Lütfen bekleyin..
Munzur Haber / KCK’den ‘12 Mart’ açıklaması

KCK’den ‘12 Mart’ açıklaması

12 Mart 2018, 18:57

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, 12 Mart faşizmi, Gazi katliamı ve Qamişlo katliamı vesilesiyle bir açıklama yaptı.

KCK açıklamasında 47 yıl önce gelişen askeri faşist darbe ile 1996’daki Gazi Katliamı ve 2004’teki Qamişlo katliamına dikkat çekti.

12 MART FAŞİST ASKERİ DARBESİ

Açıklamada faşist darbenin yıldönümü konusunda şu ifadeler yer aldı: “Bundan 47 yıl önce Türkiye'de gelişen devrimci demokratik mücadeleyi bastırmak için askeri faşist darbe gerçekleştirilmiştir. Dünyada gerçekleşen 1968 devrimci gençlik hareketi Türkiye'de daha radikal biçimde gelişerek işçilerle, köylülerle halkla buluşarak Türkiye'deki oligarşik rejimi sarsmıştır. Türkiye tarihinde ilk defa devlete cepheden tutum alan bir devrimci demokratik hareket ortaya çıkmıştır. Sosyalist çizgide gelişen bu hareketler Türkiye'yi ekonomik ve siyasi çıkmaza sokmuştur. Türkiye'de yükselen devrimci hareket çok sınırlı biçimde de olsa Kürdistan'a da yansımıştır. Gençler ve emekçilerin mücadelesiyle sarsılan oligarşik sistem NATO’nun beslediği orduyla Türkiye'deki devrimci demokratik sistemi bastırmak için harekete geçmiştir. Binlerce genç devrimci demokrat gözaltına alınmış, işkencelerden geçirilerek zindanlara atılmıştır. Bu saldırılar sonucu onlarca devrimci katledilmiş, devrimci gençlik hareketinin sembol önderleri olan Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan idam edilmişlerdir. Devrimci hareketin önde gelen önderlerinden olan Mahir Çayan ve arkadaşları direnerek şehit düşmüşlerdir. Devrimci demokratik hareketin önderlerinden İbrahim Kaypakkaya işkencehanelerde ser verip sır vermediği için katledilmiştir.

12 Mart faşizmi Türkiye'de gelişen devrimci hareketi işkence, idam ve katliamlarla bastırmak istemişse de 1973 yıllından itibaren devrimci hareket Türkiye ve Kürdistan'da hızlı biçimde gelişerek Türkiye siyasi tarihinde yeni bir dönem başlatmıştır. Kürdistan, Türkiye ve Ortadoğu'da büyük devrimci demokratik değişimler sağlayan Apocular ve Kürt Özgürlük Hareketi de Türkiye'de gelişen devrimci demokratik hareketin Kürdistan kolu olarak ortaya çıkmış, bugün Ortadoğu'daki demokratik devrimci gelişmelere yön verir hale gelmiştir.

12 Mart askeri faşizminin başarısızlığı, devrimcileri katlederek ve zindanlara atarak devrimci demokrasi mücadelesinin durdurulamayacağının tarihsel kanıtı olmuştur. Bugün AKP-MHP faşizmi Türkiye'deki devrimci demokratik birikimi ve Kürdistan ve Ortadoğu'da gelişen demokratik devrimi bastırmak istese de sonuç alamayacak, devrimci demokrasi güçleri AKP-MHP faşizmini de tüm işbirlikçilerini ve destekçilerini de yenilgiye uğratarak özgür Kürdistan, demokratik Türkiye temelinde tüm Ortadoğu'yu demokratikleştirecektir.”

GAZİ KATLİAMI

12 Mart aynı zamanda 1995 yılında İstanbul’da Gazi katliamının gerçekleştirildiği gün olduğunu hatırlatan KCK, şunları ifade etti: Soykırımcı sömürgeci faşist Türk devleti Kürt halkının özgürlük mücadelesini bastırmak için Türkiye'de demokrasi güçleri üzerinde de baskı ve zulüm düzen kurmuştur. Bu nedenle faşizme karşı demokratik ve direnişçi tutum gösteren Gazi ve 1 Mayıs mahalleleri hedef alınmıştır. Alevi Kürtlerin yaşadıkları bu mahallelerde Cemevine ve halkın oturduğu kahvelere yönelik saldırıları protesto eden halkın üzerine ateş açılmış, onlarca yurtsever demokrat katledilmiştir. Kadın, çocuk, yaşlı demeden hedef seçilerek halka ateş açılması, Türkiye'deki faşist rejimin Kürt, Alevi ve demokrat düşmanı olduğunu bir kez daha göstermiştir. Ancak bu saldırılar sonuç almamış, bugün Gazı ve 1 Mayıs mahalleleri demokrasi güçlerinin örgütlü olduğu mahalleler olarak faşizme karşı mücadelesini sürdürmektedirler.”

