Lütfen bekleyin..
Munzur Haber / Kato’nun Prensesi: Dersim – Berivan HARUN

Kato’nun Prensesi: Dersim – Berivan HARUN

07 Haziran 2019, 09:56

''Dersim Rezan (Medine Işıklı), 1986 Adıyaman-Kahta doğumlu. 1998 tarihinde gerilla saflarına katılan Dersim Rezan, 3 Mayıs 2007 tarihinde Botan’ın Besta alanında şehit düştü.''

Bir şeyleri anlatmak gerekir, doğayı bir karıncayı, papatyayı gülü anlatmak gerekir. Bir savaşı, bir sevdayı, bir bağlılığı, bir gerillayı, bir prensesi anlatmak gerekir ve bir insanı anlatmak gerekir. Fakat benim için bir gerillayı anlatmak çok zordur. Çünkü onu anlata bilmek için onunla yaşamak gerekir. Doğrudur birçok gerillayı tanıyoruz, fakat hepsiyle yaşama imkanımız olmuyor. Her gittiğimiz alanda birçok gerilla tanırız. Her biri bizde farklı izler bırakır. Birde onlarla can olan yoldaş olan gerilladan dinleriz. Kahramanlık destanlarını…

Gerilla Dersim’in mücadele arkadaşı Havin bu sözlerle başladı anlatımlarına: “Papatya gülüşlü yoldaşım, içindeki isyan sesleniyor bana. Yaz o güzel yoldaşı yaz o tatlı gülüşü, genç baharı, anlat ve yaz ki onun ruhu huzur içinde yatsın. Yaz ve anlat ki o yarım kalan gülüş sonsuzluğa uçsun. Bu bir haykırıştır. Hem düşmana karşı. Güzel yoldaşım bu haykırışı sığdırabilir miyim? Anlatabilir miyim? Her ne olursa olsun anlatacağım ve yazacağım… O Botan sevdalısı, savaş aşığıydı. Bulduğu her fırsatta Botan’a gitmek için isyana kalkardı yüreği. İsmine uygun bir karakteri vardı. Adı Dersim’di, Dersim gibiydi. Ona hep isyan derdik. Yüreği her an patlamaya hazır bir volkan gibiydi. Haksızlığa karşı asla boyun eğmez ne pahasına olursa olsun doğruları savunurdu. Haksızlık düşmanı, yoldaş aşığıydı Dersim. Tüm yoldaşlarının sevdalısı idi, ve tüm arkadaşlar onun sevdalısıydı. Herkese göre Dersimin ayrı bir adı vardı ve en güzel adları ona layık bulanlardı.”

İlk katıldığında Gabar’da görüşmüştük. Yıl 99’du, küçük, şirin bir kızdı. O hala hatırımda kırmızı bir tişört, mavi pantolonu üzerinde çok sevimli bir hali vardı. Dersim benden genç olduğu için yanımızda kalmasını çok istiyordum. Eğitim görmesi için arkadaşlar onu güneye gönderdiler. 99 yılında onu gördüğümde gencecik hali hala gözümde canlanıyordu. Şaşırmıştım. Dersim büyümüş kocaman olmuştu oysaki ben hala o minik bir kızı hayal ederdim. 2005 yılıydı. Şehit Beritan Akademisinde aynı dereceydik, büyük bir şans aynı mangadaydık. Dersim’i orada tanıdım ikinci defa göz kenarlarında kırışıklar oluşmuş, boyu uzamıştı ama çocuk ruhunu hala koruyordu. Dersim eğitimlerde kalktığında her arkadaş onu pür dikkat dinlerdi. Esprisel dili, aynı zamanda yoğunlaştırıcıydı. Tüm dikkatler Dersim’deydi. İsyan, ne kadar keskinse o kadar acılarla karşı karşı ya gelmişti. Ve cesurdu sevmediği insana seni sevmiyorum diyecek kadar cesurdu. Kendine göre, yaşamı uyarlayan ve uygulayandı. O PKK yoldaşlığının aşığıydı.”

