Lütfen bekleyin..
Munzur Haber / Ata’nın CHP’nden AKP’ye; DERSİM, SOYKIRIMDIR..! / Can Kasapoglu

Ata’nın CHP’nden AKP’ye; DERSİM, SOYKIRIMDIR..! / Can Kasapoglu

14 Kasım 2018, 20:55

''İdam edilişlerinin 81. Yılında Seyit Rıza Resik Uşen Hesenê İvraime Qıji Uşenê Seydi Aliye Mirzê Sili Hesen Ağa Fındık Ağa'yı anmalar, yad etmek, haq ve can lokmalarını paylaşmak için bir çok merkezde bir çok kurum ve kuruluş kendince etkinlkler düzenliyor.''

''YOL AYIRIMI; Alevilerin Sorunları, CHP ve Dersim Üzerine Makaleler'' adlı Kitabımda özellikle 'Dersim'de Yaşananlar, Devletin, M.Kemal Atatürk'ün ve CHP'nin Rolü' üzerine farklı ‚özgün' tarihlerde kaleme alınmış yazılar ve değerlendirmeler mevcut. (Yol Ayırımı, Rast Yayınları, 2014 İstanbul)

Bunları tekrar etmek ve çok kısıtlı olanaklar ile değerli emekler sonucu oluşturulan ‚Dersim Gündemi' peşinden gitmektense oluşturulan bu gündemi bir adım daha ileriye taşımak çok daha elzemdir. Ancak yaşanan (devam eden) ve geleneksel hale getirilen malum yaklaşımlardan ötürü bir kez daha bu konuya değinmekte yarar vardır.

Bunlardan çok önemli kurumlar olan Dersim Araştırmalar Merkezi (DAM) ve Dersim Gazetesi'de kendince 'Anıyoruz, Hatırlıyoruz, Unutmuyoruz' adı altında her yıl olduğu gibi bu yılda anlamlı ve özgün bir program planladı. Üzerinde titizlikle bir çalışma yapıldı, içeriği, verdiği mesajı, sanatçısı, kimlik, inanç ve kültürel boyutu dahil tarihsel yönlerini de kapsayan bu planlamayı (Programı) afişini de yaparak nerede, ne zaman ve nasıl olacağını kamuoyu ile paylaştı.

Ancak bu etkinliğin gerçekleşmesine az bir süre kala nedense bu çok önemli organizasyon (Anma) CHP Şişli Belediyesince uygun! görülmeyerek 'İptal' edildi. (Güya salon tarafından iptal edilmiş) Aslında buna 'Yasaklandı' demek daha doğrudur. Bir çok merkezde gerçekleşen ve gerçekleşecek olan bu anmanın iptal edilmesi, helede bunu CHP'li bir belediyenin yapması kafalarda bir çok soru işaretine neden olurken aslında bir şeyi gözden kaçırmamamız gerektiğini bize bir kez daha hatırlatıyordu..

'Dersim Soykırımdır'

Genç Cumhuriyet için 'bir çıban başı' olarak algılanan Dersim, mevcut sisteme muhalif Kürt-Alevi Kızılbaş kimliği ve inancı yanı sıra bir çok farklı kültürüde içinde barındıran bir konumda olduğundan ötürü devlet tarafından sürekli olarak mercek altındadır.. Çünkü Dersim her şeyi ile 'Özerk' bir bölgedir.

Genel olarak Dersim'de varlığını CHP üzerinden yürütmeye çalışan devlet, (Kemalizm) bu kanadın aşınması, deşifre olması ve giderek Dersimliler üzerindeki etkisinin azalması durumunda bu kez bir farklı kanadı, AKP-Cemaat-Bektaşi yada İslam-Şii kanadını devreye sokuyordu..

Bilindiği üzere AKP her fırsatta; Biz osmanlı torunuyuz, Yavuz'un, Fatih'in vb takipçisi, devamıyız vs' deyip duruyor..

Hakkını da vermiyor değil hani..

Bombalıyor, tutukluyor, inkar ediyor, her türlü osmanılı üç-kağıtçılığını yapıyor ve 10 yıla yakındır halklarımızın ve inançlarımızın en büyük baş belası olmaya devam ediyor..

