Lütfen bekleyin..
Munzur Haber / Aleviliğe hayır Alevilere evet konsepti

Aleviliğe hayır Alevilere evet konsepti

04 Aralık 2018, 08:14

Erdoğan AKP’nin Alevilere dönük politikasını Aleviliğe hayır Alevilere evet biçiminde formüle etmek mümkündür. Bu politika, Erdoğan-Bahçeli faşizminin stratejik amacı olan toplumu tek tipleştirmenin dini ayağını oluşturmaktadır.

Aleviliği kabul etmeden Alevileri kabul eden bu politika, Alevilerin zaman içinde inançlarını tümden unutmasına hedeflemektedir. Çünkü faşist rejim, Alevilerin laik Kemalist politikalarla ciddi bir asimilasyondan geçirildiğini, bunun Alevilerde inanç ve inançlarıyla doğrudan ilişkili yaşam kültürlerinde önemli aşınmalara yol açtığını, genç kuşağın Aleviliği bilmeden yaşadığını birçok Alevi’den daha iyi bilmektedir. Faşist şef, Aleviliğe hayır Alevilere evet politikasını, Alevilerin bu gerçekliğini bildiği için devreye koymuş, Aleviliği bu politikayla yok etmeyi amaçlamıştır. Bu politika Aleviliğin zamanla Şiileştirilmesini esas alan çok ince hesaplarla sürdürülen bir politika olup, bir süredir devletle çalışan Alevi kimlikli kişiler üzerinden yürütülen bir politikadır.

Aleviliğe hayır Alevilere evet politikasının birde güncel gelişmelerle bağı vardır. Bu politikanın güncel gelişmelerle bağı, Alevilerin ‘minareye kılıf’ yapılması mantığına dayanmaktadır. Erdoğan-Bahçeli rejiminin faşizm olduğu konusunda herkes hem fikirdir. TC’nin üyesi olduğu devletler arası birçok kurum ve kuruluş da bu fikri ‘Türkiye’de özgürlükler ve demokratik kriterler gerilemiş ve azalmış’ şeklinde dilendirmektedir. Bilindiği ve kabul edildiği gibi Türkiye’de iki kimliğe yaklaşım özgürlüklerin ve demokratik kriterlerin temel ölçüsünü ele vermektedir; Kürtler ve Aleviler. Erdoğan-Bahçeli, Kürtlere dönük politikalarında Hitler’i aratacak kadar faşist olduklarını gizleme gereği duymuyorlar. Bu rahatlıklarının asıl nedeni kapitalist sistemin Kürt halkının kimliğini tanımaya yanaşmamasıdır.

Son zamanlarda Avrupa’daki kimi devletler başta olmak üzere Erdoğan-Bahçeli’nin iç politikaları üzerinde etkili bazı güçler Alevileri tanıma eğilimi gösterdikleri için Erdoğan-Bahçeli de şirin demokrat ikili gözükmek amacıyla Alevileri ‘minarenin kılıfı’ yapmaya dönük bir çaba içine girmiştir. Erdoğan-Bahçeli’nin minaresi kapkara faşizmdir. Erdoğan-Bahçeli rejimi, son zamanlarda attığı ‘kimi dikişlerle’ Alevileri karanlık faşizmlerinin üstünü örtecek kılıf haline getirmeye çalışmaktadır. İnanç kimlikleri yasaklı olan Aleviler, Yargıtay’ın Cemevi ibadethanedir kararını, Antalya büyükşehir belediyesinin Cemevi ile protokol imzalamasını, diyanet işleri başkanının Cemevi ziyaretini olumlu değerlendirebilirler. Ancak inançlarını yasaklayan, kimliklerinde İslam yazan bir devletin Cemevini ibadethane adıyla kabul etmeye hazırlanmasının Alevilere pek hayrının dokunmayacağını, bunun bir tuzak olduğunu yine Erdoğan ve Bahçeli’nin her gün yaptıklarına bakarak görmek kadar kolay bir şey daha yoktur. Attıkları bu dikişlerin tutup tutmayacağı ayrı bir mesele olsa da, Erdoğan Bahçeli rejiminin bu yolla Alevilere kendi ibadethanenize ancak başka bir inancın kimliği ile girebilirsiniz dayatmasını kabullendirmeye çalıştığı kesindir.

