”Ağa,Hacı,Hafız,Molla,Efendi,Beyefendi,Paşa,Hanım,Hanımefendi ve Hazıretleri gibi lakap ve ünvanlar kaldırılmıştır.
Bilenler bilir,M.Kemal 26 Kasım 1934 de lakap ve ünvanların kaldırılmasına ilişkin bir Devrim yasası çıkarmıştı.Bu kanunun 1. Maddesi diyorki; ”Ağa,Hacı,Hafız,Molla,Efendi,Beyefendi,Paşa,Hanım,Hanımefendi ve Hazıretleri gibi lakap ve ünvanlar kaldırılmıştır.Erkek ve Kadın vatandaşlar kanun karşısında resmi belgelerde yalnız adlarıyla anılırlar.”Görüldügü gibi “Paşa”demek te suç kapsamı içindedi.Ama yinede bu kanun delinerek bizati M.Kemal hep bir Paşa’idi,dahası tüm Askeri yetkililer birer Paşaydı.Zamanla yalnız Paşa demekte yetmemiş,birde Paşalara “Hazret” ünvanlarıda verilmiş.Örnegin Doğan Paşa Hazretleri,Yaşar Paşa Hazretleri gibi..Bu Osmanlıdan kalan en tatlı ve en gurur verici bir lakap,bir seslendirme ünvanıydı bir asker icin.İç Anadolu’da ve Ege bölgesinde ise büyükler küçüklere hep “Paşam”diye de hitap ederler.”Hadi gel benim Paşam.Nerede kaldın benim Paşam vs”güzellemeleri pek menşurdur.Buraya nokta koyu,şimdi biz gelelim haziretsiz ama bir o kadarda ünlü Paşalara,alın size;
Osman Pamukoğlu Paşa!
1947 de Sinop’ta dogdu.Askeri okullarda okudu ve 2002 yılında emekli oldu.Hayatında en büyük görevi ise; 1993-1995 yıllarında Hakkari’deki,PKK ya karşı yapılan sözde en büyük harakat olan Çelik-1 Operasyonunu yönetti.Bu Çelik-1 harakatı 19 Mart 1995 günü başlamış,resmi açıklamalarda toplam 37 gün sürmüşt.Bu operasyona 6 Tugay’dan 35 bin Asker ve 10 bin Korucu katılmıştı.Asker boş dumaz,yerinde oturmaz şiyarıyla,önce televizyon kanallarını gezerek,Kürtlere karşı nasıl savaştığını,Kürt cografyasını nasıl bombaladıgını ve nasıl katliamlar gerçekleştirdigini,tatlı bir dille allandıra-ballandıra anlatıp durdu.AKP başta olmak üzere,Mevcut siyasi partilerle bu işin çözülemiyecegini anlamıştıki;birde kendine özgü Hak ve Eşitik Partisi’ni kurdu.Nevşehir’deki İlk meydan mitingine ise kendine benzeyen 50 kişi bile zor bulup,o bildik masllarını eli cebinde anlatıp durdu.Tv proğramlarına artık bir Genelbaşkan sıfatıyla katılan Pamukoğlu’nun tek gündem maddesi ve tek bildigi şey yine Kürtler ve PKK’ydı.1993-95 yıllarında devletin,NATO’nun,ABD’nin,Avrupa’nın ve tüm gizli güçlerin tam destegiyle başaramadıgı bu işi,şimdi Parti başkanı olarak haledecekti.Tek argumanı ise 20 bin kişilik askerle,365 günde PKK yı silip süpürecegini anlatıyordu.Tv Program sunucuları yada diger katılımcıların hiç biri dönüpte,”Hakkari’deyken 1993-95 yıllarında,6 Tugaydan 35 bin asker ve 10 bin korucuyla 37 günde bitiremedigin PKK yı yıllar sonra bu yaşlı halinle nasıl bitireceksin?O zaman neden bitiremedin bu kadar büyük bir destek arkanda varken?Elini tutanmı vardı yoksa gözlerini kapatanmı?Şimdi kalkmış gazel okuyorsun?Kim seni dinler bu boyalı saclarınla?Bak miting alanına bile100 kişi toplayımıyorsun Pasam.!Di hadin ordan canım sende!”diyemiyorlar!Diyemiyorlar çünkü Kürtler onlarında düşmanı...Bu deli saçması şeyler omlarında işlerine geliyor.Bir diger Paşa ise;
Erdal Sarızeybek Paşa!
