buyurun buradan arkadaş, der gibi davranıyor. Valiler; canileri vatansever gösteriyor, onlar da yakıp yıkıyor, talan ediyor. Evet, devlet linç kültürü verdiği kitleleri; ‘’Allah-Bismillah“ bağırtıp Kürtlere saldırtıyor. Erdoğan ise; Kerbela’da Hz.Hüseyin’i 72 yakını ile katleden Yezid havasındadır.
Kürtler utansınlar. Bir milyon nüfusu olan Kosova devlet oldu. Kürtler ise; Türkiye’de statüsü olmayan 20 milyonluk bir halktır. Onun bunun Kürdü olacağına kendi Kürdü olsalar bu iş biter. Kürt halkı çok kayıp verdi. Çok çile çekti. Çok hakaret gördü. Cebren welatından sürüldü. Tarihte bu duruma düşmüş halklar saflarını sıklaştırmıştır. Yahudilere bakınız. Ermenileri görünüz. Sağduyu sahibi bireylerden oluşan halklar kurtuluşu kollektif aramışlardır. Yoksa Ermenilerin başına gelenleri yaşarlar. Kürdistan, yer altı ve yer üstü doğal kaynaklarıyla Ortadoğunun İsviçre’si olabilir. Yeter ki Kürtler bu ırkçı-İslamofaşist sisteme karşı birlik olsunlar. Hani bu 12 Eylül anayasa değişiklik taslağını demokrasiye atılan adım görenler, AKP ve lideri iyidir diyen Kürtler, Dörtyol’da bir yanınız yanmadı mı? İnegöl’de mazlum Kürtlere linç uygulanırken, acımadınız mı? Erzurum’u görmediniz mi? Diğer halkların kurtuluş savaşlarında çoğunluğun yanında olmayanlar, ihanetçi görülmüştür.
Bir avuç Yahudi 19.Yüzyılın sonunda İsrail devletinin temellerini diasporada attı. Kürtler de halktır. Öbür halklardan ne eksiği, ne fazlası vardır. Öbür halkların devleti var. Bizim neden yoktur? Çünkü biri AKP Kürdü, diğeri Fetullah’ın mürüdü, devletin memuru, kendini inkarda ısrar ediyor öbürü. Bu münafıklardan kurtulalım, gelin bir olalım. Hep birlikte insanlık güneşi altına onurumuzla çıkalım. Anayasa oylamasını Kürt referandumuna dönüştürelim. Kürtler birlik olmazsa, Dörtyol, İnegöl, Erzurum her gün yaşanır. Birleşelim artık.
Kaynak: Y.Özgür Politika
NWD / Ffm
www.haydar-isik.com
Bu yazı toplam 55 defa okundu.