Lütfen bekleyin..
Munzur Haber / Aleviler Sivas’tan seslendi: Devlet özür dilemeli, sorumlular yargılanmalı

Aleviler Sivas’tan seslendi: Devlet özür dilemeli, sorumlular yargılanmalı

03 Temmuz 2018, 09:54

2 Temmuz 1993 Sivas Katliamı’nın 25’inci yıl dönümü dolayısıyla Madımak Oteli önünde anma gerçekleşti.

2 Temmuz Sivas Madımak Katliamı’nın yıldönümü dolayısıyla yurdun dört bir yanından katılımla  yaşamını yitirenler anıldı.

Sivas’ta toplanan binlerce kişi, 2 otel çalışanı olmak üzere 35 kişinin yakılarak katledildiği Madımak Oteli’ne yürüdü. Otel önünde toplanan binler otelin ‘utanç müzesi’ne çevrilmesini isteyerek, adalet talep etti.

Yürüyüş, Ali Baba Mahallesi’nden saat 10.30 civarlarında başladı. Yürüyüş kortejinin en önünde katliamda yaşamını yitirenlerin aileleri yürüyor. Aileler, yakınlarının fotoğraflarını taşıdı. Yürüyüşte matem tutan ve siyah giyinen kadınlar dikkat çekerken, birçok kişi bağlama taşıdı ve “Türküler yanmaz” mesajı verdi. Yürüyüş boyunca Alevi ezgileri çalınırken, “Hak, hukuk, adalet” sloganları atıldı.

Anmaya, HDP ve CHP milletvekilleri, sol-sosyalist çevreler, dernekler, Alevi dedeleri, kurum başkanları katıldı.

 

 

Ortak basın metnini okuyan ABF Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül şunları kaydetti:

Hü canlar,

Sizleri; İmam Hüseyin, Pir Sultan gibi direnen; Hacı Bektaş, Yunus Emre gibi bilim ve sevgi öğreten; Fatma Ana, Zeynep Ana, Kadıncık Ana gibi yoluna sahip çıkan ulularımızın, pirlerimizin, mürşitlerimizin bize ulaştırdığı delilin narındaki ışıkla, aşkla selamlıyorum.

Cümlenize aşkı niyaz ederim.

Canlar,

Yıllardır bu kente, bu sokağa, bu alana geliyoruz. Canımız, canlarımız burada insanlık dışı, bir saldırı ile can verdiler. Aradan geçen 25 yıla rağmen Burada bu sokakta yaşanan Sivas katliamında yitirdiğimiz 33. canımızın ateşi hala yanıyor.

“Birilerinin” söylediği gibi ne bir kaza idi; ne bir münferit olay…  Kerbela’dan bu yana, yaşadığımız her katliamda olduğu gibi, birilerinin planladığı, birilerinin uyguladığı ve binlerce insanın seyrettiği bir katliamı yaşadı canlarımız bu sokakta…  Canlarımız yandı… Canımız yandı.

İnsanlık tarihine kara bir sayfa daha geçti geçmesine de… Yapanlar, yaptıranlar utandılar mı /küçücük bir an bile?.. Var mı, bir pişmanlıkları?.. Yaptıklarını ar edindiler mi?..

O günden bugüne yaşananlara baktığımızda, Azıcık suçluluk hissi bile yok…

Utanmadılar… Utanmıyorlar…

Bu süreç, bugün aynı mantıkla hala devam etmektedir…

Dün Sivas’ta katliam yaptıranlar bugün Suruç’ta, Ankara’da katliam yaptıranlarla aynı kişiler, aynı güç odaklarıdır.

Toplumda insanlığa, barışa, demokrasiye, eşitliğe, özgürlüğe doğru bir talep yükseldiğinde, egemen güçler buna katliamla karşılık vermekte; sonrada bunu unutmamızı istemektedirler.

Unutmamızı istiyorlar ki, yenilerini rahatça yapabilsinler. Toplumu korku, baskı ve sindirme yöntemi ile yönetebilsinler.

Unutmayacağız, unutturamayacaksınız!

Dünyanın gözleri önünde, televizyonlar canlı yayını yaparken, on binlerce kişinin yapmış olduğu katliamın yaraları aradan geçen 25 yıla rağmen hala sarılabilmiş değildir.

 

 

On yıllarca devam eden dava süreçleri, tutuklamalar, gözaltılar, serbest bırakılanlar, yakalanamayanlar, aranıyorken askerlik yapanlar, katliamın yapıldığı yere 100 metre mesafede yaşadığı ölünce ortaya çıkanlar sanıklar…

“KATİLLERİN AVUKATLARI TERFİ ETTİ”

Katillerin avukatlığını yapıp, sonrada buradan milletvekilliğine, bakanlığa terfi eden siyasiler…

Ve zaman aşımı…

Madımak katliamından bu yana 25 yıl böyle geçti…

Türkiye halklarının katliamlar ve direnişlerle dolu tarihine bir yenisi daha eklenmiş oldu.

Gerici güruhun ağızlarından salya aka aka ellerinde ateşlerle oteli yaktıkları anlarda kahrolsun laiklik diye bağırmaları hala kulaklarımızda çınlıyor.

“25 YIL ÖNCE SANATA, BİLİME, GELECEĞİMİZE SALDIRDILAR”

25 yıl önce yapılan Sivas katliamı, bilime, sanata, gençliğe ve geleceğimize yapılan bir saldırı niteliği taşımakta olduğu bilinmelidir.

Aradan geçen bunca zamana rağmen mevcut iktidarların tutumunun değişmediğini, asimilasyoncu ve ötekileştirici politikalara devam ederek bu saldırıyı her alanda ve her boyutta devam ettirdiğini gördük.

Laikliğe ve cumhuriyete saldırmalarının, yaşam alanlarımıza müdahale etmelerinin yolunun eğitim başta olmak üzere toplumu gericileştirmekten geçtiğini bilen egemenler, zorunlu din dersleri dayatmasını ve bütün okullarımızın imam hatibe çevrilmesi projelerini uygulamayı sürdürüyorlar.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorisindeki Diğer Haberler
Mersin’de çalışma yürüten Alevi kadınların düzenlediği 1. Mersin Alevi Kadı..