Lütfen bekleyin..
Munzur Haber / ''Taleplerimiz için mücadelemiz sürecek''

''Taleplerimiz için mücadelemiz sürecek''

08 Temmuz 2018, 11:09

Alevi kurumları, Hacı Bektaş Veli Dergahı başta olmak üzere Alevi-Bektaşi dergahlarının Alevilere iade edilmesi için basın açıklaması yaptı.

Açıklamada, Alevi dergahlarının gerçek sahiplerine verilmesi, Madımak’ın utanç müzesi olması, cemevlerinin inanç merkezi olması ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kaldırılması için Alevilerin mücadeleye devam edeceği vurgulandı.

Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesine giden Alevi dernekleri ve federasyonları, Hacı Bektaş Veli Dergahı önünde, dergahın müze statüsünde olmasına ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi.

Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Dernekler Federasyonu, Demokratik Alevi Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Alevi Kültür Dernekleri adına ortak basın metnini Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül okudu.

Güzelgül, “İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır diyen yol ulumuz/pirimiz Hünkâr Hacı Bektaş Veli Aleviliğin yayılmasına öncülük etmiştir. Alevilerin birleşmesine, bütünleşmesine ve kendini yenilemesine hizmet etmiş; yolumuzun o dönemde yaşadığı baskının düştüğü karanlığın içinden kurtularak yeniden bedenleşmesinde hak hizmeti vermiştir” ifadelerini kullandı.

 

 

“ALEVİ KURUMLARI GÜCÜNÜ  DOSTA DÜŞMANA GÖSTERMEKTEDİR”

“Tekke ve zaviyelerin kapatılmasıyla savruk, dağınık bir pozisyon tutan Aleviler, 1964 yılında Hacı Bektaş Veli külliyesinin açılmasıyla, Hacı Bektaş Veli anma kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında yarattıkları örgütlü yapılarla, yeniden biraraya gelmeye, canlarla buluşmaya musahip kardeşlerimizle kucaklaşmaya başlamışlardır” diye konuşan Pir Güzelgül şunları kaydetti:

“En büyük üzüntümüz ise dergâhlarımızın elimizden alınarak Kültür Bakanlığına devredilmesi, müze statüsünde hizmet vermesi ve külliyesinin içerisinde Pirimize sırtını dönecek şekilde cami mimarisinin tasarlanması asimilasyon politikalarının bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor olmasıdır.

Alevi kurumları, Pirine sahip çıkarak Hacı Bektaş’ın huzuruna örgütü ile bir bütün olarak katılarak, gücünü dosta düşmana göstermektedir.

Alevi kurumları, Pir Sultan’ın inancı ve direnci ile Alevilerin haklı taleplerini alanlara taşıyarak Alevi vatandaşlarına sahip çıkabilmenin arayışı içindedir.

Alevi örgütlülüğüne dil uzatanlar, ya Alevi toplumunu bilmiyorlar ya da iktidar olmanın gafletiyle Alevi örgütlerine saldırıyorlar.

Alevi örgütleri olarak, gücümüzü Alevi toplumundan alıyoruz ve onlara ikrarımız var.”

“BİZ HIZIR PAŞALARI DA EBU SUUD ZİHNİYETİNİ DE TANIRIZ”

Pir Güzelgül, “Bizi hiç kimse tekeline almaya, sisteminin içine çekmeye, devletin Alevisi olmaya zorlamasın. Kimseye yamanmak, yaranmak gibi bir derdimiz yok. Biz Hızır paşaları da, Ebu Suud zihniyetini de iyi tanırız” diyerek şöyle devam etti:

“İçinden geçmekte olduğumuz süreçte siyasal islamın giderek palazlandığını, Sünni ideoloji dışında kalanları dışladığı, asimile ettiği, Ramazan orucunu tutmayanların, sigara içmeyenlerin sokakta dövüldüğü, otobüslerde giysilerinden dolayı kadınların taciz edildiği, mahalle baskısının giderek arttığı, eğitim sisteminin giderek içler acısı hale geldiği, gencecik çocukların sokaklarda katledildiği, anamuhalefet partisi genel başkanı üzerinden Alevileri yuhalattığı, toplumsal muhalefete tahammülsüzlüğün gözaltılar ve tutuklamalarla yaşam sürdüğü bir dönemde, AKP iktidarı halkı kandırmaya, zorunlu din dersi uygulamasına devam etmeye, cemevlerini ibadethane olarak görmemeye, Alevi köylerine cami yapmaya devam ediyor.”

 

 

“ALEVİLER, MÜCADELEYE DEVAM EDECEKTİR”

Pir Güzelgül, son olarak şöyle çağrı yaptı:

“Şu çok iyi bilinmelidir ki;

Biz Aleviler olarak, nerede bir hak ihlali varsa, nerede bir antidemokratik uygulama varsa, nerede asimilasyon, ırkçı, gerici, faşist uygulamalar var ise orada olacağız.

Bir tarafta zalim ve zulüm uygulamaları ile halkı bölen, ayrıştıran, dışlayan sistematik bir yapı, diğer tarafta halkı bölen ayrıştıran, dışlayan sistematik bir yapı, diğer tarafta halkı Hacı Bektaş Veli’nin hoşgörüsü ile yetmiş iki millete bir bakan, insanı yaşamın merkezine koyan Aleviler var.

Pir sultan’ın direngenliği ile örgütlenen, eşit yurttaş olarak anılmak isteyenler, Hacı Bektaş Veli’nin şemsiyesi altında sevgiyle mücadeleye koşuyorlar.

Biliyor ki;

Mücadele edenler hep kazanamazlar ama kazananlar hep mücadele edenlerdir.

Alevi dergahlarının gerçek sahiplerine verilmesi için,

Madımak’ın utanç müzesi olması için,

Zorunlu din derslerinin kaldırılması için,

Cemevlerinin inanç merkezi olması için

Alevi köylerine cami yapılmasına son verilmesi için,

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kaldırılması için,

Demokratik bir ülkede birlikte, bir arada inancı yaşamak için, eşitlikçi, özgürlükçü, katılımcı evrensel değerleri esas alan demokratik bir anayasanın hâkim kılınması için, yüreği insan sevgisiyle çarpan Aleviler, bu mücadeleye devam edecektir.”

PİRHA/HACIBEKTAŞ

Bu haber 36 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorisindeki Diğer Haberler
Demokratik Aleviler Federasyonu (FEDA) Leverkusen Alevi Dergahı’nda kadınla..