Yaşamıyla herkeste iz bıraktı

Gerilla Dersim’i Şervan adındaki mücadele arkadaşı şöyle anlatıyor: “Uygarlığın başlangıcından bu güne kadar, Çin, Küba, Angola, Vietnam gibi birçok halk özgürlük ve onur mücadelelerinde çok büyük direnişler sergilemişlerdir. Mezopotamya’nın en eski halklarından olan Kürt halkı da tıpkı diğer halklar gibi onurları ve namusları için savaşıyorlar. Bu onurlu direnişimizde halkımızı ve binlerce genç güzel yoldaşımızı bu uğurda yitirdik ve hala da yitirmeye devam ediyoruz. Verdiğimiz her bedelde nice yürekler yanıyor, güzelliklerimizi toprak altına koyuyoruz, biliyoruz ki bu güzellikler ancak bu topraklarda yeşerir ve güzelliklerini ardıllarına bırakabilir, yaratıcısı olabilir.

Dünyanın harikalarından biri olan nemrut dağının tüm güzelliklerini kendisinde somutlaştıran küçük fakat iradesi ve sevgisi nemrut dağından büyük olan bir prensesimiz var. Prensesimiz öylesine güzel şirin ve yüce ki insanın ondan etkilenmemesi imkansız. Yaşıtları sokaklar da oynarken o zalimlerin halkın üzerindeki baskıdan nasibini almış ve ne olursa olsun buna karşı bir şeyler yapmayı kafasına koymuş. Daha çok genç bir yaşta halkı ve kendi onuru iradesi için gerilla saflarında yer almayı hedefliyor. Çünkü bu gerilla ordusu birbirine ölümden öteye bağlılık gösteren Önder Apo’nun yarattığı gerilla ordusudur. Dersim yoldaş binlerce yıldır sömürülen, ezilen, bedeni pazarlarda satılan, bir eşya gibi görülen kadının dilini, iradesini yok sayan bu korkunç sisteme karşı verdiğimiz özgürlük savaşımımız da binlerce kadın yoldaşları gibi o da Kürdistan’ın en güzel, sarp geçit vermeyen, dağlarında savaşıyor ve mücadele veriyor. Prensesimiz de Beritan, Mazlum, Kemal, Zilan, Sema, Viyan… yoldaşlarının bıraktığı mirası tamamlamak için hiç görmediği tanımadığı bir savaşın içinde yerini alıyor. Zamanla yaşamın gerçeği ile tanışır ve kendi gerçekliği ile yüzleşir ve büyük çelişkiler yaşar. Bu yoldaş kendini yaşama kaygısızca katar, kendi kişiliğinde büyük gelişmeler kat eder kendi savaşında ve yaşam gerçeğinde.

O sözü edilen güzel ve özgür yaşamın çok büyük zorluklarla ulaşılabileceğini anlamıştır. Zorlukların ve savaşın içinde olan prensesimiz, her ne kadar genç ve tecrübesiz olsa bile zekalı, becerikli, yüreği büyük olan ve merhametli yoldaşımız, prensesimizdir. Örgütte ki iradesi, duruşu, morali, yaşama kaygısızca katılımı, büyük fedakarlığı ve en önemlisi yoldaşlarına olan büyük sevgisi yüce bağlılığı ile örnekti.

Yoldaşlarına verdiği saygı ve sevgi ile herkesi çok etkiliyordu. İradesi güçlü olan özgürlüğüne olan tutkusu, ülkesine olan aşkını, yoldaşlarına olan sevgisini anlatmak mümkün değildir. Dersim yoldaş kuzeyde tanıdım onu tanıdığım zaman onun Botan’a olan bağlılığı fedakarlığı morali yoldaşlarına olan hasreti de düşmana karşı beslediği kini ve intikam hırsı ve daha sayılamayacak birçok örnekleriyle beni çok etkiliyordu. Çünkü kuzeyde böyle yoldaşları bulmak kolay değildir. Özellikle yaşama olan bağlılığı, coşkusu, sevgisi, morali beni derinde etkiliyordu. Benim pratiğe daha çok canlı ve hareketli katılmamın nedeni prensesimizin yaşamdaki duruşuydu. Sanırım benim birçok yoldaşımda bu konumdaydı. Çünkü o bambaşka bir insandı duyguları, yüreği, sevgisini tüm yoldaşlarıyla açık ve çok dürüst yoldaştı.”