1976 da Kırşehir’de doğdu.Fransa’da Askeri egitimler aldıysada ancak Albay rütbesine kadar uzanabildi.1992-94 Yılları arasında onunda kaderinde Şemdinli Hudut Tabur Komutanlığı görevi yazılmıştı.2005 yılında ise Ankara’da verilen yeni görevi redetmiş ve istifa etmişti.O da Meslektaşı Pamukoğlu gibi kitaplar yazıyor ve Tv.Proğramlarına çıkıyor.2 yıllık Şemdinli serüvenlerini degişik isimlerde en az 5 kitapta okuyucularına sundu.Pamukoğlu gibi parti kurmadı ama bir internet sitesi kurdu.Bu günlerin Araştırmacı Uzman yazarı Sarızeybek;Kendisini M.Kemal’le benzeştirirken Sarızeybek Rakısına yakın olup olmadığıysa henüz bilinmemektadir.
Sarızeybek’in bir başka buluşu ise katıldığı tüm Tv Programlarına,seyyar yazı tahtasını,tebeşirini,silgisini ve ders kitaplarını toplayıpta Allah-Maşallah gidiyor.”Efendim skorskiyi böyle kaldırdım,böyle hücuma geçtim,şöyle imha ettim ve bu kadarını esir aldım,dımı dıma dım.!”benzeri hikayeleri hiçmi hiç bitmiyor.Bu kadarla da kalmıyor muhterem,elindeki kalem-tebeşirle başlıyor tahtaya PKK nın soy seceresini yazıp çizmeye.Kürtler ve PKK’le ilgili bütün kripto bilgiler zanedersiniz onun elinden geciyor.Müthiş bilgi ve anlatım birikimiyle birlikte,tahtaya yansıyan renkli tablolarla prestıjli Tv Modaretörleri başta olmak üzere bende dahil, bütün sütüdyo izleyicileri adeta şoktayız.Herkes Kürtlein bu örgütlü yapıları ve ordulaşan kadroları karşısında, Sarızeybek’in bunca derledigi gerçekler ortadayken;Nasıl oluyorda bu iş hala bir türlü çözülemiyordu?Ama Sarızeybek diyoki;”Şurda şurda tam biz bu işi bitirecekdikki,sanki gizli bir el devreye giriyor ve bizi fırenliyordu.Azmimiz kırılıyor ve çalışamıyorduk.İşte bütün bu bilgileri (reklamlar)bu kitaplarda topladım ve anlatıyorumki;Görev yapan askerlerimiz,Türk Halkımız,Basınımız,Ögrencilerimiz,tüm dostlarımız ona göre davransınlar.Cünkü bu iş çok ciddi!.”Aslında haklı çok ciddi!
Şimdi buna ne dememi beklersiniz?El-insaf be el-insaf!Derim demesinede;Bir an Osmanlının son demindeki o Devrik Paşalar aklıma geliyor.Neydi o!Ha hatırladım!Talat Paşa,Enver Paşa ve Cemal Paşa.Turancı-Türkcü emelleri dogrultusunda Osmanlı’yı Balkanlarda batırıp,ilk kaçan kendileri olmuştu.Birde bu sözüm ona gariban Paşaları bir süzgeçten geçirelim.Çünkü aynı zihniyet ve aynı Paşa süregi devam etmektedir.Önce Enver Paşa,
Enver Paşa 22 Kasım 1881 de(M.Kemal’in doğduğu yılda)İstanbul’da Dünyaya geldi.Padişah Abdülmecid’in torunu,Vahdeddin’in büyük kızı Naciye Sultan’la evlendi.Meraklısına küçük bir not:M.Kemal’de,Vahdeddin’in ikincı kızı Sabiha Sultan’ı seviyordu.Ama Sabiha Sultan M.Kemal’i redetmişti. Belkide M.Kemal’in isteyipte elde edemedigi tek varlıktı Sabiha Sultan?Yıllar sonra Ermeni kızı olan Sabiha Gökcen’i evlatlık alıp,çok sevipte alamadıgı Vahdeddin’in kızı Sabiha Sultan’ın adını (Sabiha) bizzat bu Ermenı Kıza vermişti,not bitti.
