Lütfen bekleyin..
Munzur Haber / Aleviliğin pirleri, Diyanetin dedeleri

Aleviliğin pirleri, Diyanetin dedeleri

06 Ekim 2018, 12:35

Alevileri kimliksiz ve inançsız bırakacak saldırılar artık daha yoğun içerden yapılmaktadır. Türk devletinin tek din ve mezhep hedefli kültürel soykırım saldırısının Alevileri saran boyutu tehlikeli bir hal almıştır. Bunun en somut göstergesi Alevilere ‘dede’ kimlikleriyle seslenen kişilerin sayıca artmış olmasıdır.

Bu dedeler Türkmen Alevilerin söylediği ve anladığı manadaki dedelik mertebesini temsil edenler değildir. Bunlar kravatlıdır. Takım elbise olmadan cemaat içine çıkmayanlardır. Alevi kimlik değerlerini kalplerinde ve akıllarında taşıyacaklarına diyanetin temin ettiği pasaportu ceplerinde taşıyorlar. Hakullahı küçümseyip, gizliden maaş almayı doğru buluyorlar. Taliplerini bırakmış, devletin ihtiyaçlarına göre konuşmaktalar. Talibe uzak devlete yakın durmaya başlamışlar. Konuşmalarına bakılırsa perspektiflerini Ocakzade mürşitlerden değil, diyanetin müftülerinden aldıkları anlaşılmaktadır. ‘Yol bir sürek bin birdir’ ilkesine inanmıyorlar. Aleviliğin en güzel yanlarından olan her süreğin kendi dilinde kültüründe inancını yaşamasını terk edip, tek tip Aleviliği dayatarak Aleviliği ilkelerinden uzaklaştırıyorlar. Alevilik hakkında konuştuklarında Şiiliğin dilini kullanıyorlar. Üzülerek belirtmemiz gerekir ki bunların çoğu, Aleviler adına kurulmuş örgütlerin adını kullanarak hareket ediyorlar. Alevilik adına Alevi karşıtlığı yapıyorlar.

Dede denilen ve giderek yeni bir temsil biçimi oluşturmaya çalışan böylesi bir sapma, bir süredir Aleviliği yeni bir inançmış gibi tartıştıran anlayışın vardığı boyutu gözler önüne sermektedir. ‘Alevilik budur ya da Alevilik böyle değildir’ minvalindeki söylem kafalarda bir karışıklığa yol açtığı için hemen herkes kendince bir Alevilik tanımı getirmeye başlamıştır. Sanki yaşanmış bir Alevilik yokmuş gibi dil döken yaklaşımın, dede adıyla piyasaya çıkanlarından anlaşılıyor ki Aleviliği özünden uzaklaştırmak hedeflenmiş. Bu mantık yapısının hemen her konuda Aleviliğe biçim verme gayesi taşıdığının bir diğer göstergesi dedelerin cemidir.

Anlattığım anlayışa sahip dedelerin Alevi cemi deyiş söylenen toplantılar gibidir. Bu çizginin cemlerinde ritüeller göstermelik bir hal almıştır. Nefsi terbiye etmeyi geri ve zamanı geçmiş buluyorlar ki kutsal sözler, yüreklerinden değil iki dudakları arasından çıkmaktadır. Ruhun ve nurun güzelliğine pek inanmadıkları için olmalı ki biçime yükleniyorlar. Bu dedelere göre en iyi Alevi modernist kılıklı Alevidir. Alevi inancının bir insanda yarattığı farklılığı biçime indirgeyerek anlatmaya ayrı bir özen gösterdiklerine tanık oluyoruz. Bunların dilinde abartılı bir Alevilik anlatımı olduğu da görülmektedir. Aleviliği abartarak anlatmadaki amaçları, yol açtıkları sapmanın üstünü kapatmak olduğunu bilmek gerekir.

Alevilerin ibadetlerini ifa ederken dile döktükleri tüm sözler, pak bir vicdanın dile gelmesidir. Alevilerdeki kutsal sözlerin anlam gücü bunda gizlidir. Dede söyleminde buda ortadan kaldırılmak üzeredir. Bu dedeler vicdanlarına yüklenerek Alevi canlara seslenmek yerine diyanetle bağlantılı bazılarının hazırlayıp önlerine koyduğu defterleri okuyarak cem bağlamaktalar.

