Lütfen bekleyin..
Munzur Haber / "Sizi aramaktan vazgeçmeyeceğiz"

"Sizi aramaktan vazgeçmeyeceğiz"

03 Şubat 2019, 10:34

Kayıplarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle sürdürdükleri eylemlerinin 723'üncü haftasında Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelmek isteyen Cumartesi Anneleri, polis tarafından yine engellendi.

Cumartesi Anneleri, bu hafta 25 Ocak 2001 yılında gözaltında kaybedilen HADEP Silopi ilçe yöneticileri Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz'in akıbetini sordu. Eyleme katılan Tanış'ın oğlu Diyar Tanış ile mesaj gönderen Deniz'in kızı Ceylan Deniz, kaç yıl geçerse geçsin babalarını aramaktan vazgeçmeyeceklerini dile getirdi.

"Babam ve arkadaşı gözaltında kaybedildiğinde 1 yaşında bile değildim" derken, Deniz'in kızı Ceylan Deniz ise, babasının ardından "18 yıldır senden bir haber alabilme umuduyla yaşıyorum. Kaç yıl geçerse geçsin seni aramaktan vazgeçmeyeceğim" sözleriyle seslendi.
 
Kayıplarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle sürdürdükleri eylemlerinin 723'üncü haftasında Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelmek isteyen Cumartesi Anneleri, polis tarafından yine engellendi. Bu nedenle İnsan Hakları Derneği (İHD) Şubesi önünde toplanmak zorunda kalan Cumartesi Anneleri’nin yapacağı açıklama öncesi, derneğin bulunduğu sokak polislerce ablukaya alındı.
 
Üzerinde kaybedilen yakınlarının fotoğraflarının bulunduğu tişörtler giyen Cumartesi Anneleri, ellerinde kaybedilen yakınlarının fotoğraflarını ve kırmızı karanfiller taşıdı. Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Oya Ersoy ve Garo Paylan ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve çok sayıda Cumartesi İnsanı da eyleme katılarak, Cumartesi Anneleri’ne destek verdi. 
 
Bu haftaki eylemde 25 Ocak 2001’de gözaltına alındıktan sonra kendilerinden bir daha haber alınamayan Halkın Demokrasi Partisi (HADEP) Silopi ilçe yöneticileri Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz'in akıbeti soruldu. Açıklamayı ise, bir başka kayıp olan Fehmi Tosun'un kızı Besna Tosun yaptı. 
 
 
‘GEÇMİŞ İLE YÜZLEŞİN’
 
"Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz için adalet istiyoruz" diyerek sözlerine başlayan Tosun, "Cezasızlığın aşılması ve faillerin cezalandırılmasının yolu geçmişle yüzleşmek ve hesaplaşmaktan geçer. Geçmişin suçlarının üzerini örtenler, yeni suçların işlenmesinin önünü açarlar. Bu nedenle geçmişin suçlarının inkârı ve cezasız bırakılması, bugün Türkiye'nin demokratikleşememesinin, hukuk devletine dönüşememesinin en önemli sebebidir" dedi 
 
‘24 HAFTADIR DEMOKRASİ ENGELLENİYOR’
 
24 hafladır Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray'a çıkışını polis zoru ile engelleyenlerin aslında Türkiye'nin demokratikleşmesini engellediğini söyleyen Tosun, "Bizi engelliyorlar çünkü biz; demokratikleşme ihtimalini ve hukukun üstünlüğü ihtimalini temsil ediyoruz. Bizi engelliyorlar çünkü biz; hakikati yalnızca hakikati söylüyoruz. Bizi engelliyorlar çünkü biz; uğruna mücadele etliğimiz insanlık değerlerine sahibiz" diye konuştu.
 
DENİZ VE TANIŞ'IN AKIBETİ SORULDU
 
723'üncü haftalarında 18 yıl önce gözaltında kaybedilen iki Kürt siyasetçi için hakikat ve adalet talebiyle buluştuklarını vurgulayan Tosun, Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz'in kaybediliş hikayesini şu sözlerle anlattı: 
 
" Serdar Tanış, 2000 yılının Eylül ayında Silopi'de HADEP ilçe teşkilatını açmak üzere parti genel merkezince görevlendirildi. Çalışmalara başlayan Tanış, Şırnak İl Jandarma Alay Komutanı General Levent Ersöz ve Silopi İlçe Jandarma Karakol Komutanı Yüzbaşı Süleyman Can tarafından ağır tehditlere maruz kaldı. Tüm baskı ve tehditlere rağmen 3 Ocak 2001 tarihinde Silopi'de HADEP ilçe teşkilatı açıldı ve Serdar Tanış İlçe Başkanı oldu. 
 
