Lütfen bekleyin..
Munzur Haber / Soykırıma karşı Dersimli olmak

Soykırıma karşı Dersimli olmak

29 Mayıs 2019, 11:42

''Soykırımcılara karşı Dersimliler ortak bir duruşla hareket etmeyi başarırsa, sadece Dersim adını değil, kutsal topraklarındaki tüm Alevi ve Kürtçe olan isimleri kullanmaya özen gösterirlerse soykırım rejimi ve onun adamları hiç bir şey yapamaz.''

1937-38 Dersim Soykırımı, 20.yy’da dünyanın en vahşi güçlerinin yaptığı soykırımlardan biridir. Bildik biçimde tarihe yazılmamış olması, uluslararası alanda soykırım olarak kabul edilmemiş olması, arkasındaki güçlerin ve işbirlikçisi Kemalistlerin bu işi ne kadar planlı ve hesaplı yaptıklarının kanıtıdır.

Dersim kırımı, Türk devletinin Kürt halkına dönük 1924 yılından sonra başlattığı ve halen sürdürdüğü kültürel ve fiziki soykırımların en büyük olanıdır. Öte yandan Dersim Soykırımı TC’nin Bakur Kürdistan’da 20.yy’da uyguladığı sistematik toplu öldürme ve göçertme soykırım saldırılarının sonuncusu da sayılabilir.

Kürt halkına ve cumhuriyet tarihi boyunca her etnisiteden Alevilere uygulanmış soykırımlara karşı Dersim’i savunmak, bunun bir parçası olarak da Dersim adını kullanmak soykırıma karşı mücadele etmek anlamına gelir. Çünkü Dersim sadece Kürtlüğü ile değil, dünyada Alevi inancının her açıdan temsilini yapan değerlerin ve nüfusunun tamamına yakınını barındıran tek Alevi coğrafyasıdır.

Kürt Reya Heq inancı için Dersim İbrahimi dinlerin Kudüs’ü sayılır. Êzîdîler için Şengal ve Şexan, Rojhilat Kürdistanındaki Yaresanlar (Ehl-i Heq) için Şaho-Dalaho, Başur Kürdistanındaki Kakailer (Yaresanlar) için Hawar bölgesi neyse Reya Heq Aleviler için Dersim de odur. Çünkü inançlar kutsal mekansız olamazlar. Her inanç bir toprak parçası üzerinde filizlenmiştir. Her kutsal ruh mutlaka ilk olarak bir yerde cemre gibi toprağa düşmüştür. Değişik makam ve kapılardan geçtikten sonra, yeşermiş, büyümüş, bereketli ürünleriyle kimlik haline gelmeye başlamıştır. Demek ki Dersim’e Hardo Derweş (Dervişler toprağı) denilmesi boşuna değilmiş. Özcesi Dersim bir kimlik ve kişiliktir, sahip çıkmak itikat ve onur gereğidir. Gerçekten de Dersimli olmak ayrı bir kimlik ve kişilik sahibi olmak anlamında Xwebûn yani kendisi olmak demektir.

Geçenlerde Dersim belediye meclisi soykırımcıların aklının ürünü olan ‘Tunceli’ adı yerine ‘bundan böyle Dersim adını kullanacağız’ kararını alarak devrimciliğini ve yurtseverliğini göstermiş oldu. Soykırım devletinin valisi de bu karara karşı yürütmeyi durdurma kararı verdi. Yani ‘soykırım sürüyor, sürecek buna karşı kararlar alsanız da’ demeye getirdi. Haklı olarak Dersim halkı sivil topum kuruluşları ve en  önemlisi de merkezi Dersim’de bulunan ve Kürt Reya Heq Alevilerin örgütlü olduğu anlaşılan Demokratik Alevi Dernekleri de buna karşı tepkisini ortaya koyarak soykırım kararını kabul etmeyeceklerini belirti. Dersim Belediyesi de aldıkları kararın arkasında duracaklarını ve Dersim halkıyla birlikte Dersim tabelasını asacaklarını duyurdu. Dersimlilerin duruşu soykırıma karşı bir duruş olurken, sömürgeci soykırımcı devletin valisi de Alpdoğan soyadlı soykırımcı katilin yolunda olduğunu göstermiş oldu.

