Lütfen bekleyin..
Munzur Haber / Bizi bizden kim koruyacak? – Veysel IŞIK*

Bizi bizden kim koruyacak? – Veysel IŞIK*

27 Şubat 2019, 22:27

Genelde Avrupa’da özelde ise Almanya’da Kürtlere yönelik ciddi bir siyasal ve kültürel baskı var. Öyleki Kürtlerin öncü ve lider olarak kabul ettikleri şahsiyetlerin fotoğraflarının taşınması, bulundurulması, slogan olarak kullanılması yasaklanıyor ve bu konuda davalar açılıp cezalandırılıyorlar.

Gün geçmiyorki bu konularda farklı devletlerden yaptırımlar açıklanmasın. Oysaki sadece Almanya’da bir milyondan fazla Kürt var. Dünyadaki kimi devletlerden daha fazla bir nüfustan bahsediyoruz. Bunların geneli de siyasi sığınmacı durumundadır. Baskı ve kriminalizyonu sadece şahıslarla sınırlı kalmıyor. Bu insanların hem aileleri var hem de yoğun akraba ve çevreleri var.

  Tüm bu baskı ve sindirme politikalarına rağmen Kürtler yönünü özgürlük arayışından ayırmıyor. Her türlü koşul altında ciddi bir sahiplenme ve kendini adamışlık var. Bu baskılar Kürtlerin yasaklanan değerlere daha çok sahiplenmesini kendisiyle beraber getiriyor. Bazen bu baskı ve yasaklamalara söylenecek bir söz bulunmuyor. En son Neues kentindeki Mezopotamya Yayınevi ve Mir Müzik şirketlerinin bu gerekçelerle basılıp kapatılmasıda anlaşılır değil. Oysaki biz Kürtlerin burdaki devletlerle ciddi bir sorunumuz şimdilik yok. Burda onların toplumlarına ve yaşamlarına yönelik bir tehditimizde yok. Tam tersine Avrupa’ya gelip yerleşmiş ve burdaki toplumlarla en fazla uyum içinde yaşayan halk da Kürtlerdir. Dil öğrenmekten tutalım düzenli çalışma ve yasalara uygun yaşamak birçok yönüyle sağlanmış durumda.

  Kürt Özgürlük Hareketi de bugüne kadar burdaki devletlere yönelik ne bir tehdit ne de bir tehlike arz edecek pratiğin sahibi olmuş. Miting, eylem, yürüyüşler her şekliyle izne tabi tutularak yapılıyor. Birçok sefer Kürtlerin bu yasal eylem ve yürüyüşlerine dışardan saldırı olmasına rağmen Kürtler büyük bir metanetle provokasyona gelmemişler ve eylemlerine devam etmişler. Dünyada eşi benzeri gürülmemiş bir şekilde parçalanan ve her parçada katliamcı iktidarlar tarafından katliamdan geçmiş ve halen geçmekte olan bu halkın kendisidir. Bunu da bu Avrupa ülkeleri net bilmektedir. Bu baskıcı devletlerin (Türkiye, İran, Irak, Suriye) politikaları ve baskı, katliam ve kıyım materyalleri de daha çok batılı ülkeler vermektedir. Kürtler bunun bilincindedir ve bu konuda sürekli bir itiraz halindedir. Tüm bu eylemler ve protestolar da bunun içindir.

  Kürtlerin itirazlarının dikkate alınıp onlarla diyalogta olması gereken bu Avrupa devletleri daha çok onları kriminalize ederek, saldırarak, hapse atarak ve yasaklayarak neyi hedefliyorlar? Bu yöntemle Kürtleri köleleştirip etkisiz kılacaklarını mı sanıyorlar? Artık Avrupa’nın bir parçası olan ve birkaç yıl sonra milyonlara varacak olan bu halkla nasıl yaşamayı düşünüyorlar? Ya da her devletin bir Kürt sorunu var da bizim haberimiz mi yok?

  Bu ve benzeri çok sayıda sorunun cevaplanması ve bu konuda Avrupalı devletlerin ki özelde Almanya’nın kendi politikalarını gözden geçirmesi gerekiyor. Alman devleti Türk devletiyle konuşarak bizim Almanya’daki sorunlarımızı ya da Almanya’nın bizimle olan sorunlarını çözemezler. Eğer varsa Kürtlerle bir sorunu onu gelip muhataplarıyla çözmeleri gerekiyor. Bizleri baskı ve sindirme politikalarıyla istedikleri raya oturtmaları mümkün değil. Bunu başarmak isteyen sömürgeci devletler (Türkiye, İran, Irak, Suriye) her türlü yolu denemelerine rağmen bugüne kadar başarmadılar. Peki sizler nasıl başarmayı düşünüyorsunuz?

  Belki bize baskı yaparak Kürdistan’ı sömürge haline getiren ülkelerinden taviz elde edebilirsiniz ama bizi özgürlük yürüyüşümüzden koparmanız imkansızdır. Bunu Alman devletinin kendiside iyi biliyor. Her Kürt başı en ufak birşeyde dara düştüğünde baş vurduğu merci bu halkın yarattığı değerler ve kurumlardır. Tüm baskı ve sindirme politikalarına rağmen bu halkın evlatları sizin istediğiniz yollara ve yöntemlere başvurmuyorlar. Kendi özgürlük arayışından ısrar ediyor. Baskılarına karşı sizin izlediğini antidemokratik bir yöntemi de kullanmıyor. Ama kendisini size karşı bir volkan gibi savunmasını ve patlatmasını da biliyor. Sizin yasaklarınız belki dışarıda ve aleni olarak kimi kısa süreli sonuçlar veriyor ve bu sizleri tatmin ediyor ama Kürdün yüreğinde taşıdığı bu volkan hiçbir zaman sünmüyor. Sizin bu zorba ve baskılarınız bizim irade ve kararlığımızı geri teptirmiyor. Yasaklamalarınız renklerde, sloganlarda ve bunları taşımada sonuç doğurdu mu ki bunda ısrar ediyorsunuz.

  Diyelimki hepsinde başarılı oldunuz peki bizi bizden yani bireysel kararlarımızdan nasıl koruyacaksınız?

(Ö.Politika)

* Serbest gazeteci

Bu haber 69 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorisindeki Diğer Haberler
Cumartesi Anneleri, sağanak yağmura rağmen eylemlerinin 751’inci haftasında..