QAMİŞLO KATLİAMI

12 Mart’ın Qamişlo katliamının yıldönümü olduğunun da hatırlatıldığı açıklamada şöyle denildi: “12 Mart aynı zamanda Suriye Baas rejiminin bir futbol maçında Kürtlere saldırması sonrası gelişen serhıldanların da yıldönümüdür. Qamışlo’dan Efrin ve Kobanê’ye kadar gelişen serhıldanlarda onlarca yurtsever şehit düşmüştür. Ancak bu saldırılar Kürt halkının özgür ve demokratik yaşam ısrarını daha da güçlendirmiş; bu da 2011’de Rojava Devriminin gerçekleşmesinin önemli bir zemini ve gerekçesi olmuştur.”

Açıklama şöyle noktalandı: “12 Mart askeri faşist rejimin saldırıları, Gazi katliamı ve Qamışlo serhıldanları sürecindeki direnişlerde şehit düşen devrimcileri, demokratları ve yurtseverleri minnet ve saygıyla anıyor, onların mücadele anılarını özgür Kürdistan, demokratik Türkiye ve demokratik Ortadoğu’yla taçlandıracağımız sözünü bir kez daha yineliyoruz.”

15 Mart Gazi Olaylarında ne olmuştu?

12 Mart Gazi ve 15 Mart Ümraniye Katliamlarında yitirdiklerimizin anısı önünde bir kez daha saygıyla eğiliyorum.... "Gelir günler gelir, yaram sarılır / Böyle gitmez bir gün hesap sorulur"

12 Mart 1995 saat 20:45 sularında kimliği belirlenmeyen kişiler, gasp edilen bir taksiyle Gazi Mahallesinde Öntaş, Yavuz ve Dostlar kahvehanelerini ve Sarıoğlu Pastahanesini silahla taradı. Saldırıda Alevi dedesi HALİL KAYA (7 yaşında) öldürüldü, 5'i ağır 25 kişi yaralandı. Saldırganlar kaçırdıkları taksinin şoförünü de öldürerek kayıplara karıştı.

13 Mart sabahı Gazi Mahallesi halkı olayı protesto etmek için sokağa çıktı. Gazi Cemevi önünde toplanan 2.000 kişi karakola yürümek istediğinde polisin açtığı ateşle bir kişi daha öldü. Gazi Mahallesinde bunun üzere halk, devrimcilerle birlikte barikatlar oluşturdu. Yer yer sert çatışmalar gerçekleşti. 2.gün ağır silahlı özel timlerin, kontrgerillanın devre girmesiyle tam deyimiyle bir katliama dönüştü. O gün 15 kişi hayatını kaybetti.

14 Mart günü sokağa çıkma yasağı ilan edilmesine rağmen çatışmalar devam etti. Bunun üzerine bölgeye askeri birlikler sevkedildi. Mahalledeki olayların durmaması üzerine Ankara'da yapılan protesto yürüyüşünde ise 36 kişi yaralandı. Bu sırada mahalleli tarafından kurulan bir komite, 4 maddeden oluşan isteklerini sıralamıştı. Bunlar; cenazelerin teslim edilmesi, sokağa çıkma yasağının kaldırılması, gözaltına alınanların serbest bırakılması, asker ve polisin mahalleden çekilmesiydi. Talepler reddedilince yine şiddetli çatışmalar yaşandı.

Ümraniye 1 Mayıs Mahallesine sıçrayan olaylar

Katliama tepkilerin büyümesi, Gazi mahallesinin adeta tecrit edilmesi, sokağa çıkma yasağı vb sebepler olaylar 15 Mart'ta Ümraniye'ye de sıçradı ve burada da 5 kişi polisin kurşunları sonucu hayatını kaybetti. Ertesi gün, komitenin isteklerinin kabul edilmesi sonucu çatışmalar sona erdi.

Dönemin siyasi aktörleri

- Başbakan Tansu Çiller
- İçişleri Bakanı Nahit Menteşe
- İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu
- Emniyet Genel Müdürü Necdet Menzir
- İstanbul Emniyet Müdürü Mehmet Ağar

Sonuç:

4 güne yakın süren olaylarda 22 kişi hayatını kaybetti. Bu 22 kişiden 7'sinin polis kurşunuyla öldüğü otopsi raporu sonucunda kesinleşti. O dönem olayın sorumlusu hiçbir üst düzey yetkili yargılanmadı. 20 polise dava açıldı. Dava 'güvenlik sebebiyle' üç şehir gezdirilip 2001 yılında karara bağlandı. Sadece iki polis ceza aldı. Daha sonrasında Yargıtay polisler hakkında 'haklarında adam öldürmeye dair net deliller bulunmadığından' dolayı kararı bozdu. Bunun üzerine aileler ve avukatlar davadan çekildiler. Tekrar görülmeye başlanan davada iki polis hakkında 4 yıl 32 ay hapis cezası verildi.

Böylece bir katliam daha sorumluları açığa çıkarılıp adalete teslim edilmeden ve yargılanmadan adaletsiz ülkenin adaletsiz dehlizlerinde raflara kaldırıldı..

Son söz: "Sabahın bir sahibi var.. Sorarlar birgün sorarlar"

ANF

Bu haber 139 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorisindeki Diğer Haberler
Word programında, bilgisayarımda çok çirkin bir imla programı var; faşizm d..