Botan sevdalı bir yürek

Gerilla Şervan anlatımlarına şu şekilde devam ediyor: “Botan’a o kadar bağlıydı ki, onun Botan’a olan bağlılığını ve sevgisini anlamak çok zordur. Küçük yaşında olmasına rağmen çok zeki ve yetenekliydi. Bu zekasını herkesle paylaşmak isterdi. Yoldaşlarına nasıl yaklaşacağını çok iyi bilirdi, onun için kadın erkek fark etmezdi, herkese karşı gelir ama aynı zamanda anında arkadaşlarının gönlünü alabilecek kadar alçak gönüllüdür. Bu konularda çok yetenekli bir prensesimizdi. Duygularını herkesle paylaşır, kendini yaşama kaygısızca katardı. Çok dürüst ve doğal bir insandı. Hiçbir insan onunla tartışmalarında ve ilişkilerinde zorlanmazdı. Çünkü onun gönlünde ve yüreğinde tüm yoldaşlarının yeri vardı. Fiziki olarak bazı rahatsızları olmasına rağmen kendisini hiçbir zaman pratik işlerden uzak tutmazdı. Her zaman güler yüzlü, seve can ve moraliyle yoldaşlarına destek oluyordu. Kış kampımızın en hareketli neşesi ve sevgisiydi. Kar yağdığı dönemlerde kar savaşı yaptığımız zaman iki tarafın ortasında kalan o kısacık boyuyla saçlarıma kar yağdığı zaman savaşın ortasında kalan şirin ve güzelliğiyle kampımızın hepimizin sevgisiydi. Dersim yoldaşı tanıyan herkes çok kısa bir süre içinde onu çok sever ve moral alırlardı. Dürüstlüğü, doğallığı ve hiperaktifliğinin yanı sıra Dersim yoldaş çok duygusal ve doğal bir yoldaştı da. Düşmana karşı verdiğimiz amansız savaşında özellikle Besta alanında düşmanın bizim irademizi kırmak ve yok etmek için her türlü teknik ve saldırıları karşısında büyük direnişler yaşanıyordu. Şehitlerimiz hepimizin yüreğini yakıyordu. Şahadetler Dersim yoldaşı daha çok etkiliyor ve içindeki intikam alevini daha da gürleştiriyor. Tek hedefi düşmandan yoldaşlarının intikamını almaktı. Göreve gittiği zaman bile her zaman onda eksik olmadığı güler yüzlü ve neşeliydi.

Takım olarak onun yokluğuna bir türlü alışamadık ve alışmayacağız.”

Gerilla Şervan son olarak anlatımlarını şöyle sonlandırdı: “Çok sevdiği, bağlı olduğu Botan’da şehit düştü. Her zaman söylediği bir sözü vardı; Botan’da şehit düşman çok güzledir diyen yoldaş en sonunda dilediği oldu. Botan’ın sevdalı kızı istediği yerde şehit düştü. O da binlerce yoldaşları gibi Mezopotamya’nın en güzel yerinde Kürdistan dağlarında Beritan, Zilan, Viyan yoldaşlarının bıraktığı mirası devir aldı ve görevini tamamladı. Mirasının bizlere teslim etti. Bizde bu mirasını tamamlamak için çizdiğin özgürlük ve onurlu mücadelenin yolunda sonuna kadar yürüyeceğiz. Ne mutlu sana seni canlarından çok seven yoldaşlarının olduğuna seni çok ama çok sevdik ve seviyoruz. Güle güle sana Botan’ın sevdalı kızı güle güle sana Kato’nun ve yüreğimizin prensesi güle güle Dersim yoldaş. Senin onurlu mücadelenin ve anılarını hiçbir zaman unutmayacağız.

Çok sevdiğin Botan’ın bütün çiçekleri güzel saçlarına taç olsun. Botan’ın akan bütün suları kalbin gibi saf temiz olsun.

Botan’ın bütün dağları senin sevdan olsun. Bütün yoldaşların senin sevgin olsun. Botan’ın sevdalısı Kato’nun prensesi seni çok seviyoruz seni hiçbir zaman unutmayacağız.”

  • Dersim Rezan (Medine Işıklı), 1986 Adıyaman-Kahta doğumlu. 1998 tarihinde gerilla saflarına katılan Dersim Rezan, 3 Mayıs 2007 tarihinde Botan’ın Besta alanında şehit düştü.
  • Y.Ö.Politika
Bu haber 37 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorisindeki Diğer Haberler
Cumartesi Anneleri, sağanak yağmura rağmen eylemlerinin 751’inci haftasında..