Lütfen bekleyin..
Munzur Haber / Devlet aklı ve Kılıçdaroğlu / Hüsnü ÇAVUŞ yazdı

Devlet aklı ve Kılıçdaroğlu / Hüsnü ÇAVUŞ yazdı

23 Şubat 2019, 10:35

''Kılıçdaroğlu’nun Bozkurt işareti yapmasının, İyi Parti’ye milletvekili transferinin, Cami’ye gitmesinin, faşistleri partisinden vekil seçtirmesi, şimdi de Belediye başkanı adayı olarak göstermesinin ve Faşistlerin Ozan Arif’ini Pir Sultan’la aynı değerde göstererek rahmet dilemesinin arkasında aynı stratejik plan bulunmaktadır.''

Abdulhamit’in ajan, işbirlikçi, ispiyoncu ve özel savaş ekipleriyle iktidarını yürüttüğü “İstibdat Devri”nin devamı olan sömürgeci Türkiye Cumhuriyeti devletini devralarak, Abdulhamit’e bile rahmet okutarak sürdüren AKP-MHP-CHP diktatörlüğü, resmi ve sivil faşizmi yukarıdan aşağıya inşa ederek, ve aşağıdan yukarıya da tabanını oluşturarak sürüyor. Yani faşizm TC’nin kuruluşundan beri değişik biçimler alarak, bir yönetim biçimi değil, bir devlet biçimi olarak devam ediyor. Bunların egemen ilkeleri topluma dayatılıyor ve toplum bunların stratejilerine uygun olarak biçimlendiriliyor. Kuşkusuz topluma bir kader olarak sunulan bu düzen, emperyalizmin ılımlı İslam, ılımlı İslam içi Alevilik ve Türkçülük stratejisini de kapsayan Ortadoğu projesinden kopuk değildir. AKP ve Kılıçdaroğlu başkanlığındaki CHP bu projenin sacayaklarıdır. MHP ise yedek güç olarak hep devrededir. İyi Parti ise yedek güç MHP’den çıkartılıp ve onun misyonunu tamamladığına inanıldığı zaman devreye sokulmak üzere hazır kıta bekletilen yedeğin yedeğidir. CHP’nin asıl misyonu Alevi cephesindeki rolündedir. Tarihi boyunca hep sol ve sosyalist cephede yer almış olan Alevilerin sağcılaştırılması ve Türkleştirilmesi Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP’nin temel görevidir. Bu ise zaten TC devletinin / Kemalizmin stratejik hedefidir.

Kılıçdaroğlu’nun Bozkurt işareti yapmasının, İyi Parti’ye milletvekili transferinin, Cami’ye gitmesinin, faşistleri partisinden vekil seçtirmesi, şimdi de Belediye başkanı adayı olarak göstermesinin ve Faşistlerin Ozan Arif’ini Pir Sultan’la aynı değerde göstererek rahmet dilemesinin arkasında aynı stratejik plan bulunmaktadır. Yavaş yavaş, basit söylemlerle Alevileri kendi katilleri olan ülkücü faşistlerle kaynaştırmaya çalışmaktadır. 80’li yıllarda Mamak’ta başlatılıp ülkenin diğer zindanlarında “karıştır barıştır” adıyla yaygınlaştırılmaya çalışılmış olan, faşistlerle devrimcileri aynı yerlere koyma planının bir başka versiyonudur yapılmakta olan. Osmanlı döneminde başına devşirme Balım Sultan’ın getirildiği Hacı Bektaş Veli Tekkesi’yle kurumsal düzeyde başlatılan, 17 Ekim 1966’da Alevileri sistem içinde tutmak amacıyla 12 İmamaları temsilen 12 yıldızın ortasına İmam Ali’yi temsilen Aslan amblemi konulan Hasan Tahsin Berkman başkanlığında (1969’da Mustafa Timisi’yle devam eden) Birlik Partisi (BP)’nin kurulması, 1978’de İstanbul Sirkeci’deki Akdeniz Lokantası’nda Genelkurmay’ın organizatörlüğüyle toplanan 100’e yakın pir olamamış dedelerle yapılan toplantıyla devam eder.