Baskı ve tehditlerin giderek artması üzerine Serdar Tanış, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e, Adalet Bakanlığı'na, İçişleri Bakanlığı'na ve bütün resmi makamlara gönderilmek üzere bir yazı hazırladı. Yazısında maruz kaldığı tehditleri anlattı, can güvenliğinin sağlanması ve siyaset yapma hakkının engellenmemesi talebinde bulundu. 25 Ocak 2001 tarihinde Astsubay Taşkın Akgün, Serdar Tanış'ı telefonla arayıp Silopi Jandarma Komutanlığı'na gelmesini istedi. 
 
Serdar Tanış, ilçe yöneticisi 27 yaşındaki Ebubekir Deniz'le birlikte Silopi Jandarma Komutanlığı'na gitti ve onlardan bir daha haber alınamadı. 
 
GİTTİ VE BİR DAHA DÖNMEDİ
 
5 gün boyunca onların Silopi Jandarma Komutanlığı'na geldikleri inkâr edildi. Kamuoyu baskısının artması üzerine Şırnak Valisi Hüseyin Başkaya, Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz'in 25 Ocak'ta Silopi Jandarma Komutanlığı'na geldiklerini ama yarım saat kalıp, tutanak imzaladıktan sonra oradan ayrıldıklarını açıkladı.
 
Baba Şuayip Tanış, kamuoyuna yaptığı açıklamada; 'Oğlum, ilçe teşkilatını açmaya çalışırken Levent Ersöz bizi sürekli tehdit etti. Beni Şırnak İl Jandarma Komutanlığı'na götürdüler. Levent Ersöz, 'Oğlun bu işten vazgeçsin, yoksa sizin için iyi olmaz' dedi. Oğlum parti çalışmaları için Diyarbakır'a gittiğinde Levent Ersöz beni telefonla aradı. 'Oğlun Serdar, Şırnak topraklarına ayak basarsa yaşatmam' dedi. Oğlum geldiğinde Silopi İlçe Jandarma Karakolu'na çağırıldı. Gitti ve bir daha da dönmedi' dedi.
 
İnsan hakları örgütleri, aydınlar, BM Yargısız ve Keyfi İnfazlar Komisyonu Tanış ve Deniz'in akıbetinin araştırılması için devreye girdi. Ancak hiçbir sonuç alınamadı. AİHM'e taşınan davada mahkeme, Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz'in kaybolmasında devletin sorumluluğunun olduğu tespitini yaparak AİHS'nin 38, 2, 3, 5 ve 13. Maddelerinin ihlal edildiğine oybirliği ile karar verdi.
 
GÖREVE ÇAĞIRIYORUZ
 
İç hukukta ise, AİHM mahkûmiyetine ve faillere yönelik İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 31.07.2012 tarihli ve 212 no'lu celsesine ait duruşma tutanağında geçen iddialara rağmen hiçbir ilerleme sağlanmadı. Bugün bir kez daha kamu adına hareket eden savcıları, Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz'in gözaltında kaybedilmesi ile ilgili olarak adil, tarafsız ve etkin bir soruşturma başlatmak için göreve çağırıyoruz. Ve bir kez daha hatırlatıyoruz; insan haklarını korumak sahip oldukları ve kullandıkları kamusal yetkiler bağlamında savcıların öncelikli görevidir. Hakikat ve adalet talebimiz gerçekleşinceye kadar kayıplarımızı aramaktan ve kayıplarımızla buluşma mekanımız olan Galatasaray'dan vazgeçmeyeceğiz!"
 
KIZININ MEKTUBU OKUNDU: 18 YIL OLDU
 
Yapılan bu açıklamanın ardından Ebubekir Deniz'in kızı Ceylan Deniz'in gönderdiği mektubu kayıp Hasan Ocak'ın kardeşi Maside Ocak okudu. Ceylan Deniz, mektubunda şunları kaydetti:
 
 "Canım Babam... Senden ayrılalı tam 18 sene oldu. Seni bizden almadan önce yeni doğmuş kardeşim şimdi kocaman yakışıklı bir erkek oldu. Senin yokluğuna, olmayışına bir türlü ne yüreğimiz ne de gözümüz alışıyor. Bazen yemek yerken bilmeden sana da kaşık getiriyoruz. Sonra duvardaki resmine bakıp, saatlerce dalıp gidiyoruz.
 
Seni fazla hatırlamıyorum, çünkü sen gittiğinde daha 5 yaşındaydım. Babaannem çocukluğunu, gençliğini anlatıyor. En son anıların, gülüşlerin bize masal gibi geliyor.
 
Bir vardın ve şimdi yoksun. Tatlı bir rüya gibi...
 
Bu haber 99 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorisindeki Diğer Haberler
Gülen cemaatinin medya yapılanmasına ilişkin davada karar çıktı. Tutuksuz y..