Lütfen bekleyin..
Munzur Haber / "Cemevi’nin elektrik giderleri Diyanet bütçesinden karşılanacak"

"Cemevi’nin elektrik giderleri Diyanet bütçesinden karşılanacak"

10 Şubat 2019, 10:33

Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı’nın elektrik faturalarının devlet tarafından ödenmesi için 2015 yılında açılan dava 10 Aralık 2018 tarihinde sonuçlandı. Danıştay 13. Dairesi’nin verdiği karara göre Erenler Cemevi’nin elektrik giderleri devlet tarafından ödenecek.

İstanbul Esenyurt’ta bulunan Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevinin elektrik faturaları ödenmediğinden dolayı BEDAŞ cemevini icraya vermiş, cemevi yönetimi ise karşı dava açarak icrayı durdurmuştu. Cemevi yönetimi en son cemevlerinin Alevilerin ibadethanesi olduğu için elektrik giderlerinin devlet tarafından karşılanması istemiyle dava açmıştı. Açılan davada İstanbul 6. İdare Mahkemesi, Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı’nın talebini yerinde bularak cemevlerinde ibadet yapıldığını belirterek elektrik giderlerinin Diyanet bütçesinden karşılanmasına karar vermişti. Ancak mahkeme kararlarına rağmen BEDAŞ cemevine ihtar göndermeye devam ve elektriklerini kesmek için tehdit etmeye devam etmişti. Esenyurt Müftülüğü ve Kaymakamlığı karara itiraz ederek kararda düzeltme istemiyle temyize başvurmuştu. 10 Aralık 2018 tarihinde sonuçlanan davada Danıştay 13. Dairesi Erenler Cemevi’nin elektrik giderlerinin Diyanet bütçesinden karşılanması gerektiğine kanaat getirdi.

 

 

Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı bugün cemevinin elektrik faturalarının ödenmesiyle ilgili mahkeme kararına ilişkin basın toplantısı gerçekleştirdi. Cemevinin yemekhanesinde yapılan basın toplantısında dava süreciyle ilgili bilgiler verildi.

“ERENLER CEMEVİ ALEVİLERİN İBADETHANESİDİR”

Toplantıda basın metnini Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Yavuz Selçuk okudu. 1998 yılında vakıflaşan Erenler Cemevi’nin ibadet hizmetlerinin yanı sıra Alevi inancına ve kültürüne hizmet ettiğini belirten Selçuk, Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı’nın Erenler Cemevi olarak Alevilerin ibadethanesi olduğunu kaydetti. 16 Mayıs 2015 tarihinde CLK Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından cemevine başlatılan icranın cemevinin itirazı sonucu durdurulduğunu ifade eden Selçuk, aydınlatma ve elektrik giderlerinin devletçe ödenmesi için Esenyurt Kaymakamlığı’na ve Müftülüğü’ne başvurduklarını ancak başvurularının “Cemevleri ibadethane değildir” denilerek reddedildiğini söyledi. Bunun üzerine vakfın konuyu yargıya taşıdığını ve davanın 10 Aralık 2018’de sonuçlandığını dile getiren Selçuk, dava sürecinde BEDAŞ’ın hukuksuz bir şekilde cemevine icra getirdiğini, elektrik aboneliğini iptal ettiğini, elektrik kesme bildiriminde bulunduğunu ve kaçak elektrik kullanılmış gibi göstererek kaçak kullanım işlemi yaptığını hatırlattı. Selçuk, “Yürürlükte olan 6446 sayılı Enerji Piyasası kanununda ‘Toplumun ibadetine açılmış ve ücretsiz girilen ibadethanelere ilişkin aydınlatma giderleri Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır’ ibaresi yer almakta, ibadethaneler de ‘toplumun ibadetine açılmış olma ve ücretsiz girilme’ dışında herhangi bir şart belirtilmemektedir. Cemevleri Alevi inancına mensup insanların inançları çerçevesinde ibadet ettiği yerlerdir” şeklinde konuştu.

 

 

“TÜRKİYE AÇISINDAN UTANÇ VERİCİ”

Alevilerin yüzyıllardır sürekli baskı, zulüm ve katliamlara maruz kaldıklarını ancak inançlarından hiçbir zaman vazgeçmediklerini dile getiren Selçuk, Cemevlerinin ibadethane olup olmadığını tartışmak ve bütün ibadethanelere tanınan hakların cemevlerine de tanınması için hukuk mücadelesi yürütmenin Türkiye açısından utanç verici olduğunu belirtti.

CLK Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin yaptığı keyfi uygulamaların anayasaya, Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi’ne, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ve AİHM kararlarına aykırı olduğunu söyleyen Selçuk, sorunun basit bir elektrik kesme sorunu değil, Alevilerin ısrarla yok sayılmaya çalışılması olduğunu vurguladı.

“ALEVİLERE AYRIMCILIK UYGULANMASIN”

Selçuk, son olarak taleplerini şöyle sıraladı:

Eşit yurttaşlık ilkesinin ülkemizde yaşayan tüm insanlara ve biz Alevilere uygulanmasını, ayrımcılık yapılmamasını,
Bize dayatılan tek dine dayalı zorunlu din derslerinin müfredattan kaldırılmasını,
Devletin tüm yurttaşlara tüm haklarda eşit davranmasını ve ayrımcılık ve inkarcılık yapmamasını,
Aleviler üzerinde uygulanan asimilasyon ve terbiye edilmesi yönündeki politikalardan vazgeçilmesini istiyoruz.

Sulçuk’un arkasından avukat Zeynel Çambeli, AİHM kararına göre bir yerin ibadethane olup olmadığına ancak orada ibadet edenlerin karar vereceğini hatırlattı. Bu yüzden Cemevlerinin ibadethane olduğuna ve elektrik giderlerinin devlet tarafından ödenmesine yönelik kararlar olduğunu dile getirdi.

“BİR DEVLETİN ALEVİLERİN İBADETİNİ VE İBADETHANESİNİ TARİF ETME HAKKI YOKTUR”

Arkasından Alevi Bektaşi Federasyonu adına söz alan ABF Örgütlenme Sekreteri Zeynal Odabaş, Aleviler olarak sistem içerisindeki asimilasyona karşı yıllardır mücadele verdiklerini söyledi. Sadece Alevilerin hakları için değil ezilen ve ötekileştirilen tüm halklar için mücadele verdiklerini belirten Odabaş, bir devletin Alevilerin ibadetlerini ve ibadethanelerini tarif etme hakkı olmadığını vurguladı. Önümüzdeki yerel seçimlere yönelik mesaj veren Odabaş, herkesi sandığa giderek demokrasiye sahip çıkmaya davet etti.

Alevi Dernekler Federasyonu adına konuşan İstanbul Cemevi Başkanı Gazi Arslan da verdikleri mücadelede Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı’nın yanında olduklarını dile getirdi.

PİRHA/İSTANBUL

Bu haber 57 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorisindeki Diğer Haberler
“23 Haziran halkın demokrasi mücadelesi, yapılan irade gaspına karşı ortak ..