Konumuz;Saraya damat giren Enver Paşa,Ittihat Terraki Cemiyetinin kurucu önderi oldu.1913 de tarihe Babıali Baskını olarak giren ilk askeri darbeyi yaptı.Turancı bir düşüncenin öncüleri arasındaydı.Ural-Altay kavimlerinin birligini savunuyordu.Turancı-Irkcı söylemleriyle Osmanlının sonunuda getiriyordu.Harbiye Nazırı(Savunma Bakanı)iken,Çogunlugu Kürtlerden oluşan binlerce askeri Sarıkamış’ta Ruslara karşı soguktan kırdırttı.Irkcılık onu Ermenilerin Soykırımına yönlendirdi.Kürtçülük yapılıyor ve Kürt ulasal bilincı gelişiyor gerekcesiyle;Kürdistan’daki bütün İttihat Terakki Cemiyeti bürolarını bile kapattı.Bütün bunları yaparken o tek başına degildi.Yanında Talat ve Cemal Paşalarda vardı.Osmanlıyı İstanbul denizinde batırırken,kendisi Rusya’ya kaçtı.Ama bu kaçış ona 4 Agustos 1922 de Ruslar tarafından ölümü getirecekti.Tacikistanda’ki naaşı yıllar sonra 1986 da Türkiye’ye ancak getirilebilmişti.
Cemal Paşa,6 Mayı 1872 de Midilli’de doğdu.O Enver gibi Padişaha damat olamamıştı amma,İttihat Terraki Cemiyetinin kurucu üyesiydi.Yine Enver Paşa gibi Turancı-Irkcı içgüdülerin esiri olmuştu.Enver’in sag kolu gibi çalışıyordu.Ermeni Soykırımında o da sorumluydu.1.Dünya Savaşıyla İşler kötü gidiyor ve Osmanlı payı tahtı sallanıyordu.Herkes canını kurtarıyordu.Bir gece yarısı Enver Paşa’yla bindigi Alman Denizaltısıyla,o güzelim Şehri İstanbul’u terketti.Bu kaçış ona,Tiflis’te 2 Ermeni yurtseveri tarafından 21 Temmuz 1922 de,lideri Enver’den tam 13 gün önce ölümü müjdelemişti.
Talat Paşa;1884 Bulgaristan doğumluydu.Enver ve Cemal Paşaların yakın çalışma arkadaşı ve fikirdaşıydı.Dahiliye Nazırıyken(İçişleri Bakanaı)sırf ırkcı egolarını rahatlatmak için Ermenilerin katliamlarını resmen onayladı.Böylece gerek Osmanlıya,gerek Turancı-Türk Irkcılıgına ve gerekse Enver Paşasına en büyük sedakati göstermişti.Ama ne varki Osmanlı tükenmişti.1918 de İstanbul’a ihanet ederek çareyi kaçmada buldu.Gittigi Berlin’de bir Ermeni yurtseveri tarafından öldürürldü.Naaşı 1943 de Türkiye’ye ancak getirildi.
İşte böyle;yalanım varsa ne olayım!Bütün bunların hepisi ama hepisi bir gerçek.Irkcı düşüncelerle yola çıkanlar,sonunda sessiz ve o görünmez intiharlarınıda yüreklerinde saklamışlardır.Ama Halklara ve İnsanlığa da en büyük kötülügü yapmışlardır.Son bir not:Bu üç Osmanlı Paşasının ölümlerine ben şahsen kuşkuyla bakmaktayım.Bunlar öyle yada böyle,M.Kemal’in de içinde oldugu ve bizzat hep beraber kurdukları Karakol Örgütü(o zamanki Ergenekon)tarafından öldürülmüş olabileceklerini düşünüyorum.Kanıtım yok ama bulgular çok.Ben bunu ilk söyleyen olayım,arşivler açılsın görürüz.
Bu dünyaya Paşa gelmek belki çok kolay!Ama Paşa Paşa gitmek,bir Paşa için çok zordur...!
Erdoğan Yalgın
Bu yazı toplam 80 defa okundu.