Kürt açılımı, Alevi açılımı, Çingene-Roman açılımı, Çerkez, Açılım vb açılımlar nidaları diye tutturduğu veya yutturmaya çalıştığı politikaların ne menem bir açılım olduğu kısa sürede görüldü.

Bu açılımlar bir yana, hatırlanırsa bir zamanlar özellikle ‚Dersim Soykırımı' hakkında söylediği (Çarpıttığı) bir kelime oyunu var idi..

CHP'yi Dersim üzerinden vurmak ve Dersimin acıları üzerinden polita yapmak için 'Devlet literatüründe (eğer) böyle bir gelenek var ise, ve (eğer) yine özür dilenmesi gerekiyorsa' diye kelimelerle oynayan bir AKP vardı karşımızda..

Devam ederek, 'O halde özür dilememiz gerekiyorsa (eğer) özrümüzü dileriz' deyivermişletrdi..

Ve sanki ‚Dersim Soykırımı' bitiverecekti o sözler sonrasında.

Soykırım, Katliam, Asimilasyon, Sürgün, İmha ve İnkar bitmişti sanki..

Bazı ırkçı ve şöven, milliyetçi, gerici vb üç kağıtçıları ise 'Yahu bu Dersimliler daha ne istiyor, bak iste başbakab bile özür diledi' demeye getirerek bu işin (Dersim Soykırımının) unutulmasını, kapanmasını istediler.

90.000 kefensizimizi, ölümüzü unutacak idik.. Yada 90.000 Dersimli dirilecekti..

Ve Kutu deresinin çakıl taşları haline gelen atalarımızın kemikleri ile Laç deresi ‚kan' yerine su akacaktı ala balıklarıyla sanki.

Başbakan ‚eğer' demişti..

Gerekiyorsa, özür bile dileyecekti üstelik..

Ama gerekmiyordu anlaşılan..

Özür diler gibi yapmıştı aslında bu ülkenin başbakanı..

Kaldı ki özür dilese de değişen bir şey olmayacak, devletin sistematik Dersim yaklaşımı devam edecekti.

Atatürk'te öyle yapmamışmıydı?

Oda, ‚Dersim kalkınmalıdır vs' gibi sözler sarf ederek manevi kızı diye bilinen (Hırand Dink'inde ölümüne sebep olan) Sabiha Gökçen'ni yollamamışmıydı Dersim dağlarına?

Ata'da sözde medeniyet getirmeyecekmiydi Dersim'e?

İnönü ve CHP'si aynı davulu çalmıyorlarmıydı 37-38'lerde allasen ?

Sözde (zaten yok olmuş) halifeliği kaldırıp, yerine laikliği getirmemişmiydi Ata?

Kürtler, gayri müslimler, Aleviler varsın Türk ve müslüman sayılsındı. Önemli olan ‚Sözde' laiklik idi zaten.

Üstelik Aleviler zaten ‚Türkiye laiktir, laik kalacak' demiyorlarmıydı ?

O halde varsın böyle devam etsindi..

Bu düzmeceyi ise günümüzde en iyi kim temsil eder sorusuna ise yine aynı çevreden (Ata'nın devamcısı AKP) yanıt gelmekte gecikmedi ve şimdilerde soykırımın bir başka yönü işleniyor Drrsim'de..

Kültürel Soykırım...

Tarihler saptırılmaya, çarptırılmaya ve kelime-cümle oyunları ile bir tarih inkar ediliyor..

2010'da 'CHP Dersim'de 50.000 insan katletti' diyen AKP hükümeti ne olduysa şimdilerde bu sayısı 10.000'lere düşürme telaşında...

Diyelimki 13.000 kişi soykırımdan geçirildi, peki hu çok az bir rakammı ?

1000 kişi veya 999 olsun diyelim..

Yada 500, 100, veya Sivas'ta olduğu gibi 33 kişi..

Kanlı Maraşta, yüzlercesi..

Bu sayılar üzerinde oynamak neyi değiştirecek ?

‚Bir-Buçuk Milyon Ermeni Soykırımdan Geçirildi' gerçekliğine bir zamanlar (şimdiki CHP milletvekili) Oktay Ekşi, 'hayır, o kadar değil, 3.50.000 kişi' demişti..