Kuşkusuz ki Dersim ve genel olarak da Alevilere dönük soykırıma karşı verilen ve verilmesi gereken mücadele, bir inanç ve kimlikle aynılaşmış bir adın kullanılmasıyla sınırlı değildir. Olmamalıdır. Ancak adlar ve kavramların kimlik, kültür ve inancın ruhu olduğunu bilerek mücadele etmek ve bunu önemsemek de çok önemlidir.

Dersim denilince yolunu ve itikadını sürdüren Kürt Alevilerde kutsal Jiyar ve ocakların olduğu mekan duygu ve düşüncesi oluştuğu biliniyor. Tüm Alevilerde Alevi şehri olarak anlaşıldığı da hepimizin malumu. En son12 Eylül askeri darbesine kadar da her yerdeki Kürt Alevilerin kendi kimlikleriyle guruplar halinde özellikle Duzgın Baba Jiyarını ziyarete gittiğini, Alevilerin Dersim’e bir Müslümanın hacca gider gibi gittiğini de çok iyi biliyoruz.

Dersim, Kürt Alevi kalesinin geçilmez kapısı anlamına gelir. Dersim’in geçmişi, yiğit Kürt aşiretlerin, aşiret liderlerinin ve onlarla hareket eden yol önderlerinin ruhu, anısı ve yerine getirilmesi gereken vasiyetleri ile doludur. Son on yıllar içinde de atalarının vasiyetinin yolunu tutmuş devrimcilerin mekanı olmuştur.

Dersim’in her gözesi, taşı, dağı, vadisi sadece kutsallara değil katliamlara da tanıklık etmiştir. Bunun için Dersim’e sahip çıkmak onurdur. Başta belediye başkanı olmak üzere belediye meclisi, Dersim halkının oyları ile seçilmiş muhtarlar dahil herkes bu mücadelede birlik içinde olursa katliam kalıntıları bir bir ortadan kaldırılır. Soykırıma ve soykırım kalıntısı o iğrenç, iğrenç olduğu kadar kan ve zulüm demek olan Tunceli kelimesi de sökülüp atılır. Ve Dersim, Dersim olma yolunda bir adım daha atmış olur. Dersimliler sömürgeci ve soykırımcılığa meydan okurcasına kimliklerine sahip çıkmak zorundadır. Çünkü Dersim onurdur, adıysa kimlik ve kişiliktir.

Soykırımcılara karşı Dersimliler ortak bir duruşla hareket etmeyi başarırsa, sadece Dersim adını değil, kutsal topraklarındaki tüm Alevi ve Kürtçe olan isimleri kullanmaya özen gösterirlerse soykırım rejimi ve onun adamları hiç bir şey yapamaz. “Hardo Derweş”deki kutsal mekanların isimleri başta olmak üzere diğer tüm adları iletişim tekniğinin verdiği imkanları da kullanarak yaygınlaştırmak iyi olacaktır. Örneğin internet ortamı böyle bir ortak mücadele için ilk adımda çok iyi sonuçlar verecektir.

Tüm Kürtler için olduğu gibi Dersimliler için de soykırımla hesaplaşmanın tabi ki en etkili yolu Kirmanckî-Kurmancî lehçeleriyle konuşmaktır. Dilini bilenlerin inatla dilini konuşması, çocuklarına öğretmesi, bilmeyenlerin kurslara giderek dilini geliştirmesini bir öneri olarak paylaşmak istiyorum. Özellikle Dersimlilerin çocuklarına mutlaka anadillerini öğretmeleri gerekir. Bu adım gerçekten de soykırımdan intikam almak olacaktır. Bu günümüzde o kadar da zor bir şey de değildir. Yeter ki istensin, soykırımla hesaplaşma ruhu ve duygusu ile ele alınsın. Çağımızın imkanları oldukça kolaylaştırıcıdır.

Dersim ya mao…

Cihan EREN / Y. Özgür Politika

Bu haber 62 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorisindeki Diğer Haberler
Cumartesi günü kaybolan Engin Eroğlu hâlâ bulunamadı. Kayıp Eroğlu'nun ..