1990’ların ortalarında Alevi müteahhit Fermani Altun’a kurdurtulan ve açılışına Diyanet ve İran Büyükelçiliği’nden yetkililerin de katıldığı “Ehlibeyt Vakfı”yla devam edip, Alevilerin oylarının HADEP’e (Halkın Demokrasi Partisi) gitmesini engellemek amacıyla bir devlet müdahalesi olarak CHP eski milletvekili ve işadamı Ali Haydar Veziroğlu öncülüğünde “Alevilerin partisi” propagandasıyla kurulan ve bölme görevini tamamlamış olarak, 9 Mayıs 1999’da yapılan son kongresinde kendini fesih kararıyla kapatan Barış Partisi’yle süren ve bugün ise, “Alevi İslam Toplumu” kurumuyla sürmekte olan strateji aynı devletin stratejisidir. Bu nedenle, Kılıçdaroğlu’na bakarken bu stratejiyi de görmek gerekir. Yani CHP’ye verilen her oy, özünde devletin bu stratejisine onay vermek demektir. Bugün Alevi pirlerin dedeleştirilip sonrada “dede imam” olarak adlandırılması, elinde Kur’an’la ve imamları andıran giysileriyle cemevlerinde bulunmaları, Hakka yürüme erkânlarının İslami kurallara ve kavramlara göre yapılması… özünde Alevileri pirsiz, ocaksız, müsahipsiz, erkânsız ve Ana’sız bırakmak içindir.

Haçlı seferlerinden beri müslümanları Hıristiyanlaştırma, bu olmuyorsa kendi istedikleri bir İslam anlayışı içine hapsederek asimile etme amacı, emperyalizmin de temel amacıdır. Ortadoğu ve Asya üzerindeki hakimiyetin bu yolla daha rahat kurulacağına inanılmaktadır. IŞİD vahşetinin yayılmasının önünü öncelikli olarak kesmemelerinin nedeni de budur. Onun vahşetini bütün dünyaya göstererek İslamdan nefret edilmesini sağladılar. Esasında kurban edilen devletlerin siyasal İslamcı anlayışı değil, kültürel devrimini tamamlayamamış olan Muhammedi İslam çizgisinin tasfiyesiydi. IŞİD vahşeti yüzünden arada güme giden buydu. Bununla hedeflenen aynı zamanda Demokratik Konfederalizm yani Demokratik Sosyalizm modelinin Ortadoğu’da bir güce dönüşmemesi ve bu temelde Kürtlerle Arapların, Türkmenlerin, Asuri-Süryanilerin; Alevi, Êzîdî, Müslüman ve Hıristiyanların bu proje etrafında tanışmaları ve ortaklaşmalarını engellemekti. A.Öcalan’a yapılan komplo da bununla bağlantılıdır.

Özelde TC devletinin genel stratejisi, pirsiz, mürşitsiz, talipsiz, anasız, ocaksız ve müsahipsiz bir “Alevilik” inşa etmek ve Alevi İslamcı bir insan ve toplum tipi yaratarak, zamanla bu inancı ortadan kaldırmaktır. Müslümanlar açısından da Muhammedsiz; kültürel İslam dışında kendi demokratik komünal değerlerinden tamamen uzaklaşmış bir İslami anlayışla kendine yabancılaşmış bir toplum yaratmaktır. Özel olarak Kürtler ve genel olarak halklar açısından da Öcalansız, PKK’siz ve QSD’siz bir toplum yaratmaktır. Genel olarak egemenlerin stratejisi insan olmaktan çıkmış; ahlaki politik toplum özellikleri olan demokratik komünal değerlerini kaybetmiş yani teslim alınmış bir insan ve toplum tipi yaratmaktır. Kılıçdaroğlu’nun faşistlerin Ozan Arifi’ni Pir Sultan’la birlikte anmasına basit yaklaşmamak bu nedenle önemlidir. HERKESİ KENDİ KÖKLERİNE YABANCILAŞTIRIYORLAR. Belki de Hitler’in şu kehanetinin gerçekleşeceğinden korkuyorlar: “Batılı demokrasiler artık çöktü. Doğu’nun sıkı yönetilen halklarına mutlaka yenilecektir.”

A.Öcalan boşuna özgürleşme mücadelesinin özünü, “İNSAN OLMAKTA ISRAR” olarak belirtmemişti.

(Ö.Politika)

Bu haber 51 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorisindeki Diğer Haberler
İzmir’de evleri işaretlenen yurttaşların tedirginliği artarak devam ediyor...