Lütfen bekleyin..
Munzur Haber / İki usta: Güney ve Uysal

İki usta: Güney ve Uysal

03 Nisan 2016, 15:17

1 Nisan tarihi, Kürt sinemasının önemli ismi Yılmaz Güney’in doğum günü iken, bir diğer önemli isim olan Halil Uysal’ın da ölüm yıldönümü.

Bugün, Kürt sinemasının imza attıkları eserleri kadar, miras bıraktıkları mücadeleleriyle ve yarattıkları değerlerle saygı ile anılan iki usta ismi Yılmaz Güney ve Halil Uysal’ın doğum ve ölüm yıldönümleri. Bu iki önemli isminden ‘Çirkin Kral’ lakaplı Yılmaz Güney’in doğum günü olan 1 Nisan tarihi, Kürt özgürlük mücadelesini kamerasıyla Kürt sineması ile birleştiren Halil Uysal’ın da ölüm yıldönümü.

 

Sinema aşkının başkaldırı ile buluşması

1 Nisan 1937 yılında doğan Yılmaz Güney, Adana ile bütünleşmiş çocukluğunda açık hava salonlarında sinemaya olan sevdasını büyüttü. Sinema aşkı, onu çocuk yaşlarda sinemada çalışmaya itti. Üniversite yıllarında ise Atıf Yılmaz ile tanışmasıyla kaderi bütünüyle değişti. Oyunculuğu ile kendini usta yönetmen kabul ettiren Güney, sinemaya bu kez izleyici değil, oyuncu olarak adımı atar.

“Umut” filmini Şerif Gören ile beraber çekerek sinema tarihine “ilk epik sinema” örneğini verdi. Bu film, Güney’in sinema hayatında aynı zamanda ikinci döneminin başlangıcıydı. Güney, bu filmin ardından Kürtlerin yaşadığı toplumsal sorunları, sosyalist düşüncelerini ve ezilenlerin sorunlarını sinemasında işlemeye başladı.

Yurtdışına çıktıktan sonra kurgusunu yapıp gösterime çıkardığı “Yol”, 1982 Cannes Film Şenliği’nde “Kayıp (Missing)” adlı filmle birlikte büyük ödül Altın Palmiye’yi paylaşarak Türk sinemasına tarihinin en önemli ödüllerinden birini getirdi.

 

Kürt sinemasında devrimci bir bakış

Kürtlerin yaşadığı toplumsal sorunları ve bu sorunlara karşı verdiği mücadeleyi beyaz perdeye yansıtanlardan biri de Halil Uysal’dı. Uysal, sadece bir yönetmen değil, aynı zamanda beyazperdeye taşıdıkları için mücadele eden bir gerillaydı.

1973 yılında Almanya’da doğan Halil İbrahim Uysal, kısa bir süre kalmak için 1995’te ayak bastığı Kürdistan dağlarında çok etkilendi ve gerilla yaşamına başladı. İlk dönemlerinde dağlarda gerilla yaşamını fotoğraflayan Uysal, kısa filmlerle gerilla yaşamını ve mücadelesini beyaz perdeye taşıdı.

 

Silahı, kamerasıydı 

Kürt sinemasında devrimci bir bakış getiren Uysal için kamera, en büyük silahtı. Yarattığı eserlerle, sinemanın sadece büyük paralarla değil, büyük emeklerle yaratabileceğini herkese gösterdi.  Uysal’ın en büyük hayali ise, Kuzey Kürdistan’da savaşan gerillalarının hayatını çekmekti. Kuzey Kürdistan dağları ve insanlarını beyaz perdeye taşımak için “Ağrı Dağına Yürüyenler” isimli projesi için başladığı uzun yolculuğunun ilk durağı olan Besta’da, çıkan çatışmada üç arkadaşı ile birlikte toprağa düştü.

Bu haber 684 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorisindeki Diğer Haberler
Uluslararası Dünya Müzik Fuarı Womex, 2021 sanatçı ödülünü, Dersimli sanatç..