Her şeyleri gösteriş ve göstermelik olmaya başlamış dedelerin Aleviliğinde vazgeçilmez cem ilkesi Rızalık alma da şekli bir biçime sokulmuştur. Alevi desturundaki Pîr-talip ilişkisinin ne kadar çarpıcı bir inanç ilkesi olduğu cemdeki rızalık desturunda saklıdır. Hal buyken mevcut sosyal durumu değerlendirip Aleviliği özü bozmadan nasıl güncelleyebiliriz arayışı yerine verili olana tabi olmak Alevilik olamaz. Hiçbir inanç ‘kimin canı neyi nasıl isterse’ mefhumu ile yapılanlara yenilik dememiştir. Kabul de etmemiştir. Önerimiz Alevilerin kendi içlerinde peydahlanan bu tür ‘acayip’ şeyleri noktasından virgülüne kadar tartışmaları, zarar ve ziyanını görerek karşı çıkmalarıdır.

Dedelerin günceldeki siyasi tutumları da Aleviliğe oldukça terstir. Diyanetin dedeleri dediğim kişiler, Kerbela anmasında Aleviliğin ocaklarını, kutsal mekanlarını yasaklayan, binlerce Alevi’nin katledilmesinde baş sorumlu olan M. Kemal’i özgürlük savaşçısı, Erdoğan’ın müftülerini de denetleyici ilan edecek kadar ileri gidebilmektedir. Bu söylemin AKP-MHP faşizmi döneminde ve bu faşist güruhun memurları önünde dillendirilmesi, diyanet zihniyetlilerin ‘Yavuz Alevi katliamını şeriatı gereği yaptı’ iddiasına pas veriyor gibidir. Çünkü M. Kemal ‘ilericilik’ adına Dersîmli Alevileri katlettiğini iddia etmiştir. M. Kemal’i eleştirmemek, aşure lokmasında övmek, kendi devlet nizamı olan halifeliği için Alevileri katletmiş Osmanlıları da eleştirmeyi istememektir. Şayet M. Kemal Türklük için Kürt Alevileri katletmekle doğru yapmışsa, Osmanlı da, Osmanlılık adına Safevileri kendilerine yakın gören Alevileri haklı olarak katletmiş demeye getiriyorlar. İşte dede denilenler, Alevilere yapılmış her türlü zulmü, katliam ve soykırımı aklayan kimseler safındadır. Dedeler Küfelileri Hz. Hüseyin’den kopartan o dönemin Arap kabile şeyhleri ve sözde ulema takımı rolünü oynuyorlar. Tuhaftır Hz. Hüseyin’e sırt çevirenler içinde de Yezid’ten maaş ve mevki sözü alanlar başı çekmiştir.

Dedelere karşı Alevilerin kendilerini Pîrleriyle savunmaları doğrusudur. Pîrlerin dedelere karşı gücü Aleviliğin kendisinde vardır. Dedeler paralı olabilir. Pîrler imanlarıyla bu mücadelede üstün geleceklerdir. Dedeler makyajlıdır. Pîrler hakkın kendilerine bahşettiği nurla bu makyajı söküp atabilirler.

En nihayetinde Aleviler içinde de para ile itikat, makyajla nurun çatışması yaşanmaktadır. Alevi inancına sahip olanlar ve Aleviliğin insanlık için ahlaki katkısının büyük olacağına inananlar bunu görmezse Aleviler ve Alevilik için geleceğin pek fazla nurlu olmayacağını söylemek zorundayız.

Bitirirken Çepni Pîri, Bektaş Pîroğlu’nun devri daim olsun diyorum. İçten sözleri ve güzel duyguları Pîrlere mürşit, ‘dede’lere ders olsun.

Cihan EREN / Politika

Bu haber 31 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorisindeki Diğer Haberler
PSAKD Keçiören Şube Başkanı Mustafa Yılmaz, bölge ve mahallesindeki faaliye..