Lütfen bekleyin..
Munzur Haber / Yargıda cinsiyetçilik son bulmalı

Yargıda cinsiyetçilik son bulmalı

06 Ekim 2016, 20:12

Özgecan Aslan cinayetinin ardından kadın katliamlarına karşı hazırlanan yasa taslağı henüz meclisten geçmeden benzer bir olay da Mêrdîn’de yaşandı.

Avukat Kamile Arısoy, mevcut sistemde yasaların değil uygulamanın sorunlu olduğuna dikkat çekerek, ‘Cinsiyetçi bakış açısı bir an evvel terk edilmeli’ dedi

Mersin’in Tarsus ilçesinde 11 Şubat 2015’te Özgecan Aslan’ın yakılarak katledildiği olayın bir benzeri de Mêrdîn’in Artuklu ilçesinde yaşandı. İlçeye bağlı Sarincê (Sulak) Mahallesi’nde Ayşe Akyüz isimli kadın, 24 Eylül’de evine yakın bir odunlukta yakılarak katledilmiş olarak bulundu. Kadınların her gün şiddet görmesine, katledilmesine karşın, yasalar ise hala failler için “iyi hal indirimi”, “tahrik indirimi” uygulamayı sürdürüyor.

Özgecan’ın katledilmesinin ardından giderek artan kadın katliamlarına karşı TBMM Başkanlığı’na sunulan ve “Özgecan Yasası” olarak adlandırılan kanun teklifi hala meclisten geçmiş değil. Avukat Kamile Arısoy, kadın katliamlarında yasaların yetersizliğini ve mahkemelerin tutumunu değerlendirdi.

Avukat Arısoy, Özgecan Yasası için kanun teklifinin en son 2016 yılının mart ayında ‘Teklif metnindeki bazı ifadeler Meclis İç Tüzüğü’ne aykırı bulunarak düzeltilmek üzere’ Meclis Başkanlığı tarafından iade edildiğini, gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirtti.

Uygulamada cinsiyetçilik

Kadın cinayetlerinde bir ayrıştırmanın olduğunu söyleyen Arısoy, bu duruma katledilen trans kadın Hande Kader’i örnek gösterdi. Hande Kader cinayetinde, diğer kadın cinayetlerindeki hassasiyetin gösterilmediğinin altını çizen Arısoy, Hande Kader için de mücadele edilseydi, bunun ümit verici olabileceğini kaydetti. Kadın cinayetleriyle mücadelede mahkeme tarafından caydırıcı cezalar verilmediğini dile getiren Arısoy, temel sorunun yasaların cinsiyetçi şekilde uygulanmasından veya hiç uygulanmamasından kaynaklandığını söyledi.

‘İndirimler bir sorundur’

“Kadın cinayetleri ve tecavüz vakalarında, aslında yasalarda öngörülen cezalar sanılanın aksine oldukça yüksektir” diyen Arısoy, indirimlerin kadın cinayetleri vakalarında uygulanmasının bir sorun olduğunu dile getirdi. Arısoy, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 24 Aralık 2011 tarihinde imzaladığı İstanbul Sözleşmesi ve Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW) 19 Nolu Tavsiye Kararı’nın ivedilikle dikkate alınması gerekmektedir” vurgusunu yaptı. “Cinsiyetçi bakış açısının bir an evvel terk edilerek, kadın-erkek eşitliğini temin eden, mağdurunun cinsiyeti, cinsel yönelimi ve kimliğinden bağımsız, objektif bir bakış açısıyla yasaların uygulanması gerekmektedir” diyen Arısoy, hadım gibi yöntemlerin ise şiddeti daha çok besleyeceğine işaret etti.

İndirim nedenleri nelerdir?

Arısoy, anayasal maddeler hakkında şu bilgileri verdi: “Türk Ceza Kanunu’nun 62. Maddesi’nde ‘Takdiri İndirim Nedenleri’ başlığıyla düzenlenmektedir. Bu maddenin II. fıkrasının ikinci cümlesi aynen şöyledir, ‘Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir.’ Bir kadını öldüren, tecavüz eden bir saldırgana bu madde uyarınca iyi hal indirimi uygulanmasının hukuka uygun bir tarafının olmadığını açıkça söyleyebiliriz. Kaldı ki, hükümde ‘göz önünde bulundurulabilir’ ifadesi kullanılarak, bu uygulama zorunlu olmadığının, mahkemenin inisiyatifinde bulunduğunun altı çizilmektedir.”

Rojda Oğuz / İstanbul-Jinha

Bu haber 409 kere okundu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorisindeki Diğer Haberler
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) tarafından hazırlanan rap..