Sonuç olarak bütün bunlar katliamcı, soykırımcı bir zihniyetin savunma piskolojisi ile dışa vurumudur..*


Çünkü 37-38'den günümüze, bombalamaya, inkar ve asimile etmeye devam ediyor..

Bir zamanlar AKP'nin bu uyanık ve aslında CHP'nin şahsında devleti aklamak isteyen çıkışını başka nasıl yorumlamak lazım ?

Zaten özür meselesi bulandırıldı, sulandırıldı ve raflardaki tozlu yerlerine konulmaya çoktan başlandı bile..

Bunların en başında ise (rahmetli) CHP Tunceli milletvekili Kamer Genç geldi..

Hüseyin Aygün'ün ise içine düştüğü durumu fazla irdelemeye gerek varmı bilmiyorum ama herkesin diline sakız oldu maalesef..

Şimdilerde CHP'nin Tunceli'li, Elazığ milletvekili bu süreci alnının akı(!) ile sürdürüyor. Siyasal olduğu kadar bu örnekleri, kültürel, inanç ve kimlik boyutları ile çoğaltmak mümkündür.

Kaldıki bu isimlere fazla takılmak ve bunlar etrafında tartışmak ise esas meseleyi saptıracaktır ancak bilinmesi gereken; Dersime her koldan, her köşeden kişi, kurum(!) ve şahsiyetlerden bir saldırı, bir kuşatma olduğu aşikardır..

Kaldıki Dersim Soykırımının sahibi, planlayıcısı ve uygulayıcısı CHP başta olmak üzere bir çok kesim Dersim tarihini ve yaptıklarını çok iyi biliyor ancak yüzleşmekten korkuyor, kaçıyor ve utanıyor belkide kimbilir.

Sonuç olarak bir gerçeklik var..

Osmanlıdan Ata'ya, onun Cumhuriyetine ve AKP'sine kadar hepsinin ortak özelliği var.

Kürdü, Kızılbaş-Aleviyi, Solcuyu ve Kadın'ı bir bütün olarak ötekilileştirilenleri vb katletmek, yok saymak, inkar, imha ve asimile etmek..

Ata'dan, İnönü ve CHP'den AKP'ye kalan budur ve mevcut sistem bu mirası çok iyi sahipleniyor..

Şimdi; İdam edilişlerinin 81. Yılında Seyit Rıza Resik Uşen Hesenê İvraime Qıji Uşenê Seydi Aliye Mirzê Sili Hesen Ağa Fındık Ağa'yı anmalar, yad etmek, haq ve can lokmalarını paylaşmak için bir çok merkezde bir çok kurum ve kuruluş kendince etkinlkler düzenliyor iken, Dersim Araştırmalar Merkezi (DAM) ve Dersim Gazetesi gibi Dersimli kurumların 'Anıyoruz, Hatırlıyoruz, Unutmuyoruz' adı altında her yıl olduğu gibi bu yılda gerçekleştireceği anlamlı ve özgün programa izin vermeyen, bir başka deyişle (kibarca) yasaklaya kim, hangi zihniyettir?

İstanbulun Şişli Belediyesidir.

Peki Şişli Belediyesi hangi partinindir?
CHP..

Başkanı ise, İsmet İnönü'nün ilk torunu olan Hayri İnönü'dür..

Burada İnönü'yü anlatmaya gerek varmı bilmiyorum?

Her ne kadar Ata'dan, İnönü ve CHP'ye ondanda AKP'ye kalan bu miras çok iyi sahiplenilsede CHP hala bu mirasın esas sahibi olduğunu her fırsatta dile getiriyor....

Nasılki 35-37-38'lerde CHP içinde bu günkü AKP zihniyeti anlayışı vardı ise, bugünkü AKP içinde de CHP anlayışı, zihniyeti aynen devam etmektir.

Büyük fotoğrafa bakıldığında görülecektir ki;

Dün hepsi orada oldukları gibi bugünde hepsi bir aradalar..

Sonuç olarak 81 yıldır değişen bir şey yok.

Yani, Ata'nın CHP'nden AKP'ye; DERSİM SOYKIRIMDIR..!!

Diğer yandan bu kanlı ve vahşi zulümat cephesine karşı haklı ve onurlu bir direniş

Bu haber 87 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorisindeki Diğer Haberler
”Bizler İnsan hakları savunucuları olarak; insan eliyle gerçekleştiği için ..