Aleviler üzerinde bir bu oyun oynanmaktadır. Laik Kemalistler kontrgerilla birimleriyle İslam’i kesimlerin hassasiyetleriyle oynar, bu kesimleri galeyana getirir, buna halkın tepkisi der ve askeri darbelere gerekçeler yaratırdı. Yani laik milliyetçi politikalarını uygulamaya İslami kesimleri alet ederdi. Kemalist laik milliyetçi devlet halk ile arasında MHP adıyla bir köprü oluşturup işini görür, sonra da göstermelik birkaç dinci milliyetçiyi ya asar ya da bir biçimde cezalandırarak işin içinden çıkmaya çalışırdı. Erdoğan-Bahçeli rejimiyse, faşist diktasını demokratiklik adı altında kurumsallaştırmak için Alevileri kullanmaktadır. Laik milliyetçi Kemalistlerin askeri darbeleri için İslam’i hassasiyetler neydiyse, Erdoğan-Bahçeli faşizmi için Alevilerin hassasiyetleri de odur. Faşist şefler Alevilerle görüntü vererek ne kadar kapsayıcı, farklılıklara hoşgörülü davrandıklarını göstermek istiyorlar. Kemalist generaller dinci milliyetçileri sokaklara salarak darbe yapar buna halkın isteğini yerine getirdik ve güvenliğini sağladık derlerdi. Erdoğan ve Bahçeli ise Alevileri inançlarından kopartan adımlar atarak demokrasinin gereklerini ne kadar iyi yerine getirdiklerini anlatmaya çalışmaktadır.

Görünen o ki dindarlıklarını ve yurtseverliklerini devletin kullanımına açarak dincilik ve milliyetçilikle apolitikleşip olup bitenlerden bihaber kullanılmaya müsait hale gelen kesimler gibi, Alevilerde de hızla bu konuma doğru yol alan bir kesim oluşmaya başlamıştır. Kendisine solcu ve halkçı diyen milliyetçi laik Kemalistler kirli amaçları için dini ve dindarları örtü yaptı. Kendisine dindar ve yerli diyen dinci milliyetçi AKP MHP ise sola eğilimli inancı sekülerliğe daha açık Alevileri karanlık yüzlerine örtü yapmaktadır. Bu türde bir politikanın dünyada başka bir örneği daha var mı bilmiyorum. Fakat böyle bir politikanın Türk iktidar geleneğinde olduğunu biliyoruz. Türk iktidar geleneği soykırımların her türlüsünü insanlık için yaptım diyecek kadar barbar ve vahşidir. Örneğin Türkmen Alevilerin felsefesi ve insan gücüyle kurulan Osmanlı, daha sonra defalarca Türkmenleri katletmiş, Türkmenlere idraksiz kitle demiştir. Bu iktidar geleneği hem Ermenileri katletmiş hem de Ermeniliği küfürle eşitlemiştir. Hem Ermeni ustaların yaptığı saraylarda oturmuş camilerinde namaz kılmış hem de kafir demiştir. Bu iktidar geleneğinin son temsilcisi TC, Kürt halkına karşı yüzde yüz bir terör devleti olup bölücülük ve ayrımcılık yaptığı halde, Kürtlere terörist ve bölücü demektedir. İşte bu iktidar geleneği dün ‘cümbüşevi’ dediği kutsal bir mekana bugün bu mantıkla ibadethane demeye hazırlanmaktadır. İşte bu kafa yapısıdır ki dün ‘mum söndürüyorlar’ dedikleri bir ibadetin yapıldığı mekanın bugün elektrik parasını verebiliriz diyebilmektedir.

Aleviler en yakın arkadaşını satmaktan çekinmemiş, yalancılığı tescili Erdoğan ve milliyetçilikten ruh ikizi Bahçeli’nin tuzaklarına Aleviliğin ilkeleriyle karşı koymazlarsa, Erdoğan ve Bahçeli Aleviliği Alevilerden alabilir. Bunu diyanetin Cem Vakfı ile ortak eğittiği dedelerin yönettiği Cemevlerinin Aleviliği yoluyla yapmak istedikleri görülüyor. Çünkü Aleviliğe hayır Alevilere evet politikası aynı zamanda Aleviliği özünden kopartarak yeniden tanımlamayı da içeriyor.

Cihan EREN / Politika

Bu haber 41 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorisindeki Diğer Haberler
2018’de Türkiye’nin insan hakları karnesinin eğitim, inanç, ekonomik ve öze..